Gözlerinin içine başka hayal girmesin Bana ait çizgiler dikkat et silinmesin İstersen yum gözlerin tıpkı düşünür gibi Benden evvel başkası bakıp seni görmesin
Kıskanırdım seni ben kendi gözümden bile Nasıl verirdim seni bir gün yabancı ele Sana gelen yollarda daima beni bekle Benden evvel başkası bakıp seni görmesin...
Ey yeryüzünde felekler gibi yüce ve değerli olan insan...Yerler,gökler senin nazını çekmektedir...Ününün nerelere yükseldiğini biliyor musun? Senin zan ve tahmin edebileceğin mertebeden daha yükseklere...
...
Allah'a kulluk ile vakit geçir,geçim kaygısı çekme...Sana gelecek kısmet geri dönmez...
...
Biz pergel gibiyiz...Bir ayağımız şeriatte sağlamca durur,öteki ayağımız yetmiş iki millet dolaşır...
...
Benim sözlerimi anlayabilenler takdir eder...Cennet sazcıları onun ahengini kendilerine halhal yaparlar...Güzel sohbetleri seçenler ister istemez bunlardan fayda görürler...Halbuki iyilerin sohbeti cihandan uzaklaştı...Bal sofrası şimdi arı kovanı oldu...Zamaneye bak ki bayağılar yüzünden insan insandan sakınmaktadır...İnsanoğlunda irfan ve muhabbet kalmadığı gibi insanoğlu da aradan kaybolmuş...
...
Felek sana bir saadet cilvesi gösterirse aldanma...O bir seraptır...
...
Kendi benliğinden gafil olduğunun bile farkında değilsin...Bu fena diyarına gelirken yaptığın sözleşme şöyle idi: Gamlı,kederli geleceksin,tekrar beka alemine döneceksin...
...
Sel,hoşça akıp gittiği için gönlü rahattır...Ödağacı pek düğümlü olduğundan daima ateşe atılır...Keskin akıllı ol da kimseye gönül verme...Zaten kendi vücudun bile bu yolda sana kafi bir ağırlıktır...Daha ne kadar öteye beriye el atıp da: Keşki bundan daha yüce bir devlete ereydim diyeceksin? Bütün cihanı eline geçirsen bile giderken yine bırakacaksın...O halde bu arayıp didinmenin ne yeri var? Hırsı bırak...Çünkü o kulluk yolunu keser...Hırsının boynunu vuracak ancak kanaattir...
...
Bu firuze renkli kubbenin merkezi sana pek geniş ise de senin uçsuz bucaksız kuruntuların onu darlaştırmamıştır...Ya düşünmeden onu yakala,yahut bir kuruntu ile onu başına dar et...Ne çare ki Adem oğlunun kalbinde marifet,cihanda bir gönül ehli kalmadı...Dokuz feleğin iki 'hünername'sinde (gece ile gündüzünde) manalı bir suret yoktur...Mana alemine düşman olandan dostluk arama...Yılan kuyruğundan bengisu fışkırmaz...
...
Bilgili düşman,can kaygısı olsa da,cahil dosttan daha iyidir...
'Ömrün,güzel günlerin geçti,gecesi yaklaştı...Şu beden toprağına fırtınalar düştü...Gençlik ateşine su yürüdü...Sabah oldu...'Kır saçlar sabah rengine boyandı.' Hala uyku sarhoşusun...Kalk,güneş duvarı aştı...
Artık o cihangirlik hülyalarından geç,bırak şu gençlik adetlerini...Bu gelen ihtiyarlık demleridir...Gamla yaralanmış gönüller artık bulaşık ve karışık ihtiraslardan temizlendi...Akıl perişan,fikir dağınık,el işten,ayak yürümekten kesildi...Artık toprakla senin aranda sıkı bir dostluk başlamıştır...Ebedi rahata kavuşmak için ayağını biraz daha çukura yaklaştır...Bu kirli devreden sonra başlayan temizlik çağından daha rahat bir hayat yoktur...'
'Tanrı ulularının sayesini ara! Dostların rahatı için kendini sıkıntıya at! Dert al,derman ver ki sana ferman vermek kudreti erişebilsin! Sevgide sıcak,kinde soğuk ol! Ay gibi,güneş gibi mert huylu ol...İyilik yapmaya alışanların iyilikleri bir gün kendilerine döner...Çarhın dönüşüne kıyas yoluyla bakarsan iyilikte de,kötülükte de haktan ayrılmadığını görürsün...'
-Wessex'e sana ettiğim yeminlerin dulu olarak gideceğim...
Ilya Repin
What a Freedom...
Gözlerinin içine başka hayal girmesin
Bana ait çizgiler dikkat et silinmesin
İstersen yum gözlerin tıpkı düşünür gibi
Benden evvel başkası bakıp seni görmesin
Kıskanırdım seni ben kendi gözümden bile
Nasıl verirdim seni bir gün yabancı ele
Sana gelen yollarda daima beni bekle
Benden evvel başkası bakıp seni görmesin...
...
Ey yeryüzünde felekler gibi yüce ve değerli olan insan...Yerler,gökler senin nazını çekmektedir...Ününün nerelere yükseldiğini biliyor musun? Senin zan ve tahmin edebileceğin mertebeden daha yükseklere...
...
Allah'a kulluk ile vakit geçir,geçim kaygısı çekme...Sana gelecek kısmet geri dönmez...
...
Biz pergel gibiyiz...Bir ayağımız şeriatte sağlamca durur,öteki ayağımız yetmiş iki millet dolaşır...
...
Benim sözlerimi anlayabilenler takdir eder...Cennet sazcıları onun ahengini kendilerine halhal yaparlar...Güzel sohbetleri seçenler ister istemez bunlardan fayda görürler...Halbuki iyilerin sohbeti cihandan uzaklaştı...Bal sofrası şimdi arı kovanı oldu...Zamaneye bak ki bayağılar yüzünden insan insandan sakınmaktadır...İnsanoğlunda irfan ve muhabbet kalmadığı gibi insanoğlu da aradan kaybolmuş...
...
Felek sana bir saadet cilvesi gösterirse aldanma...O bir seraptır...
...
Kendi benliğinden gafil olduğunun bile farkında değilsin...Bu fena diyarına gelirken yaptığın sözleşme şöyle idi: Gamlı,kederli geleceksin,tekrar beka alemine döneceksin...
...
Sel,hoşça akıp gittiği için gönlü rahattır...Ödağacı pek düğümlü olduğundan daima ateşe atılır...Keskin akıllı ol da kimseye gönül verme...Zaten kendi vücudun bile bu yolda sana kafi bir ağırlıktır...Daha ne kadar öteye beriye el atıp da: Keşki bundan daha yüce bir devlete ereydim diyeceksin? Bütün cihanı eline geçirsen bile giderken yine bırakacaksın...O halde bu arayıp didinmenin ne yeri var? Hırsı bırak...Çünkü o kulluk yolunu keser...Hırsının boynunu vuracak ancak kanaattir...
...
Bu firuze renkli kubbenin merkezi sana pek geniş ise de senin uçsuz bucaksız kuruntuların onu darlaştırmamıştır...Ya düşünmeden onu yakala,yahut bir kuruntu ile onu başına dar et...Ne çare ki Adem oğlunun kalbinde marifet,cihanda bir gönül ehli kalmadı...Dokuz feleğin iki 'hünername'sinde (gece ile gündüzünde) manalı bir suret yoktur...Mana alemine düşman olandan dostluk arama...Yılan kuyruğundan bengisu fışkırmaz...
...
Bilgili düşman,can kaygısı olsa da,cahil dosttan daha iyidir...
...
'Ömrün,güzel günlerin geçti,gecesi yaklaştı...Şu beden toprağına fırtınalar düştü...Gençlik ateşine su yürüdü...Sabah oldu...'Kır saçlar sabah rengine boyandı.' Hala uyku sarhoşusun...Kalk,güneş duvarı aştı...
Artık o cihangirlik hülyalarından geç,bırak şu gençlik adetlerini...Bu gelen ihtiyarlık demleridir...Gamla yaralanmış gönüller artık bulaşık ve karışık ihtiraslardan temizlendi...Akıl perişan,fikir dağınık,el işten,ayak yürümekten kesildi...Artık toprakla senin aranda sıkı bir dostluk başlamıştır...Ebedi rahata kavuşmak için ayağını biraz daha çukura yaklaştır...Bu kirli devreden sonra başlayan temizlik çağından daha rahat bir hayat yoktur...'
'Tanrı ulularının sayesini ara! Dostların rahatı için kendini sıkıntıya at! Dert al,derman ver ki sana ferman vermek kudreti erişebilsin! Sevgide sıcak,kinde soğuk ol! Ay gibi,güneş gibi mert huylu ol...İyilik yapmaya alışanların iyilikleri bir gün kendilerine döner...Çarhın dönüşüne kıyas yoluyla bakarsan iyilikte de,kötülükte de haktan ayrılmadığını görürsün...'
'Ezeli nuru arayan göz,hayalat tarafına dönmez...'
Unut beni kalbimdeki hicranla yalnız kalayım
Kimsesiz bir yavru gibi kucağında ağlayayım
Bu kaçıncı söz verişin söyle nasıl inanayım...
darılma,darılma
seven seveni affedermiş...
dokunma,dokunma...