Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Yürekten dökülenler sizce ne demek, Yürekten dökülenler size neyi çağrıştırıyor?

Yürekten dökülenler terimi Beşinci Mevsim tarafından tarihinde eklendi

  • Melâle Dair
    Melâle Dair

    Bir başka gök daha var
    Her zaman dingin ve ince
    Orası karanlık olsa bile
    Bir başka gün ışığı daha var
    Solgun ormanlara aldırma,Austin
    Sessiz tarlalara da boş ver,
    İşte sana birazcık orman
    Baksana yaprakları hep yeşil
    İşte sana parlak bir bahçe
    Orada, soğuk yok
    Hiç solmayan çiçekleriyle
    Büyük arıların vınlamalarını
    Ve,Printhee, kardeşimin
    Bahçeme geldiğini işitirim.

    E.D.

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Penceremden kar'ın eşsizliğini ve usul usul yaptığı dansı izlerken Canan Sergül hanımefendinin (İnsanlığın kitabı yazdım) eserinin son sayfalarındayım..
    Bu ana kadar okuduğum kısmın da saygıyı, hoşgörüyü, önyargısız olmayı ve kendi kendine yetebilmeyi öğütleyen bir kitap.
    Birlik ve beraberlik içinde kar taneleri gibi birbirine değmeden yaşamak..
    Teşekkürler Canan Sergül
    Sayfa

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Sen iyileştikçe dünya iyileşiyor.

  • Susku Güz
    Susku Güz

    İçim dışım insan kırıkları...
    O ,bu ,şu batıyor işte! ,canım yanıyor.
    Yüzümde ,gamzelerini yanaklarından düşürmüş çocuklar uyuyor...
    Bağıramıyorum!.

  • Susku Güz
    Susku Güz

    Küçük ayaklarını,
    suyun üzerinde sektiren çakıl taşlarını izledim
    Ellerimi sakladım....
    Bu cümlenin çocukları, elleri olmadan büyümüyorlardı ki !
    Hiç çıkartmadım gizlediğim yerden, parmaklarımı.
    Hiç şıklatmadım...
    Şapkadan tavşan çıkartmadım !.

  • Susku Güz
    Susku Güz

    Sokak,
    Kaldırım taşlarını tekmeleyen, bir yanlızlığın,
    Gölgesini yapıştıracak soğuk alnına.....
    Yazgılar daha kolay okunacak...
    Daha kolay ölecek kalabalıklar,
    O sokakta...
    Kırlangıç mevsimi bitecek....
    Kapanan kapının eşiğinde kalmış,
    Külleri süpürecek çocuk,
    Bir kibrit kutusuna...

  • Bilinmeyen biri
    Bilinmeyen biri

    Kalabalık gelmiş, çalmış kapımı..
    Tek kişilik yerim vardı sana ait oysa..

  • Susku Güz
    Susku Güz

    Kalıntılar...

    Aynı yüzde, aynı heyalan...
    Çığlıksız bir kentle, düştüm suretinden...
    Sancılı kaldırımlar,
    avuçlarımın arasında izinsiz büyüttüğüm gülüşünü tanıdı!.
    sokak,
    lehçesini kaybetmiş bir dilin mazisinden dönerken tam orada yırttın içimi!.
    Yaralı fetihler ve kansız keşifler sırasıydı ...
    O taşa adını verecek kadar büyümüştüm oysa.

    Solumla araladığım kapıların eşiklerinden,
    çıyan kokuları atlamasaydı, çağıracakmıydın? elimdeki işareti silinmiş parmağımı. Tutunacakmıydın,
    duvarına saçlarına asan kırmızı kurdelalı açlığın ,odasındaki penceresizliğe.
    Odanda ne kadar vazo var?...
    kaçı susuz, kaçı topraksız, kaçı ışıksız...
    imgelerle taşıyorum gövdemdeki sancıyı sayfama, hiç bir imlaya sapmadan ,
    şımartmadan virğüllerin çatı katına taşınmış boşluğu...
    sus larla dönüşüyorum, sana...
    elimdeki sihirsiz bir değnekle.

    Amacını çoktan aşmış ,
    fiğüran telaşı yok inan üzerimde...
    Ara istersen vicdanındaki yırtığı.
    Öfkem, bayram sonraları uğruyor lamba sesine...
    Kırık ,dökük aydın cümleler barınağı sığdıramıyor ,fütursuz korkuları içine...
    Dağınık rengimin, en çok sana benzeyen kısmı, ışığa kırpıyor gözlerini.
    Aynı sesle seslenirken kerpiçe,
    duvarın saadetler dilenmiş yüzüne silkeleniyor o fotoğraf!.
    Yamalanıyorum,
    sökük dilimle her çağırışımda adını...
    Adını tahmin ediyorum,
    adını biliyorum,
    adını boyuyorum ,
    adını örtüyorum,
    adını asıyorum,
    adını kokluyorum, incelipte kırıldığı yerinden.

    Senki, çoğaltıp çoğaltıp nüshasını bıraktığın, parmaklarında asılı eskimiş dokunuşların sahibi...
    senki ,yara...
    seni keşfettiğimden beridir ,
    kanayanların durağında hiç gelmeyen otobüsün ,taklidini yapan çocukların içsizliği...
    içleri yok!...
    boşaltılmış, çalınmış ...
    Bir iç lazım bu cümleye, birde kılıf...
    Yok!


  • Susku Güz
    Susku Güz

    Bana en çok annem gülümsedi...
    Yanağındaki aralı pencereden bakardım.
    Karşıda ,söğütler eğilirdi alnındaki tapınağa...
    Gözlerinden söğüt kokusu sarkardı kirpiklerime ,kirpiklerim uzardı...
    Bir elinde mor menekşenin ,
    saksıya büyük gelen tedirgin kadınlığı...
    Diğer elinde babam.

    Eteğine toplardı aydınlığın meyvalarını ,
    dallarını kırmadan.
    Soluğuma güneş değdirirdi..
    Üşümek ,
    elmacık kemiklerimden geri dönerdi ,
    girmezdi içeri.
    Pecere hep aralıydı.
    Saçlarıma dolanan kokusu ,
    örüklerimin ucundaki kırmızı kurdelaya sinerdi...
    Koku ,aynı dilden aynı şarkıydı.

    Sustuğu zaman ,
    Karanlığa emanet edilmiş bedenlerin ızdırabını çağıracaktı...
    Sustu...O çağrı erken geldi..
    pencere mi aradım..
    Pencere örtülmüştü ,
    kirpiklerime yalın ayak hüzün inmişti merdivenden...
    Kirpiklerim kısaldı.
    Kokmuyordu söğüt!...
    söğüt! eğildiğin alın nerde!.
    Üşüyorum! ,bir garip soğuk!...

    Hani! nerdeler! nerde!...
    yok! ne babam ,ne de menekşe
    Ellerini nereye sakladın anne!!.
    Daha gün ağarmadı ve çocuklar...
    ellerindeki bilyelerin renklerini ayırt edemeyecek kadar çocuktu...
    Büyümemişlerdi!...
    daha büyümemişti ellerim ,ayaklarım,gölgem.

    Bana en çok annem gülümsemişti...
    Bir yere gitti.:((

  • Susku Güz
    Susku Güz





    ÖNCE BAHAR...


    GÜNEŞE GİDEMEYİPTE,
    GÜNEŞDEN GEÇEN ÇOCUKLARIN HİKAYESİYDİ..
    KARALAMA KAĞIDINDA,
    İNCİNMİŞCESİNE YATANLAR..
    SUSLARIN ÇATI KATINDA,
    ÖNCE BABA,
    EN SON BAHAR DİYEN,
    ÇOCUGUN YANAĞINDA KALAN,
    BİR GAMZENİN BOŞLUĞUYDU HAYAT..
    ÖNCE O BOŞLUĞA DÜŞERDİ,
    GÖKTEN YAĞAN HER SU..
    GÜNEŞ UZAKTA BİR YERDE AÇARDI ŞEMSİYESİNİ,
    ÇOCUK AĞLARDI,
    GÜNEŞ ANLAMAZDI..

    SANCILI DÜZ YAZILAR GELİP GEÇERDİ,
    BENİM DEFTERİMİN ŞİİRE AYRILMIŞ,
    EN ÇOCUK,EN BÜYÜK YANINDAN...
    ÖNCE SÖZLERİMİN,
    BOĞAZINA KAÇAN BİR AYRILIĞI KUSARDI KALEM...
    SONRA GÜNEŞİ ARARDI,
    ŞAİİRİN İMZASININ ALTINDA..
    BULUNMAZDIKİ, ÖYLE KOLAY..
    ÖYLE KOLAY OLMAZDI..
    GÜNEŞİ TUTUP SAÇLARINDAN,
    YAPAYALNIZ BİR KARALAMA KAĞIDININ,
    GÖĞSÜNE İLİŞTİRMEK...

    KOLAY OLMAZDI,
    ALFABENİN İLK HARFİNDEN DÜŞÜP YERYÜZÜNE,
    PARAMPARÇA YAŞAMAK..
    GÖKTEN,MAVİDEN KOPMAK..
    KÜLLER BİRİKTİRMEK,
    KIRLANGIÇ HİKAYELERİNİN ARALARINDAKİ VİRGÜLLERDE..

    ZAMAN YETMEDİ..
    OYSA YELKOVANIN BİLEKLERİNDEN TUTUNMUŞ,
    YABANCI BİR BEKLEYİŞİN IZDIRABINI YAZACAKTIM...
    CEBİMDE DAĞINIK KALMIŞ AKREPLERİN,
    NASIL İNSAN OLDUĞUNU...
    OLMADI..
    ZAMAN YA BOĞDU,
    YA DA BOĞULDU...

  • Susku Güz
    Susku Güz





    ÖNCE BAHAR...


    GÜNEŞE GİDEMEYİPTE,
    GÜNEŞDEN GEÇEN ÇOCUKLARIN HİKAYESİYDİ..
    KARALAMA KAĞIDINDA,
    İNCİNMİŞCESİNE YATANLAR..
    SUSLARIN ÇATI KATINDA,
    ÖNCE BABA,
    EN SON BAHAR DİYEN,
    ÇOCUGUN YANAĞINDA KALAN,
    BİR GAMZENİN BOŞLUĞUYDU HAYAT..
    ÖNCE O BOŞLUĞA DÜŞERDİ,
    GÖKTEN YAĞAN HER SU..
    GÜNEŞ UZAKTA BİR YERDE AÇARDI ŞEMSİYESİNİ,
    ÇOCUK AĞLARDI,
    GÜNEŞ ANLAMAZDI..

    SANCILI DÜZ YAZILAR GELİP GEÇERDİ,
    BENİM DEFTERİMİN ŞİİRE AYRILMIŞ,
    EN ÇOCUK,EN BÜYÜK YANINDAN...
    ÖNCE SÖZLERİMİN,
    BOĞAZINA KAÇAN BİR AYRILIĞI KUSARDI KALEM...
    SONRA GÜNEŞİ ARARDI,
    ŞAİİRİN İMZASININ ALTINDA..
    BULUNMAZDIKİ, ÖYLE KOLAY..
    ÖYLE KOLAY OLMAZDI..
    GÜNEŞİ TUTUP SAÇLARINDAN,
    YAPAYALNIZ BİR KARALAMA KAĞIDININ,
    GÖĞSÜNE İLİŞTİRMEK...

    KOLAY OLMAZDI,
    ALFABENİN İLK HARFİNDEN DÜŞÜP YERYÜZÜNE,
    PARAMPARÇA YAŞAMAK..
    GÖKTEN,MAVİDEN KOPMAK..
    KÜLLER BİRİKTİRMEK,
    KIRLANGIÇ HİKAYELERİNİN ARALARINDAKİ VİRGÜLLERDE..

    ZAMAN YETMEDİ..
    OYSA YELKOVANIN BİLEKLERİNDEN TUTUNMUŞ,
    YABANCI BİR BEKLEYİŞİN IZDIRABINI YAZACAKTIM...
    CEBİMDE DAĞINIK KALMIŞ AKREPLERİN,
    NASIL İNSAN OLDUĞUNU...
    OLMADI..
    ZAMAN YA BOĞDU,
    YA DA BOĞULDU...

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan

    ****O, Dağarcık değilmiydi****

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Avaz avaz bağırasım gelir ağacın kulağına dallarına gönderip mesajı gökyüzune fırlatırda belki seni bana getirir Anka

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Valizime sığmayan hayallerim vardı,çocuksu gülüşüm masum öpüşlerim vardı.Ellerim hiç bukar titremedi gözlerim buğulanıp kalbim üşümedi .Söz vermiştim oysa kimseye inanmayacaktım ne sevecek nede aşık olacaktım.Oldu işte saç tellerime kadar ateş değmeden yana yana hemde kavruldum .....Nasıldırki kör olmak aşka

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sayın kalbim parçalanmak günü değil toparlanmak günü bugün .Hava güneşli sen parçalı bulutlu gözyaşlarını sil kirliklerim gitme vakti buralardan...

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Bugün ağlamak günü olsaydı gökyüzü yere kavuşamıyor diye ağlardım şayet bulut bundan ağlamıyorsa çiçeklerin bundan haberi yok toprak hiç şımarmasın .

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Gelen hayra gelmiyor bu aralar
    Sana yazdığım son satırlar
    Yarim bana ben yare ağlar
    Bu senede kışa kaldım ağalar
    Hasret ektim gözyaşı biçtim
    Hayallerimi bırakıp gittim
    Ecele kucak açtım kefene sarıldım
    Uarim hasretine paha biçtim

  • Güneşli Melek
    Güneşli Melek



    Ters çevirip silkeledim kalbimi, bir daha toplamak mümkün olmadı yürekten dökülenleri...


  • firaz beşer
    firaz beşer

    Gönlüm limanında demirleyen gönlün lisanını sükut
    Gönlün ile dudaklarına vurulmuş ipliklerin boynumda iplik
    Sevdaya geç kalınmışlıklar baharında üryanlığım matem
    Lahza laza beklemekten tükendim
    Ya durdur gülüşlerini gözlerimin kör alacasından
    Ya da gözlerimde kal...


    A.b.m.y.z

  • Nurgül Kılavuz
    Nurgül Kılavuz

    " Ne o bana gelebildi,
    Ne'de ben ona gidebildim.
    Ayrı şehirlerde,
    Aynı gökyüzünde,
    Aynı yıldızları seyrettik 'DE. ..
    Bir çıkmaz sokakta bile karşılaşmadık.
    O bana hüzün kokan şarkılar dinletti,
    Ben duygu dolu şiirler yazdım.
    Yaşayamadığımız AŞK 'ın girdabında kaybolduk.
    NE ACI. ..
    O bana sitem etti,
    Ben 'se sessiz çığlıklar attım.
    AH YAR. ..
    Öyle yarım kaldık,
    Öyle YARALI. .

  • Ömer Altun
    Ömer Altun


    Ç'ağrı boşlukları arasında siyah beyaz resimlerini gözyaşı damlaları ile siliyorum
    İçim aralık gülleri hüznünde kalma diken tarifelerin...

    Boğaz düğümlenmesi gün doğumundan parmaklarımda sızın
    Afakım gidişine karanlık adaklı
    Yürek bağı hasretin avuç yangınımda asırlık ıstırap
    Maskesi simam olmuş siman ruhumda nabız
    Vurgunluk makamında nefesimde nefesin tütsüsü
    Her anışımda ismini, tenimde boy gösteren yaralar sevdan serüveni
    Bahse kapalı yüreğim çılgınlık merasiminde biatlısı yüreğinin
    Ey gönlüm ateşi, ruhum gıdası
    Geçmedi ve geçmeyecekte sen sızılarımın ağıtları…

  • Ata Kızı
    Ata Kızı

    Bugün yüreğimden bunlar döküldü

    Nadir insanlar öldükleri gün doğarlar!
    Mustafa Kemal Atatürk’ de onlardan biriydi. Ve ölene kadar vatanı için yaşadı, 10 Kasım 1938 saat:09.05 itibariyle kalplerde dirilmiş neredeyse bir asra yakın zamandır da sevgisi hiç bitmeyen ve hiç bitmeyecek olan o büyük dahiyi saygı, sevgi, hürmet ve minnetle, rahmetle anıyorum mekanın kalplerdeki kadar güzel olsun diliyorum. Çünkü Allah sevdiği kulunu sevdirirmiş. Ruhun şad olsun Gazi Mustafa Kemal Atatürk
    Ata kızı:(

  • Naciye Naciye
    Naciye Naciye

    Şimdi bu çocuklar ki
    bu gökyüzünü toplayıp gelmişler buraya
    buraya
    yani karanın o kendinden utanan karasına
    o yağız delikanlılar
    o çatal yürekler
    niçin
    durmadan bağırıp dursunlar:

  • Ahde Vefa
    Ahde Vefa

    Gidenler; getirdikleri tüm güzellikleri de birlikte götürdüler.

  • Sâir Zamanlar
    Sâir Zamanlar

    Ahhh Filistin ne zaman õzgur kalacaksın?!!

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    -------Filistin toz duman, Gazze yanıyor. Masum insanlar Kadın, Çoluk, Çocuk
    demeden katlediliyor. Bir köklü medeniyet yok ediliyor. Yürekler kanıyor, Analar
    feryadı figan ediyor. Ulusal Devlet'ler bu insanlık dışı vahşeti seyreliyor.
    -------Hiç bitmedi Hamasın ucuz kahramanlıkları. Bitmedi kuralsız, mizansız
    Şowları. Diğer taraftan katil İsrail, orta doğu da bir savaş makinasına dönüşmüş,
    ya da dönüştürülmüş, yıllardır istediği Sahra da At oynatıyor. Kimlerdir arkasında ki
    güçler. Kimlerdir kılıç kalkan ekibi, kimlerdir Top, Tüfenk sağlayan güçler. Yıllardır
    bilinir Amerika'dan beslendiği. Bilinir de neden susar Büyük Orta Doğu Devletleri.
    Hani nerde dir Dini- Mezhebiyle övünen Büyük İslam Alemi. Neden susuyorlar,
    neden tepkisizler.
    -------Irak parçalandı, Afganistan marizlendı, Suriye toz duman oldu, Filistin'e
    yıllardı zülm ediliyor. Orda Doğu Devletleri kimden İMDAT bekliyor. O, Gavur
    dedikleri Emperyalistlerden. Kagadan başka kuş, Hilafetten başka BAŞ tanı-
    mayan kurum, kuruşlar kimden yardım dileniyor? Katil Amerikadan. Bu ne
    Perhizdir, bu ne Lahana turşusudur...VESSELAM--------ÇAKIROĞLU.

  • Vezir PEHLEVAN
    Vezir PEHLEVAN

    -------FİLİSTİN Toz duman için de. GAZZE Yanıyor, Masum İnsanlar, Kadın
    Çoluk, Çocuk vahşice katlediliyor. Nerede Büyük Orta Doğu, nerede DİN,i
    MEZHEBİYLE Öğünen İslam Alemi. Nerede İnsan haklarından den vuran
    Ulusal Devlet'ler.? Neden sesleri çıkmıyor...!
    -------Hiç bitmedi Hamasın Kahramanlık şowları. Bitmedi kuralsız, mizansız
    ucuz hamaset tavırları.
    -------İSRAİL desen, Orta Doğu da bir savaş makinesine dönüştü ya da dönüş-
    türüldü. Yıllardır masum, günahsız insanların kanına giriyor. Bu şartlar da aynı
    tavır ve tutumunu devam ettirecektir.
    -------Dünya Uluslar arası sağlık örgütü nerede kuruldu.? Elbette ki Amerika da.
    Peki Devri Alemi en çok kirleten kim.? Elbette ki Amerika.
    -------İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nerde hazırlandı.? Fransa- Paris'de.
    Dünya da en çok, İnsan haklarını kimler ihlal ediyor.? Her zaman olduğu gibi
    Emperyalistler.
    ------Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nerede kuruldu.? Fransa da. Peki Dünya da
    en çok Kanunsuz, kuralsız, Haksız Adaletsiz davranış sergileyen kimler.? Elbette ki
    Emperyalistler.
    ------Daha da vahim olanı nedir biliyormusunuz.? Filistin vahşetin de, kimden İMDAT
    Bekleniyor. Emperyalistlerden. Irak, Afganistan Suriye de kime İMDAT denil di. Yine
    Emperyalistlere. Din ve Mezhebiyle öğünen Devletler Petrollerini kimlere kaptırdı.?
    O, Gavur dedikleri Devletlere. Dahası da var...!
    ------Orta Doğu Devletleri Hep birlikte, Şapkasını önüne alıp, enine, boyuna düşünme-
    lidir...VESSELAM------ÇAKIROĞLU.

  • ÇAKIROĞLU
    ÇAKIROĞLU

    --------Gazze yanıyor, Camiler, Okullar yıkılıyor. Hastane bombalanıyor, Çocuklar
    vahşice öldürülüyor. Alenen soy kırımı yapılıyor Ulusal Devletlerin hiç birisinden
    ses çıkmıyor. NEDEN ??
    --------Hamas'ın kahramanlık Şowları bitmek, tükenmek bilmiyor. İsrail desen, Orta
    Doğu da bir savaş makinesine dönüşmüş ya da dönüştürülmüş, her tarafa AT oyna-
    tıyor. Taktik kimden Amerika'dan. Kılıç kalkan kimden, Amerika'dan.. Top Tüfenk
    kimden, yine Amerika'dan...Peki bu insanlık dışı vahşete son verilmesi için kime
    İMDAT deniliyor, Amerika'ya. Ehh Demezler mi, bu ne Perhiz bu ne Lahana turşusu.!
    --------Dünya Birleşmiş Milletler örgütü: Nere de kuruldu ? Amerika da...Dünya'ya
    en çok kirlilik yayan kim ? Amerika...
    --------İnsan hakları evrensel beyannamesi nerede hazırlandı ? Avrupa da. Dünya da
    en çok Medeniyeti kim baltalıyor? Elbette ki Avrupa..!
    --------Avrupa İnsan hakları Mahkemesi nere de kurul du. Haliyle Avrupa da. Peki
    Dünya da, en çok insan haklarını kimler ihlal ediyor.? Elbette ki Emperyalistler...
    --------DİNİ, MEZHEBİYLE övünen Alemi İslam, kimlerden yardım dileniyor.?
    O, Gavur dedikleri Devletlerden. Büyük Orta Doğu Devletleri kimden ya da kimlerden
    tırsıyor? O, hayıfla küffar dedikleri Milletler topluluğundan. Yaa Ümmeti Muhammed
    bu bir çelişki değilmidir...VESSELAM-------------ÇAKIROĞLU

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    -----Su, Hava, Güneş gibi, karşılıklı saygı ve sevgi, İnsanların doğal
    ihtiyaçlarıdır...Sevgisiz Barış olmaz, Saygısız Barış menzile varmaz.
    Kin, kibir, nefretle suhulet olmaz. Şehvetli Aşklar Vuslata ermez...VESSELAM.

  • Naciye Naciye
    Naciye Naciye

    "Işığı önünde ara, geçmişte kalan gölgendir."