Baharın kokusuyla, uyanır dağlar taşlar,
Maviliklere uçar, o kanat çırpan kuşlar,
Muhabbetle dökülür, gözden akan o yaşlar,
Hep burnumda tütüyor, benim o güzel köyüm.
*
Sabah ezanı ile, başlardı tatlı telaş,
Ocakta çorba kaynar, yenirdi sıcacık aş,
Paylaşılırdı ekmek, dost olurdu arkadaş,
Hep burnumda tütüyor, benim o güzel köyüm.
*
Çeşmenin başındaki, o serin sular nerde,
Rüzgar türkü söylerdi, savrulur ince perde,
Şifa bulurdu insan, derman olurdu derde,
Hep burnumda tütüyor, benim o güzel köyüm.
*
Harmanda toplanırdı, sarı sarı başaklar,
Neşeyle koştururdu, sokağında uşaklar,
Masal anlatılırdı, ninni söyler kucaklar,
Hep burnumda tütüyor, benim o güzel köyüm.
*
Köyün meydanlarında, ulu bir çınar durur,
Akşamın ayazında, sertçe bir rüzgar vurur,
Sıcacık gülüşlerle, içimiz huzur bulur,
Hep burnumda tütüyor, benim o güzel köyüm.
*
Kınalı kuzuların, meleşmesi bir yanda,
Samimi sohbetlerin, demi kalır her canda,
Şehirlerin kavgası, bulunmaz bu mekanda,
Hep burnumda tütüyor, benim o güzel köyüm.
*
Yıldızlı gecelerde, seyre daldığım gökler,
Sevgiyle büyütülür, saksılardaki kökler,
Sırtımızdan inmezdi, taşınan ağır yükler,
Hep burnumda tütüyor, benim o güzel köyüm.
*
Yağmurun damlaları, toprağı öptüğünde,
Güneşin kızıllığı, ufukta söndüğünde,
Hasretin o rüzgarı, yönünü döndüğünde,
Hep burnumda tütüyor, benim o güzel köyüm.
Kayıt Tarihi : 4.08.2026 00:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!