Bir mağdur çocuğun gizlendiği
Kekeme bir avukatla kaybederken davayı
Tüm ana-babalar beraat etti şehvetten
Dokuz doğuran bir gurbetin taşrasında
Mahalleler, kasabalar, köyler kuruldu
Gittikçe çoğalan dağlarda
Arttı özlemin nüfusu.
Kuytularına gecekondular böldüler saraylarından.
Tüm dualar birbirine yapışınca oluştu zaman
Umudun mermerinden doğdu ‘’yarın’’
Bekleyişler çoğaldı –istek kipi suflelerle
Bonkör bir yılgınlık ‘’yatırım’’ı
Bir köhne verimlilik
Bir mum güvesiydi kovan-kıran arılarda
Coğrafyanın iktisat kın’larında büyüyen çocuklar
Dilek terlerinin silindiği ıslak bir çaputun
Bozkırda yarabandı gibi bir ağaçta
Meyve verip doyurmasıydı bir ülkeyi
Dilek tutarken yorulmak olmazdı oysa
Pasta mumlarını üflemek kadar hafifti
Doğru çabaya toslamaktı zaman
Zamanı ikiye hatta üçe bölen
Hayta boyutlarla döndüren
Son süratte sırat köprüsüne dalıp
Toslamaktı cennet refüjüne
Bakışımızda delik açtı fırtına
Ağaçkakan anıların gagalarıyla büyüdü delik…
Oksijeni hazır buldu yangınlar
Filtresi kırık bir zehirle yundu sular
Ve susuzluğun gözleriyle okurken
Dipnotunda pınar gizli iklimi
Gözlerimiz sımsıcak asfaltlar gibi
Bir renk körlüğünde diktik çocuk güneşini
Kot ceketLerinde yamalarla : rock grubu peçlerine benzeyen..
Ve bir fondiple yutkunan bir adamın nehri neyse
Oydu bizim akıntımız
Alıştık akmaya
Dalgaların ceveLanlaRıyla
Hayalet kapılara anahtardı kadınların kirpikleri
Adamların dinginliği
Çocukların baş eğdiği : kuşlara
Bir uyanış : kirpiğin kalkması
Anahtardı hayalet kapılara
Çünkü ölgün kapılar
Hiçbir zaman beklemezdi bizleri.
Şimdi götürsünler : hepimizi çevRelemiş
Kekeme duvarlara mıhlamış iklimleri
Götürsünler biçilen çimenlerin altından
Kemiklerin altından, çürükçül feryattan
MeteorLarın uyuduğu faylardan
Götürsünler eriklere
İlk kez adım atacağız bir gemiye
Bilinmeyen duygularla
Amigdala’nın bağırsağından
Feveranı ayak bileğine indirip
Nasıl başını çıkarırsa kaplumbağa
Bir daha geri sokmamak üzere!
İşte öyle!
Dönüşeceğiz bir popçunun molasında
Playback’ten kemanlara kemanlardan piyanoya
Gürül gürül bir senfoni çıkacak ağzımızdan!
Her kulağa sokulacağız kolonyalar sürünüp.
Solgun renklerle çalkalanan gözlere
Her gözü dönmüş kâbusa yuvalanacağız
Ardımızda bırakıp bütün tazıları.
Anlatacağız
Çocukluğu ormanda geçmiş bir adamla
Yıllardır bozkırda yaşayan bir kadının evliliğini
Anlatacağız bir çocuk mağdurluğuna gizlenmiş
Bir avukatın kekemeliğini
Tüm ana-babalar şehveten ve kerhen
Bizi dilsizliğe bırakacak.
Tüm ana-babalar şehveten ve kerhen
KuytularıMıza gecekondular bölecek saraylarından.
Kayıt Tarihi : 15.08.2026 12:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!