*** ESSELAMÜN ALEYKÜM DOSTLAR YARENLER *** --Son yedi gündür memleket genelinde yaşanılan toplumsal farkındalık, kendi-kendine oluşan ve partiler üstü bu güç birliğinin sebebi, ne CHP ne de Ekrem Hocaoğlu'dur. Bütün Dünya basının da yankılanan bu toplumsal tepki, bir çığ gibi büyüdü ve memleket sathına yayıldı. --12 Eylül 1980 Oligarşık Cunta darbesinden sonra, sosyal halk hareketi CHP ve diğer siyasal kurumların önünde gitmektedir. Bir kıvılcımdan oluşan toplumsal muhalefet, doğru okunmalı ve doğru anlaşılmalıdır. Milyonlarca insan niye-niçin sokaklara döküldü? Kime ya da kimlere mesaj vermektedir? Milyonlarca Yurttaş, her hangi bir seçim olmadığı halde neden sandıklara gitti. Bunun analizi iyi yapılmalıdır... --Yurt genelinde sandık başına giden Vatandaşlar, sadece CHP'li oldukları için mi oy kullandılar. Kesinlikle hayır...Bütün muhalefet partileri yanı sıra iktidara oy vermiş seçmenlere kadar, milliyetçisi, devrimcisi, mütedeyyini, seküleri tek yumruk ve tek ses oldu. Bu davranış eylemi Ülkemiz'de az görülmüş olaylardır... --Sanki görünmez gizemli bir güç, Türk Ulusal milletinin vicdanını harekete geçirdi. Bu bir tarihsel olgudur. İktidarı, muhalefeti ve özellikle basın-yayın ve cümle medyası bu olayları ilgiyle ve tarafsız bir şekilde muhakeme etmelidir.....VESSELAM. 26-MART-2025 BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN
--Yeni nesil Şairlerimizin % 80 i meselelere vakıf olmadan, yaşadığı toplumun ekonomik siyasal, sosyal ve kültürel yapısını bilmeden, araştırmadan, kulaktan dolma Fikir sahibi oluyorlar. Toplumsal kültürel farklılıkları ve sınıfsal ayrışmayı muhakeme edemeden görsel ve şekilsel dürtülerle yazıya döküyorlar. Kendi yazdıklarını bile, kendileri okumuyorlar... --ŞAİR, yaşadığı Dünya'yı, canlıları, olayları ve insan ilişkilerini herkesten farklı görüp ve algılayan, ilham kâtipliğini doğru, ilmi ve yerinde kullanmalıdır. Her zaman yürekleri sevgi dolu, güler yüzlü, açık sözlü kin-kibir ve nefretten uzak saydam ve barışçıl olmalıdır. Asla ve kat-a ortamın ve kimsenin adamı olmamalıdır. --ŞAİR, Tarihsel süreci doğru araştırıp, iyice gözerden süzerek bu günlere taşımalıdır. Bu günleriyse, bütün çıplaklığıyla, hile katmadan Makale-Şiir ve kitaplarıyla yarınlara. doğru bir şekilde irşat etmelidirler... --ŞAİR, Düzenin şaklabanı, rantiyenin yalakası, Siyasetin maşası, Mal-mülk, Para-pul ve Saray sevdalısı olmamalıdır. Her zaman ve her yerde inandığı ve doğru bildiğini çekinmeden korkmadan, tırsmadan ve kimsenin adamı olmadan açık ve anlaşılır bir Lehçeyle DİLE getirmelidir. Bu minvalde, sıratel müstakim eyleyen cümle Şair ve Yazarları hürmetle Selamlar Sağlık saadetler dilerim. Bahtları açık, ömürleri uzun ve yolları hürişan olsun....VESSELAM -------OZAN ÇAKIROĞLU------
---Araplar bizim ne neslimizdir, ne de Atamız... Hz. Muhammed Yüce Yaradan'ın yer yüzünde ki, tek ve son rehberidir...Yani bizim Atamız değildir. İslamiyetin öncüsü ve kurucusudur...Peygamberliği bir sadece Araplara değil, bütün islam aleminedir... ---Osmanlı da bizim Atamız değildir. Osman Oğulları hariç, Türk Ulusal Milleti asla ve kat-a Osmanlının torunu olmamıştır. Bunu Hilafet Aşıkları uyduruyorlar. Tarihsel süreçte Osmanlı Hanedanı, Halkı Vatandaş bile görmemiştir. Kulları olarak görmüş ve köle gibi Halkı kullanmıştır. Halktan aldığı vergiyi asla toplumsal yatırımlara kullanmamıştır. 600 yıl boyunca Erkekleri Kunta-kinte, Kadınları ise köle isaura olarak görmüştür. Kadınları bırakın Vatandaş olarak görmeyi nüfustan bile saymamıştır. Ayrıca cümle Kadınlar önce Baba-kardeş kölesi ve evlenince de Koca kölesi olmuştur. Taa Cumhuriyet kuruluncaya kadar böyle devam etmiştir... ---Eyy Mustafa Kemal ve Cumhuriyet düşmanı Kadınlar. Atatürk, Türk medeni kanunuyla birlikte bütün Kadınları çağdaş ve elit birer Vatandaş yapmıştır. Soyadı vermiştir, Resmi nikâh ve miras hakkı vermiştir. Seçme ve seçilme hakkı vermiştir. Ayşe-Fatma-Emineleri Öğretmen, Doktor, Muhendis, Kaymakam, Vali, Vekil ve Mebus yapmıştır. Sarışın güzel bayan, Leydi Tansu Çiller-i Başbakan yapmıştır.. Ya hu daha ne istiyorsunuz. Orta Çağ karanlığını çok mu özlediniz???. ---Bir zamanlar, bu hilafet aşıkları Kadının kıyafetini siyasete alet ediyorlardı. Şimdi bütün Tarikatlar *KADINI* Siyasal, Dinsel, Töresel ve Her türlü rantsal eylemlerinde, bir ticari meta gibi kullanıyorlar...Ve ne yazık ki, bu davranış eylemlerine maruz kalan Kadınların % 50 si yüksek eğitim görmüş kişilerden oluşmaktadır....GÜLER MİSİN---AĞLARMISIN. ----------OZAN ÇAKIROĞLU---------
***** RUBAİYAT ***** Gün gelir devran döner, hazan düşer bedene Kendinde kusur ara, bağlama bir nedene Ne sağına minnet et, ne de solundan yürü Gönülden hürmet eyle, Halka hizmet edene... -------OZAN ÇAKIROĞLU-------
Bizleri çetecilikle itham eden, ve o güzel isminden utanan afili hanımefendi. Senin son yazdığın Şiiri ibretle ve hayretle okudum. Bu kadar kin-kibir-nefret ve egonuzdan ürperdim. Belki bir müspet bir etkim olur düşüncesiyle aşağıda mevcut olan *ŞAİRLER* başlıklı Şiiri yazdım. Belli ki, sana hiç bir müspet etkisi olmamış...Yüce yaradan sana sıratel müstakim ihsan eylesin...
*** EYY BEŞER KARDEŞİM *** Ehli akil ve edebi yetkin insanlar bilmedikleri konu hakkında fikir yürütmez, bildikleri konuların testini yapmadan kimseye önermez, çıkarı uğruna asla yanlışın yanında yer almazlar... Yaratıcı zekânın iki ayrı kaynağı vardır. Genetik (irsi) ve eğitim. Bireyler yaşamsal devinim içinde maddi ve manevi gelişimini bu iki temel üzerine inşa ederler. Ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişliği ise, içinde yaşadığı toplumun siyasal yapısı, eğitim ve kültürel gelişmişliğiyle doğru orantılıdır... -------OZAN ÇAKIROĞLU---------
Her eli kalem tutan bilgiçlik taslıyor. Yan-yana kelimeler yazınca, cümle kurduğunu sanıyor? Bir kaç kamyon arkası deyimleri alt-alta dizince Şiir yazdığını sanıyor? Yetmiyor bir de kendisini *ŞAİR ve YAZAR* ilan ediyor. . Kardaşım, kusurların en büyüğü, kendi kusurunu görmemektir.... . Rehberi bilim olmayan, ömrü ahu-zar olur Şer batağında çırpınan, yürekler murdar olur Bir gün tarından düşersen, yarenler ağyar olur O, eski dostlar uzaktan, selamsız bakar gider... ------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** DİN-MEZHEP DEVLETİ OLMAZ ***** --Ben her zaman söyler ve yazarım, 20. yüz yıldan sonra hiç bir Dine ve Mezhebe dayalı Devlet yönetim şekli olmaz, olamaz... Çünkü *DİN* Kendine taraftır. Asla ve kat-a toplumu adil ve eşit bir şekilde idare edemez. --Orta Doğunun son haline bakınız. Filistin ve Suriye'de neler oluyor? Daha önce Irak ve Libya'da neler oldu. İslam Devletlerinde bu güne kadar, asla barış, uhulet ve suhulet sağlanamamıştır...Bundan sonrada kaos ve kargaşa kat be kat artarak devam edecektir... --Vahşi Kapitalizmin en öncelikli siyasal, ekonomik ve sosyal yaptırımı, bilinçsiz çaresiz, kuralsız, ehilsiz ve hükümsüz bir toplum yaratmaktır. Her çağda cehaleti kullanmak kolay ve ucuz maliyetlidir...VESSELAM -----------VEZİR PEHLEVAN--------
*** KADIN TÜRK ULUSAL MEDENİYETİNİN TEMİNATIDIR ***
--KADIN, Tarihsel devinimde yaşamın özüdür. Emek ve fedakârlığın, azmin sabır ve direncin simgesidir. --KADIN, Tarlada, bağda-bayırda, fabrikada, ofiste, atölyede, evde okulda Hastanede ve kamusal her kurumda, çarşı-pazarda ve her yerde alın teri döken emekçi kadınlar toplumun temel direğidir. Onlar azmiyle ve vakur duruşuyla modern bir güçtür. Ayrıca, bireysel, komünal ve toplumsal yaşam alanlarında insani değerlerin yaygınlaşmasında, sosyal ve kültürel etkinliklerin hız kazanmasında katkıları oldukça büyüktür... --KADIN, Anadolu köklü geleneğinde, şeref ve haysiyetin simgesidir. Ayrıca Kadın her çağ ve medeniyette, Anadır, kardaştır, bacıdır, yar ve öncüdür.. Sevgidir-şefkattır, sulhdur-barıştır...KADIN, Türk Ulusal çağdaş medeniyetinin teminatıdır.... VESSELAM --------BİR YORGUN DEMOKRATIN REALİST KALEMİNDEN---------
*****BU GÜN 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ***** Benim için her şeye katlanan, her zaman ve her yerde bana müzahir olan, Yuvamın beti-bereketi, Gönlümün zarafet-i, Kalbimin sayaç hareketi, Ruhu- mun harareti, Ocak- otağımın temel direği, Amansız yaşamın cesur yüreği, Oğul-uşağımın Anası, neslimin dena'sı, hayat yoldaşım sevgili eşim başta olmak üzere bütün **KADINLARIN** ve Yüce Türk Ulusunun 8-Mart Dünya Kadınlar gününü kutlar, eşitlik, özgürlük, huzur ve mutluluk dolu bir yaşam sürmelerini dilerim....Saygılarımla. ------OZAN ÇAKIROĞLU-----
***** RUBAİYAT ***** Yüce Yaradan sevmez, yalan fetva yazanı Cehennemine koyacak, hak yolundan azanı Elbet bir gün okunur, Ahiretin ezanı Sonunda bineceksin, sende ecel salına... -------OZAN ÇAKIROĞLU-------
*** EYY MÜRŞİD-İ KÂMİLLER--TAKVACI ALİMLER *** ---Yedi *7* Rakamının gizemini, anlam ve önemini bilen var mı? 1- Dünya'mız 7 kıtadan oluşmaktadır. 2- Türkiye 7 ayrı coğrafi bölgeye ayrılmıştır. 3- İstanbul 7 tepe üzerin de inşa edilmiştir. 4- Bir hafta 7 günden oluşmaktadır. 5- Ana renklerin sayısı 7 dir. 6- Müzikte 7 ayrı nota vardır. 7- Gök yüzünde 7 katın var olduğu söylenir. 8- Cehennem 7 kapılıdır derler. 9- Şeytana atılan taşın sayısı 7 dir. 10-İrem Bahçesi 7 ayrı makamdan oluşur. 11-Baş Meleklerin sayısı 7 dir. 12-İnsanın yüzünde 7 ayrı delik vardır. 13-Büyük takım yıldızı 7 ayrı yıldızdan oluşur. 14-Antik Dünyanın 7 harikası var. 15-Kabilelerin Aile soyu 7 göbeğe dayanır. 16-Dünya da Okyanus sayısı 7 dir. 17-Gök Halesi (Gök kuşağı) 7 ayrı renkten oluşur. 18-Tarota göre Evrende 7 zafer vardır. 19-İnsan boynun da 7 adet omur vardır. 20-Ulu Önder Mustafa Kemal Paşa Hazretleri ilk Mektebe başlama yaşını 7 yaş olarak belirlemiştir... 21-Bizim Ömer Enişte, Seda Sayan, İrbaham Tatlıses, Muş'lu Raşo Ağa, M.Ali Erbil, Gönül Yazar, Bülent Ersoy, Okan Bayülgen, Zuhal Olcay ve Yeşim Salkım 7 kez evlendiler.... Çok Evliliğin bir gizemi, anlam ve öneminin olup-olmadığını bilemem, Amma ve lakin diğer 20 maddenin mutlaka bir gizemi, Anlam ve önemi vardır. Ne dersiniz biraz araştıralım mı???? --------OZAN ÇAKIROĞLU-----------
****** EYY HİLAFET AŞIKLARI ****** --Sizler, Dini geleneklerle Devlet yönetmek istiyorsunuz? Bunu nasıl sağlayacaksınız? Tarihte bir örneği görülmemiştir. Ortadoğu islam Devletlerin hali-ahvali içler acısı. Her türlü alavere-dalavere kol geziyor. Kadına zülüm had safhada. Eğitim ve öğretimde en gerilerde. Medeniyet dersen iflas etmiş. Bireysel, Komünal ve Toplumsal Anayasal haklar eşit ve adil bir şekilde sağlanamıyor. Hak-Hukuk Adalet sistemi tamamen felç olmuş. Uluslararası Diplomasi veto yemiş. Teknoloji dersen zaten yerlerde sürünüyor. Her yıl ayrı bir Devlet, ya Amerika tarafından marizleniyor ya da Katil İsrail'in zulmüne uğruyor. Kendini savunmadan aciz ve sefil. Ancak her fırsatta Türk düşmanlığı yapıyorlar... --Eğer ki Osmanlı İmparatorluğunu bir DİN Devleti diye düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Osmanlıda hiç bir dönem İslamiyet aslına ve usulüne uygun ne inşa edilmiştir, ne de ifa ve icra edilmiştir. Osmanlıda iki türlü gelir vardı, biri haksız-hukuksuz Halk vergisi, bir diğeri Savaş ganimeti. Her iki gelir türü de islamiyete uygun değildir. Ayrıca Saray ve harem rezaletleri tamamen Din dışı eylemlerdir. Padişahların evlilik gelenekleri Yüce Dinimizle uzaktan-yakından hiçbir ilişkisi yoktur. Kuran bu saçmalıkları reddetmiştir. --Muhteremler DİN Devleti veya DİNE dayalı yönetim şekli asla ve kat'a olamaz. Çünkü her Din kendine taraftır. Kendisini korur-kollar ve besler. Bu yüzden Anayasal haklar eşit ve adil sağlanamaz. Bunun en bariz örneği mevcut Tarikatlardır. Daha kendi aralarında SULH olamıyorlar. Aksine birbirlerini yiyorlar. Misak-ı milli sınırları içerisinde Türk Ulusal Vatandaşı olarak yaşayan 72 çeşit ırk ve ayrı-ayrı Dini inanışlar vardır. Siz bu Toplumu ŞERİAT gölgesi altında nasıl adil bir şekilde yöneteceksiniz? Bu Hilafet Aşıkları her daim Hz.Ömer devri ve adaletini örnekleyip dururlar. Kardeşim, o döneme bir bakınız bir Arpa boyu yol alınmamıştır? Ayrıca At-Deve ve Zülfikâr devri çoktan gelip geçti. 7. yüz yıldan sonra nice-nice medeniyetler kurulup yıkıldı. Ağyar Aya gitti, yarın da Mars'a gidecekler... --Eyy Mustafa Kemal ve Cumhuriyet Düşmanları, bu dayanaksız ve imkânsız meselelere hiç mi kafa yormayınız? Demokratik Laik, Sosyal ve Hukuk Devlet sistemine muti olunuz? Bunun aksi, cehalettir, garabettir, hilafettir ve hatta ihanettir.....VESSELAM --BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN--
***** EYY BEŞER KARDEŞİM ***** Eğer ki, memleketin Siyasal, Ekonomik, Sosyal ve kültürel yapısını merak ediyorsanız? öğle fazla kitap okumaya, araştırma yapmaya ve gezip görmeye hiç gerek yok?? 1- Ülkenin siyasal yapısının ne durumda olduğunu öğrenmek için, Sayın Bahçeli ve Sayın Davutoğlu'nu bir hafta izlemeniz size yeterli olacaktır. 2- Ekonomik durumunu öğrenmek için, her hangi bir semt pazarında sadece iki saat gözlem yapmanız yeterli olacaktır... 3- Sosyal durumunu anlamak için, fazla araştırmaya gerek. Televizyon da sadece Kadın programlarını izlemeniz sizi aydınlatmaya yetecektir... 4- Eğer ki Memleketin kültürel yapısını merak buyurursanız, Hasan Can Kaya denilen zırtapozun programını bir saat izlerseniz kanaatınız hasıl olacaktır... 5- Türk Ulusal Milletimizin Hür medeniyetini merak ederseniz şayet, sadece Afgan ve Suriyeli göçmenlerin bulunduğu Mahallede bir saat gözlem yapmanız size yetecektir... ----Yukarıda arz etmiş olduğum konulara gülüp geçiyorsanız, en kısa zaman da ve acilen bir Psikoloğa görünmeniz gerekmektedir.....**GEÇMİŞ OLSUN** ----------OZAN ÇAKIROĞLU------
***** 11 AYIN SULTANI ŞEHR-İ RAMAZAN ***** ---Bu gün biraz sosyal medyayı gezindim, Ramazanla ilgili binlerce yorum yapılmış. On bir ayın sultanıymış, ibadet ayı'mış, hayır-hasenat ayı'mış, sevgi ve barış ayı'mış, birlik ve beraberlik ayı'mış, dua-niyaz ve hatim ayı'mış, yoksula-yetime-öksüze fitre ayı'mış, garip-gurebayı doyurma ayı'mış ve daha bir çok benzerleri yazıp-çizilmiş. ---Ya hu kardaşım, o zaman şeker bayramını neden şimdiden iple çekmeye başladınız? Eğer ki, bir ayın diğer aylardan çok önemli bir farkı olsaydı, her yıl 10 gün önceden başlamaz ve hep sabit kalırdı. Mesela Yaş günü gibi, keşifler günü gibi, Devletlerin kuruluş günü gibi. Şehirlerin kurtuluş günü gibi her daim sabit kalırdı...İslamın şartlarından biri olan Oruç tutmak, senenin her ayında tutulsun diye bir kurala bağlanmış. Hepsi bundan ibaret... ---Günler Dünya'nın kendi ekseni etrafında dönmesiyle oluşur, Aylar ise Dünya'nın Güneş etrafında dönmesiyle oluşur. Dünya dönerken her aya ayrı bir anlam vermez. Günlerin haftaların ve Ayların isimlerini koyan kullardır. Yıl 12 Ay da meydana gelen Doğasal olayların tamamı Mevsim ve iklimsel şartlardan dolayı meydana gelmektedir. Yani Afatın-tufanın, Deprem ve zelzelenin, Soğuk-sıcak, yağmur ve fırtınanın ne olacağı önceden belirlenmemiştir. Doğasal olayların, asla ve kat-a Fıtratla ve kaderle hiç bir ilişkisi yoktur. Bundan sonra da olmayacaktır. ---Biz Türk Ulusal Milleti olarak, bu orta çağ karanlığından bir türlü arınamadık gitti...Özellikle son devran, cehaletin coşup-çağladığı devrandır. İlim-irfan düşmanı bağnaz, yobaz, aymaz ve yalancı sahtekâr Dinbaz bir nesilin en parlak dönemidir. O yüzden cehalet Kapitalizmin en kolay ve ustaca kullandığı bir silahtır...VESSELAM ---BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN---
Recep, Şaban derken geldi ramazan Çağlasın Ezanlar, çalsın borazan Kahrolsun hakikat yolundan azan Kullarına doğru Yol ver Allahım. . Ramazan aşkına, esmesin yeller Rahmete dönüşsün, çağlayan seller Yoksula-öksüze uzansın eller Bize ihlasından bol ver Allahım. . Gayrı yıkılsın kin-nefret kapısı Dünya'ya açılsın barış kapısı Bilirim alınmaz Cennet tapusu İrem bahçesinden Gül ver Allahım. . Nefrete dönüştü bizde siyaset Mecliste kalmadı saygı-hamaset Bereket çağlasın, gelsin feraset Devlet-ü Erkâna Kol ver Allahım. . Der Vezir, dertlerim deste-destedir Ekonomi çöktü, Ülke hastadır Hükümet Araf'ta, Reis yastadır Sağından yorulduk SOL ver Allahım... ------OZAN ÇAKIROĞLU-----
Bu Mart soğuğunda, Yüce Yaradan, Fakir-fukaraya, Garip-gurebaya, düşküne Yetime-öksüze ve cümle Emeklilere dayanma gücü ve sabr-ı cemil ihsan eylesin...
---Araplar bizim ne neslimizdir, ne de Atamız... Hz. Muhammed Yüce Yaradan'ın yer yüzünde ki, tek ve son rehberidir...Yani bizim Atamız değildir. İslamiyetin öncüsü ve kurucusudur...Peygamberliği bir sadece Araplara değil, bütün islam aleminedir... ---Osmanlı da bizim Atamız değildir. Osman Oğulları hariç, Türk Ulusal Milleti asla ve kat-a Osmanlının torunu olmamıştır. Bunu Hilafet Aşıkları uyduruyorlar. Tarihsel süreçte Osmanlı Hanedanı, Halkı Vatandaş bile görmemiştir. Kulları olarak görmüş ve köle gibi Halkı kullanmıştır. Halktan aldığı vergiyi asla toplumsal yatırımlara kullanmamıştır. 600 yıl boyunca Erkekleri Kunta-kinte, Kadınları ise köle isaura olarak görmüştür. Kadınları bırakın Vatandaş olarak görmeyi nüfustan bile saymamıştır. Ayrıca cümle Kadınlar önce Baba-kardeş kölesi ve evlenince de Koca kölesi olmuştur. Taa Cumhuriyet kuruluncaya kadar böyle devam etmiştir... ---Eyy Mustafa Kemal ve Cumhuriyet düşmanı Kadınlar. Atatürk, Türk medeni kanunuyla birlikte bütün Kadınları çağdaş ve elit birer Vatandaş yapmıştır. Soyadı vermiştir, Resmi nikâh ve miras hakkı vermiştir. Seçme ve seçilme hakkı vermiştir. Ayşe-Fatma-Emineleri Öğretmen, Doktor, Muhendis, Kaymakam, Vali, Vekil ve Mebus yapmıştır. Sarışın güzel bayan, Leydi Tansu Çiller-i Başbakan yapmıştır.. Ya hu daha ne istiyorsunuz. Orta Çağ karanlığını çok mu özlediniz???. ---Bir zamanlar, bu hilafet aşıkları Kadının kıyafetini siyasete alet ediyorlardı. Şimdi bütün Tarikatlar *KADINI* Siyasal, Dinsel, Töresel ve Her türlü rantsal eylemlerinde, bir ticari meta gibi kullanıyorlar...Ve ne yazık ki, bu davranış eylemlerine maruz kalan Kadınların % 50 si yüksek eğitim görmüş kişilerden oluşmaktadır....GÜLER MİSİN---AĞLARMISIN. ------------OZAN ÇAKIROĞLU-----------
*** GÜLERMİSİN--AĞLARMISIN *** --Bundan bir ay önce, günün ŞİİR sayfasında bir hadsiz, ahlaksız tarafından, bir Kadına hakaret edildi. Ve benden başka da, hiç kimse o zırtapoza tepki göstermedi. Özellikle, ben Kadın Şairlerden tepki vermelerini bekledim. Ancak nafile. Ondan sonra günün Şiir sayfasında yorum yazmadım. Bu sayfada 20 günden beri de yazmıyordum... --Bu gün ŞİİR Sayfalarını gözer eyledim. Yorumları okudum. Ancak değişen ve gelişen her hangi bir olgu-emare görmedim. Hani derler ya, Aynı tas, aynı tarak. Vahşi Kapitalizmin en öncelikli siyasal ve sosyal yaptırımı, bilinçsiz, çaresiz, kuralsız ve etkisiz toplum yaratmak ve yönetmektir...Her çağda cehaleti kullanmak kolay ve ucuz maliyetlidir... --Yeni nesil Şair ve yazarlarımızın % 80 i meselelere vakıf olmadan Şiir ve makale yazıyorlar. Memleketin Ekonomik, Siyasal, Sosyal ve kültürel yapısını incelemeden, okuyup araştırmadan Fikir sahibi olmaktadırlar. Kültürel farklılıkları ve sınıfsal ayrışmayı muhakeme etmeden, kulaktan duyduklarını, şekilsel gördüklerini yaşamsal devinime yansıtıyorlar. Bu durum toplumsal kokuşmaya ayrışmaya ve hatta kaos kargaşaya sebep olmaktadır... --ŞAİR, Yaşadığı Dünya'yı, insanları ve toplumsal olayları farklı algılayan ilham kâtipliğini doğru, yansız-tarafsız ve bilime uygun kullanmalıdır. Yürekleri sevgi dolu, tebessüm yüzlü, kin-kibir ve nefretten uzak her zaman ve her yerde ısrarla barışçıl olmalıdır... VESSELAM -------------OZAN ÇAKIROĞLU---------
***** RUBAİYAT ***** Can dayanmıyor ki, bu Şubatın kışına Akıl-sır ermiyor bu Hünkârın işine Vergiler koyuyor, garibanın aşına Yandaş rantiye atına binmiş gidiyor... --------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** RUBAİYAT ***** Şimdi moda oldu, zam üstüne zam eklemek Zenginden vergi silip, vatandaşa yüklemek Ezan-bayrak nutkuyla, seçmenlere gaz verip Bu gariban milleti, sadakayla keklemek... ----------OZAN ÇAKIROĞLU--------
***** RUBAİYAT ***** Kapılırsan Dünya'nın, para-mülk hırsına Şatafat-şöhret- makam, hoş gelir nefsine Hakkın-hakikatın yolu döner tersine Her iki Dünyan-ı birden yakar gidersin... --------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** RUBAİYAT ***** Gün gelir devran döner, hazan düşer bedene Kendin de kusur ara, bağlama bir nedene Ne sağına minnet et, ne de solundan yürü Biraz hürmetin olsun, Halka hizmet edene... ------OZAN ÇAKIROĞLU------
*** ESSELAMÜN ALEYKÜM DOSTLAR YARENLER ***
--Son yedi gündür memleket genelinde yaşanılan toplumsal farkındalık, kendi-kendine oluşan ve partiler üstü bu güç birliğinin sebebi, ne CHP ne de Ekrem Hocaoğlu'dur. Bütün Dünya basının da yankılanan bu toplumsal tepki, bir çığ gibi büyüdü ve memleket sathına yayıldı.
--12 Eylül 1980 Oligarşık Cunta darbesinden sonra, sosyal halk hareketi CHP ve diğer siyasal kurumların önünde gitmektedir. Bir kıvılcımdan oluşan toplumsal muhalefet, doğru okunmalı ve doğru anlaşılmalıdır. Milyonlarca insan niye-niçin sokaklara döküldü? Kime ya da kimlere mesaj vermektedir? Milyonlarca Yurttaş, her hangi bir seçim olmadığı halde neden sandıklara gitti. Bunun analizi iyi yapılmalıdır...
--Yurt genelinde sandık başına giden Vatandaşlar, sadece CHP'li oldukları için mi oy kullandılar. Kesinlikle hayır...Bütün muhalefet partileri yanı sıra iktidara oy vermiş seçmenlere kadar, milliyetçisi, devrimcisi, mütedeyyini, seküleri tek yumruk ve tek ses oldu. Bu davranış eylemi Ülkemiz'de az görülmüş olaylardır...
--Sanki görünmez gizemli bir güç, Türk Ulusal milletinin vicdanını harekete geçirdi. Bu bir tarihsel olgudur. İktidarı, muhalefeti ve özellikle basın-yayın ve cümle medyası bu olayları ilgiyle ve tarafsız bir şekilde muhakeme etmelidir.....VESSELAM. 26-MART-2025
BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN
*** HER ELİNE KALEM ALAN ŞAİR OLUYOR ***
--Yeni nesil Şairlerimizin % 80 i meselelere vakıf olmadan, yaşadığı toplumun ekonomik
siyasal, sosyal ve kültürel yapısını bilmeden, araştırmadan, kulaktan dolma Fikir sahibi
oluyorlar. Toplumsal kültürel farklılıkları ve sınıfsal ayrışmayı muhakeme edemeden görsel
ve şekilsel dürtülerle yazıya döküyorlar. Kendi yazdıklarını bile, kendileri okumuyorlar...
--ŞAİR, yaşadığı Dünya'yı, canlıları, olayları ve insan ilişkilerini herkesten farklı görüp ve
algılayan, ilham kâtipliğini doğru, ilmi ve yerinde kullanmalıdır. Her zaman yürekleri sevgi
dolu, güler yüzlü, açık sözlü kin-kibir ve nefretten uzak saydam ve barışçıl olmalıdır. Asla
ve kat-a ortamın ve kimsenin adamı olmamalıdır.
--ŞAİR, Tarihsel süreci doğru araştırıp, iyice gözerden süzerek bu günlere taşımalıdır.
Bu günleriyse, bütün çıplaklığıyla, hile katmadan Makale-Şiir ve kitaplarıyla yarınlara. doğru
bir şekilde irşat etmelidirler...
--ŞAİR, Düzenin şaklabanı, rantiyenin yalakası, Siyasetin maşası, Mal-mülk, Para-pul ve
Saray sevdalısı olmamalıdır. Her zaman ve her yerde inandığı ve doğru bildiğini çekinmeden
korkmadan, tırsmadan ve kimsenin adamı olmadan açık ve anlaşılır bir Lehçeyle DİLE
getirmelidir. Bu minvalde, sıratel müstakim eyleyen cümle Şair ve Yazarları hürmetle Selamlar
Sağlık saadetler dilerim. Bahtları açık, ömürleri uzun ve yolları hürişan olsun....VESSELAM
-------OZAN ÇAKIROĞLU------
TURASIZ PARANIN PULU GİBİSİN
.
Dinle sözlerimi güzel kardaşım
Sahipsiz Makberin, gülü gibisin,
Antolojide yoktur bir tek yoldaşın
Turasız paranın, pulu gibisin.
.
Mürşid-i Kâmile yoksa hürmetin
Alim meclisinde, olmaz kıymetin
Hazana dönüşmüş güzel heybetin
Kervansız sahranın yolu gibisin.
.
Masum canlara çalım atarsın
Yazdığın her söze hile katarsın
Sosyal aydınları, taşa tutarsın
Rahmetsiz çağlayan dolu gibisin.
.
Taksirat mizansız, fıtratın kara
Ruhunda fırtına, beyninde sara
Birazda kusuru kendinde ara
Umutsuz ortanın Solu gibisin.
.
Sana tuzak olur gördüğün rüya
Deyim, aforizma yazarsın güya
Sende bir fanisin, dönersin huya
Yalancı Takvanın Falı gibisin.
.
Der Vezir, sözümü yabana atma
Yorumsal yazına, hilafi katma
Şer Horozu gibi zamansız ötme
Akortsuz Sazımın Teli gibisin...
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
*** EYY ASLINI BİLMEYEN ŞAŞKIN ***
---Araplar bizim ne neslimizdir, ne de Atamız... Hz. Muhammed Yüce Yaradan'ın yer
yüzünde ki, tek ve son rehberidir...Yani bizim Atamız değildir. İslamiyetin öncüsü ve
kurucusudur...Peygamberliği bir sadece Araplara değil, bütün islam aleminedir...
---Osmanlı da bizim Atamız değildir. Osman Oğulları hariç, Türk Ulusal Milleti asla ve
kat-a Osmanlının torunu olmamıştır. Bunu Hilafet Aşıkları uyduruyorlar. Tarihsel süreçte
Osmanlı Hanedanı, Halkı Vatandaş bile görmemiştir. Kulları olarak görmüş ve köle gibi
Halkı kullanmıştır. Halktan aldığı vergiyi asla toplumsal yatırımlara kullanmamıştır. 600
yıl boyunca Erkekleri Kunta-kinte, Kadınları ise köle isaura olarak görmüştür. Kadınları
bırakın Vatandaş olarak görmeyi nüfustan bile saymamıştır. Ayrıca cümle Kadınlar önce
Baba-kardeş kölesi ve evlenince de Koca kölesi olmuştur. Taa Cumhuriyet kuruluncaya
kadar böyle devam etmiştir...
---Eyy Mustafa Kemal ve Cumhuriyet düşmanı Kadınlar. Atatürk, Türk medeni kanunuyla
birlikte bütün Kadınları çağdaş ve elit birer Vatandaş yapmıştır. Soyadı vermiştir, Resmi
nikâh ve miras hakkı vermiştir. Seçme ve seçilme hakkı vermiştir. Ayşe-Fatma-Emineleri
Öğretmen, Doktor, Muhendis, Kaymakam, Vali, Vekil ve Mebus yapmıştır. Sarışın güzel
bayan, Leydi Tansu Çiller-i Başbakan yapmıştır.. Ya hu daha ne istiyorsunuz. Orta Çağ
karanlığını çok mu özlediniz???.
---Bir zamanlar, bu hilafet aşıkları Kadının kıyafetini siyasete alet ediyorlardı. Şimdi bütün
Tarikatlar *KADINI* Siyasal, Dinsel, Töresel ve Her türlü rantsal eylemlerinde, bir ticari meta
gibi kullanıyorlar...Ve ne yazık ki, bu davranış eylemlerine maruz kalan Kadınların % 50 si
yüksek eğitim görmüş kişilerden oluşmaktadır....GÜLER MİSİN---AĞLARMISIN.
----------OZAN ÇAKIROĞLU---------
***** RUBAİYAT *****
Gün gelir devran döner, hazan düşer bedene
Kendinde kusur ara, bağlama bir nedene
Ne sağına minnet et, ne de solundan yürü
Gönülden hürmet eyle, Halka hizmet edene...
-------OZAN ÇAKIROĞLU-------
Tazısı Olmayan Köyü Kıl Kuyruk Kurnaz Tilkiler basar.....
Bizleri çetecilikle itham eden, ve o güzel isminden utanan afili hanımefendi.
Senin son yazdığın Şiiri ibretle ve hayretle okudum. Bu kadar kin-kibir-nefret
ve egonuzdan ürperdim. Belki bir müspet bir etkim olur düşüncesiyle aşağıda
mevcut olan *ŞAİRLER* başlıklı Şiiri yazdım. Belli ki, sana hiç bir müspet
etkisi olmamış...Yüce yaradan sana sıratel müstakim ihsan eylesin...
***** ŞAİRLER *****
.
Ozanın Şiirdir, mülkü serveti
Kitaba katarlar, irfan şerbeti
Doğruyu yazmazsa olmaz kıymeti
Olmayın batıldan yana Şairler.
.
Şairsiz Memleket karanlık-zindan
Her zaman uzaktır kibirden-kinden
Sevgisi çıkarır, düşmanı inden
Çatmayın Mezhebe Dine Şairler.
.
Çağdaş medeniyet ilmin beşiği
Edebiyat ufkun, umut ışığı
Tarihte irşattır, ozan-aşığı
Düşmeyin nefrete-kine Şairler.
.
Bu nasıl rekabet, nasıl yarıştır
Bu nasıl yazarlık, nasıl duruştur
Ozana yakışan, sevgi barıştır
Gelmeyin oyuna-fele Şairler.
.
Kime ne, kişinin mezhebi-dini
Durdurun kavgayı, nefreti kini
Bir kitap yazmakla olunmaz kâni
Son verin bühtani, dile Şairler.
.
Çakıroğlu yazdı, yüreği paktır
Mürşide, yazara hürmeti çoktur
Yalancı Takvaya, kalemi oktur
Eğilmeyin sağa-sola Şairler...
-----OZAN ÇAKIROĞLU----
.
Anlayana Sivri Sinek Saz, anlamayana benim sözlerim az...
*** EYY BEŞER KARDEŞİM ***
Ehli akil ve edebi yetkin insanlar bilmedikleri konu hakkında fikir yürütmez,
bildikleri konuların testini yapmadan kimseye önermez, çıkarı uğruna asla
yanlışın yanında yer almazlar...
Yaratıcı zekânın iki ayrı kaynağı vardır. Genetik (irsi) ve eğitim. Bireyler
yaşamsal devinim içinde maddi ve manevi gelişimini bu iki temel üzerine
inşa ederler. Ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişliği ise, içinde yaşadığı
toplumun siyasal yapısı, eğitim ve kültürel gelişmişliğiyle doğru orantılıdır...
-------OZAN ÇAKIROĞLU---------
Her eli kalem tutan bilgiçlik taslıyor. Yan-yana kelimeler yazınca, cümle
kurduğunu sanıyor? Bir kaç kamyon arkası deyimleri alt-alta dizince Şiir
yazdığını sanıyor? Yetmiyor bir de kendisini *ŞAİR ve YAZAR* ilan ediyor.
.
Kardaşım, kusurların en büyüğü, kendi kusurunu görmemektir....
.
Rehberi bilim olmayan, ömrü ahu-zar olur
Şer batağında çırpınan, yürekler murdar olur
Bir gün tarından düşersen, yarenler ağyar olur
O, eski dostlar uzaktan, selamsız bakar gider...
------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** DİN-MEZHEP DEVLETİ OLMAZ *****
--Ben her zaman söyler ve yazarım, 20. yüz yıldan sonra hiç bir Dine ve Mezhebe
dayalı Devlet yönetim şekli olmaz, olamaz... Çünkü *DİN* Kendine taraftır. Asla ve
kat-a toplumu adil ve eşit bir şekilde idare edemez.
--Orta Doğunun son haline bakınız. Filistin ve Suriye'de neler oluyor? Daha önce
Irak ve Libya'da neler oldu. İslam Devletlerinde bu güne kadar, asla barış, uhulet
ve suhulet sağlanamamıştır...Bundan sonrada kaos ve kargaşa kat be kat artarak
devam edecektir...
--Vahşi Kapitalizmin en öncelikli siyasal, ekonomik ve sosyal yaptırımı, bilinçsiz
çaresiz, kuralsız, ehilsiz ve hükümsüz bir toplum yaratmaktır. Her çağda cehaleti
kullanmak kolay ve ucuz maliyetlidir...VESSELAM
-----------VEZİR PEHLEVAN--------
***** RUBAİYAT *****
Sosyete çok naziktir, her sözü kaldırmaz
Kadınları çapkındır, Erkekleri kadınbaz
Haram-helal tanımaz, rantiyeden beslenir
Şebek desen kızarlar, küfür etsen aldırmaz...
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
*** KADIN TÜRK ULUSAL MEDENİYETİNİN TEMİNATIDIR ***
--KADIN, Tarihsel devinimde yaşamın özüdür. Emek ve fedakârlığın, azmin
sabır ve direncin simgesidir.
--KADIN, Tarlada, bağda-bayırda, fabrikada, ofiste, atölyede, evde okulda
Hastanede ve kamusal her kurumda, çarşı-pazarda ve her yerde alın teri
döken emekçi kadınlar toplumun temel direğidir. Onlar azmiyle ve vakur
duruşuyla modern bir güçtür. Ayrıca, bireysel, komünal ve toplumsal yaşam
alanlarında insani değerlerin yaygınlaşmasında, sosyal ve kültürel etkinliklerin
hız kazanmasında katkıları oldukça büyüktür...
--KADIN, Anadolu köklü geleneğinde, şeref ve haysiyetin simgesidir. Ayrıca
Kadın her çağ ve medeniyette, Anadır, kardaştır, bacıdır, yar ve öncüdür..
Sevgidir-şefkattır, sulhdur-barıştır...KADIN, Türk Ulusal çağdaş medeniyetinin
teminatıdır.... VESSELAM
--------BİR YORGUN DEMOKRATIN REALİST KALEMİNDEN---------
*****BU GÜN 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ*****
Benim için her şeye katlanan, her zaman ve her yerde bana müzahir olan,
Yuvamın beti-bereketi, Gönlümün zarafet-i, Kalbimin sayaç hareketi, Ruhu-
mun harareti, Ocak- otağımın temel direği, Amansız yaşamın cesur yüreği,
Oğul-uşağımın Anası, neslimin dena'sı, hayat yoldaşım sevgili eşim başta
olmak üzere bütün **KADINLARIN** ve Yüce Türk Ulusunun 8-Mart Dünya
Kadınlar gününü kutlar, eşitlik, özgürlük, huzur ve mutluluk dolu bir yaşam
sürmelerini dilerim....Saygılarımla.
------OZAN ÇAKIROĞLU-----
***** RUBAİYAT *****
Yüce Yaradan sevmez, yalan fetva yazanı
Cehennemine koyacak, hak yolundan azanı
Elbet bir gün okunur, Ahiretin ezanı
Sonunda bineceksin, sende ecel salına...
-------OZAN ÇAKIROĞLU-------
*** EYY MÜRŞİD-İ KÂMİLLER--TAKVACI ALİMLER ***
---Yedi *7* Rakamının gizemini, anlam ve önemini bilen var mı?
1- Dünya'mız 7 kıtadan oluşmaktadır.
2- Türkiye 7 ayrı coğrafi bölgeye ayrılmıştır.
3- İstanbul 7 tepe üzerin de inşa edilmiştir.
4- Bir hafta 7 günden oluşmaktadır.
5- Ana renklerin sayısı 7 dir.
6- Müzikte 7 ayrı nota vardır.
7- Gök yüzünde 7 katın var olduğu söylenir.
8- Cehennem 7 kapılıdır derler.
9- Şeytana atılan taşın sayısı 7 dir.
10-İrem Bahçesi 7 ayrı makamdan oluşur.
11-Baş Meleklerin sayısı 7 dir.
12-İnsanın yüzünde 7 ayrı delik vardır.
13-Büyük takım yıldızı 7 ayrı yıldızdan oluşur.
14-Antik Dünyanın 7 harikası var.
15-Kabilelerin Aile soyu 7 göbeğe dayanır.
16-Dünya da Okyanus sayısı 7 dir.
17-Gök Halesi (Gök kuşağı) 7 ayrı renkten oluşur.
18-Tarota göre Evrende 7 zafer vardır.
19-İnsan boynun da 7 adet omur vardır.
20-Ulu Önder Mustafa Kemal Paşa Hazretleri ilk Mektebe başlama yaşını 7 yaş olarak belirlemiştir...
21-Bizim Ömer Enişte, Seda Sayan, İrbaham Tatlıses, Muş'lu Raşo Ağa, M.Ali Erbil, Gönül Yazar, Bülent Ersoy, Okan Bayülgen, Zuhal Olcay ve Yeşim Salkım 7 kez evlendiler....
Çok Evliliğin bir gizemi, anlam ve öneminin olup-olmadığını bilemem, Amma ve lakin diğer 20 maddenin mutlaka bir gizemi, Anlam ve önemi vardır. Ne dersiniz biraz araştıralım mı????
--------OZAN ÇAKIROĞLU-----------
****** EYY HİLAFET AŞIKLARI ******
--Sizler, Dini geleneklerle Devlet yönetmek istiyorsunuz? Bunu nasıl sağlayacaksınız?
Tarihte bir örneği görülmemiştir. Ortadoğu islam Devletlerin hali-ahvali içler acısı. Her
türlü alavere-dalavere kol geziyor. Kadına zülüm had safhada. Eğitim ve öğretimde en
gerilerde. Medeniyet dersen iflas etmiş. Bireysel, Komünal ve Toplumsal Anayasal haklar
eşit ve adil bir şekilde sağlanamıyor. Hak-Hukuk Adalet sistemi tamamen felç olmuş.
Uluslararası Diplomasi veto yemiş. Teknoloji dersen zaten yerlerde sürünüyor. Her yıl
ayrı bir Devlet, ya Amerika tarafından marizleniyor ya da Katil İsrail'in zulmüne uğruyor.
Kendini savunmadan aciz ve sefil. Ancak her fırsatta Türk düşmanlığı yapıyorlar...
--Eğer ki Osmanlı İmparatorluğunu bir DİN Devleti diye düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.
Osmanlıda hiç bir dönem İslamiyet aslına ve usulüne uygun ne inşa edilmiştir, ne de
ifa ve icra edilmiştir. Osmanlıda iki türlü gelir vardı, biri haksız-hukuksuz Halk vergisi,
bir diğeri Savaş ganimeti. Her iki gelir türü de islamiyete uygun değildir. Ayrıca Saray
ve harem rezaletleri tamamen Din dışı eylemlerdir. Padişahların evlilik gelenekleri Yüce
Dinimizle uzaktan-yakından hiçbir ilişkisi yoktur. Kuran bu saçmalıkları reddetmiştir.
--Muhteremler DİN Devleti veya DİNE dayalı yönetim şekli asla ve kat'a olamaz. Çünkü
her Din kendine taraftır. Kendisini korur-kollar ve besler. Bu yüzden Anayasal haklar eşit
ve adil sağlanamaz. Bunun en bariz örneği mevcut Tarikatlardır. Daha kendi aralarında
SULH olamıyorlar. Aksine birbirlerini yiyorlar. Misak-ı milli sınırları içerisinde Türk Ulusal
Vatandaşı olarak yaşayan 72 çeşit ırk ve ayrı-ayrı Dini inanışlar vardır. Siz bu Toplumu
ŞERİAT gölgesi altında nasıl adil bir şekilde yöneteceksiniz? Bu Hilafet Aşıkları her daim
Hz.Ömer devri ve adaletini örnekleyip dururlar. Kardeşim, o döneme bir bakınız bir Arpa
boyu yol alınmamıştır? Ayrıca At-Deve ve Zülfikâr devri çoktan gelip geçti. 7. yüz yıldan
sonra nice-nice medeniyetler kurulup yıkıldı. Ağyar Aya gitti, yarın da Mars'a gidecekler...
--Eyy Mustafa Kemal ve Cumhuriyet Düşmanları, bu dayanaksız ve imkânsız meselelere
hiç mi kafa yormayınız? Demokratik Laik, Sosyal ve Hukuk Devlet sistemine muti olunuz?
Bunun aksi, cehalettir, garabettir, hilafettir ve hatta ihanettir.....VESSELAM
--BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN--
***** EYY BEŞER KARDEŞİM *****
Eğer ki, memleketin Siyasal, Ekonomik, Sosyal ve kültürel yapısını merak ediyorsanız?
öğle fazla kitap okumaya, araştırma yapmaya ve gezip görmeye hiç gerek yok??
1- Ülkenin siyasal yapısının ne durumda olduğunu öğrenmek için, Sayın Bahçeli ve
Sayın Davutoğlu'nu bir hafta izlemeniz size yeterli olacaktır.
2- Ekonomik durumunu öğrenmek için, her hangi bir semt pazarında sadece iki saat
gözlem yapmanız yeterli olacaktır...
3- Sosyal durumunu anlamak için, fazla araştırmaya gerek. Televizyon da sadece Kadın
programlarını izlemeniz sizi aydınlatmaya yetecektir...
4- Eğer ki Memleketin kültürel yapısını merak buyurursanız, Hasan Can Kaya denilen
zırtapozun programını bir saat izlerseniz kanaatınız hasıl olacaktır...
5- Türk Ulusal Milletimizin Hür medeniyetini merak ederseniz şayet, sadece Afgan ve
Suriyeli göçmenlerin bulunduğu Mahallede bir saat gözlem yapmanız size yetecektir...
----Yukarıda arz etmiş olduğum konulara gülüp geçiyorsanız, en kısa zaman da ve acilen
bir Psikoloğa görünmeniz gerekmektedir.....**GEÇMİŞ OLSUN**
----------OZAN ÇAKIROĞLU------
***** 11 AYIN SULTANI ŞEHR-İ RAMAZAN *****
---Bu gün biraz sosyal medyayı gezindim, Ramazanla ilgili binlerce yorum yapılmış.
On bir ayın sultanıymış, ibadet ayı'mış, hayır-hasenat ayı'mış, sevgi ve barış ayı'mış,
birlik ve beraberlik ayı'mış, dua-niyaz ve hatim ayı'mış, yoksula-yetime-öksüze fitre
ayı'mış, garip-gurebayı doyurma ayı'mış ve daha bir çok benzerleri yazıp-çizilmiş.
---Ya hu kardaşım, o zaman şeker bayramını neden şimdiden iple çekmeye başladınız?
Eğer ki, bir ayın diğer aylardan çok önemli bir farkı olsaydı, her yıl 10 gün önceden
başlamaz ve hep sabit kalırdı. Mesela Yaş günü gibi, keşifler günü gibi, Devletlerin kuruluş
günü gibi. Şehirlerin kurtuluş günü gibi her daim sabit kalırdı...İslamın şartlarından biri olan
Oruç tutmak, senenin her ayında tutulsun diye bir kurala bağlanmış. Hepsi bundan ibaret...
---Günler Dünya'nın kendi ekseni etrafında dönmesiyle oluşur, Aylar ise Dünya'nın Güneş
etrafında dönmesiyle oluşur. Dünya dönerken her aya ayrı bir anlam vermez. Günlerin
haftaların ve Ayların isimlerini koyan kullardır. Yıl 12 Ay da meydana gelen Doğasal olayların
tamamı Mevsim ve iklimsel şartlardan dolayı meydana gelmektedir. Yani Afatın-tufanın,
Deprem ve zelzelenin, Soğuk-sıcak, yağmur ve fırtınanın ne olacağı önceden belirlenmemiştir.
Doğasal olayların, asla ve kat-a Fıtratla ve kaderle hiç bir ilişkisi yoktur. Bundan sonra da
olmayacaktır.
---Biz Türk Ulusal Milleti olarak, bu orta çağ karanlığından bir türlü arınamadık gitti...Özellikle
son devran, cehaletin coşup-çağladığı devrandır. İlim-irfan düşmanı bağnaz, yobaz, aymaz ve
yalancı sahtekâr Dinbaz bir nesilin en parlak dönemidir. O yüzden cehalet Kapitalizmin en
kolay ve ustaca kullandığı bir silahtır...VESSELAM
---BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN---
HOŞ GELDİN YAA ŞEHR-İ RAMAZAN
Recep, Şaban derken geldi ramazan
Çağlasın Ezanlar, çalsın borazan
Kahrolsun hakikat yolundan azan
Kullarına doğru Yol ver Allahım.
.
Ramazan aşkına, esmesin yeller
Rahmete dönüşsün, çağlayan seller
Yoksula-öksüze uzansın eller
Bize ihlasından bol ver Allahım.
.
Gayrı yıkılsın kin-nefret kapısı
Dünya'ya açılsın barış kapısı
Bilirim alınmaz Cennet tapusu
İrem bahçesinden Gül ver Allahım.
.
Nefrete dönüştü bizde siyaset
Mecliste kalmadı saygı-hamaset
Bereket çağlasın, gelsin feraset
Devlet-ü Erkâna Kol ver Allahım.
.
Der Vezir, dertlerim deste-destedir
Ekonomi çöktü, Ülke hastadır
Hükümet Araf'ta, Reis yastadır
Sağından yorulduk SOL ver Allahım...
------OZAN ÇAKIROĞLU-----
Bu Mart soğuğunda, Yüce Yaradan, Fakir-fukaraya, Garip-gurebaya, düşküne
Yetime-öksüze ve cümle Emeklilere dayanma gücü ve sabr-ı cemil ihsan eylesin...
*** EYY ASLINI BİLMEYEN ŞAŞKIN ***
---Araplar bizim ne neslimizdir, ne de Atamız... Hz. Muhammed Yüce Yaradan'ın yer
yüzünde ki, tek ve son rehberidir...Yani bizim Atamız değildir. İslamiyetin öncüsü ve
kurucusudur...Peygamberliği bir sadece Araplara değil, bütün islam aleminedir...
---Osmanlı da bizim Atamız değildir. Osman Oğulları hariç, Türk Ulusal Milleti asla ve
kat-a Osmanlının torunu olmamıştır. Bunu Hilafet Aşıkları uyduruyorlar. Tarihsel süreçte
Osmanlı Hanedanı, Halkı Vatandaş bile görmemiştir. Kulları olarak görmüş ve köle gibi
Halkı kullanmıştır. Halktan aldığı vergiyi asla toplumsal yatırımlara kullanmamıştır. 600
yıl boyunca Erkekleri Kunta-kinte, Kadınları ise köle isaura olarak görmüştür. Kadınları
bırakın Vatandaş olarak görmeyi nüfustan bile saymamıştır. Ayrıca cümle Kadınlar önce
Baba-kardeş kölesi ve evlenince de Koca kölesi olmuştur. Taa Cumhuriyet kuruluncaya
kadar böyle devam etmiştir...
---Eyy Mustafa Kemal ve Cumhuriyet düşmanı Kadınlar. Atatürk, Türk medeni kanunuyla
birlikte bütün Kadınları çağdaş ve elit birer Vatandaş yapmıştır. Soyadı vermiştir, Resmi
nikâh ve miras hakkı vermiştir. Seçme ve seçilme hakkı vermiştir. Ayşe-Fatma-Emineleri
Öğretmen, Doktor, Muhendis, Kaymakam, Vali, Vekil ve Mebus yapmıştır. Sarışın güzel
bayan, Leydi Tansu Çiller-i Başbakan yapmıştır.. Ya hu daha ne istiyorsunuz. Orta Çağ
karanlığını çok mu özlediniz???.
---Bir zamanlar, bu hilafet aşıkları Kadının kıyafetini siyasete alet ediyorlardı. Şimdi bütün
Tarikatlar *KADINI* Siyasal, Dinsel, Töresel ve Her türlü rantsal eylemlerinde, bir ticari meta
gibi kullanıyorlar...Ve ne yazık ki, bu davranış eylemlerine maruz kalan Kadınların % 50 si
yüksek eğitim görmüş kişilerden oluşmaktadır....GÜLER MİSİN---AĞLARMISIN.
------------OZAN ÇAKIROĞLU-----------
TURASIZ PARANIN PULU GİBİSİN
.
Dinle sözlerimi güzel kardaşım
Sahipsiz Makberin, gülü gibisin,
Antolojide yoktur bir tek yoldaşın
Turasız paranın, pulu gibisin.
.
Mürşid-i Kâmile yoksa hürmetin
Alim meclisinde, olmaz kıymetin
Hazana dönüşmüş güzel heybetin
Kervansız sahranın yolu gibisin.
.
Masum canlara çalım atarsın
Yazdığın her söze hile katarsın
Sosyal aydınları, taşa tutarsın
Rahmetsiz çağlayan dolu gibisin.
.
Taksirat mizansız, fıtratın kara
Ruhunda fırtına, beyninde sara
Birazda kusuru kendinde ara
Umutsuz ortanın Solu gibisin.
.
Sana tuzak olur gördüğün rüya
Deyim, aforizma yazarsın güya
Sende bir fanisin, dönersin huya
Yalancı Takvanın Falı gibisin.
.
Der Vezir, sözümü yabana atma
Yorumsal yazına, hilafi katma
Şer Horozu gibi zamansız ötme
Akortsuz Sazımın Teli gibisin...
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
NOT: Her kim üzerine alırsa ona ithaftır...
*** BİLİM BEĞENMEZ ***
Şıhlar dergâhında ebcet okumuş
Arif meclisinde, alim beğenmez,
Hallaç pamuğundan çuval dokumuş
Şimal-i şark'ta Kilim beğenmez.
.
Yüz sürer Papazın cübbe-fesine
Sayınca bayılır, dolar sesine
Elinde Kuran-ı tutar tersine
Elif-e mertek der, bilim beğenmez.
.
Haramla beslenmiş uzamış kolu
Sağına eğilir, lanetler solu
Sanırsın sırtında dağarcık dolu
Lehçesi zer-zebil dilim beğenmez.
.
Elinde tespihi dervişan gezer
Fetvası bühtandır, bakışı nazar
Kavim-kardeşini eylemiş bizar
Erenler ceminde kâmil beğenmez.
Der Vezir, bu devran tersine döndü
Cehalet çağladı, umutlar söndü
Haşhaşi Papazı, yoksulu soydu
Mezhebi belirsiz, Dinim beğenmez...
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
*** GÜLERMİSİN--AĞLARMISIN ***
--Bundan bir ay önce, günün ŞİİR sayfasında bir hadsiz, ahlaksız tarafından, bir Kadına
hakaret edildi. Ve benden başka da, hiç kimse o zırtapoza tepki göstermedi. Özellikle,
ben Kadın Şairlerden tepki vermelerini bekledim. Ancak nafile. Ondan sonra günün Şiir
sayfasında yorum yazmadım. Bu sayfada 20 günden beri de yazmıyordum...
--Bu gün ŞİİR Sayfalarını gözer eyledim. Yorumları okudum. Ancak değişen ve gelişen
her hangi bir olgu-emare görmedim. Hani derler ya, Aynı tas, aynı tarak. Vahşi Kapitalizmin
en öncelikli siyasal ve sosyal yaptırımı, bilinçsiz, çaresiz, kuralsız ve etkisiz toplum yaratmak
ve yönetmektir...Her çağda cehaleti kullanmak kolay ve ucuz maliyetlidir...
--Yeni nesil Şair ve yazarlarımızın % 80 i meselelere vakıf olmadan Şiir ve makale yazıyorlar.
Memleketin Ekonomik, Siyasal, Sosyal ve kültürel yapısını incelemeden, okuyup araştırmadan
Fikir sahibi olmaktadırlar. Kültürel farklılıkları ve sınıfsal ayrışmayı muhakeme etmeden, kulaktan
duyduklarını, şekilsel gördüklerini yaşamsal devinime yansıtıyorlar. Bu durum toplumsal kokuşmaya
ayrışmaya ve hatta kaos kargaşaya sebep olmaktadır...
--ŞAİR, Yaşadığı Dünya'yı, insanları ve toplumsal olayları farklı algılayan ilham kâtipliğini doğru,
yansız-tarafsız ve bilime uygun kullanmalıdır. Yürekleri sevgi dolu, tebessüm yüzlü, kin-kibir ve
nefretten uzak her zaman ve her yerde ısrarla barışçıl olmalıdır... VESSELAM
-------------OZAN ÇAKIROĞLU---------
***** RUBAİYAT *****
Can dayanmıyor ki, bu Şubatın kışına
Akıl-sır ermiyor bu Hünkârın işine
Vergiler koyuyor, garibanın aşına
Yandaş rantiye atına binmiş gidiyor...
--------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** RUBAİYAT *****
Şimdi moda oldu, zam üstüne zam eklemek
Zenginden vergi silip, vatandaşa yüklemek
Ezan-bayrak nutkuyla, seçmenlere gaz verip
Bu gariban milleti, sadakayla keklemek...
----------OZAN ÇAKIROĞLU--------
***** RUBAİYAT *****
Tarikat kervanın da, yola çıkan yolcular
Bağnaz-yobaz nursuza yatak seren hancılar
Toplumu fraksiyonlara bölen solcular
Türk Ulusu unutmaz, hesabı sorar bir gün...
-------OZAN ÇAKIROĞLU------
***** RUBAİYAT *****
Kapılırsan Dünya'nın, para-mülk hırsına
Şatafat-şöhret- makam, hoş gelir nefsine
Hakkın-hakikatın yolu döner tersine
Her iki Dünyan-ı birden yakar gidersin...
--------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** RUBAİYAT *****
Kardaş, dinle sözümü, cehalete çatmayın
Haşhaşi tarikatın, yanında saf tutmayın
Aman bağından kopmuş köpeğe taş atmayın
Gelip bağrına pençeyi, atar mı-atar...
--------OZAN ÇAKIROĞLU----------
***** RUBAİYAT *****
Gün gelir devran döner, hazan düşer bedene
Kendin de kusur ara, bağlama bir nedene
Ne sağına minnet et, ne de solundan yürü
Biraz hürmetin olsun, Halka hizmet edene...
------OZAN ÇAKIROĞLU------