öfkeliyim bugün Şirâze bu yerde nokta olup da gelene geçene bir fasılalık ferahlık veremeyişime bu yerde karanlığın güneşe duruşundan an alıp üzerime sunamayışıma her işi boş koşturup duranlara bu yerden geçtim Şirâze geçtim de imdad edenlerin sesini duyamayışıma öfkeliyim kendime, içimde dolanmada nefsime… “insan olan anlar” dediler “insan olan hem anlar, hem yapar” dediler “insan olan hem anlar, hem yapar, hem de teslim olur” dediler hep dediler Şirâze ben’in anlamayışına, ben’in yapmayışına, bir de ben’in teslim olmayışına öfkeliyim
öfkeliyim bugün, bugün öfkeliyim Şirâze bulutlar salkım saçak geçiyorlar göğümden, güneş arada göz kırpıyor baharınsa sonu geldi buralarda, kış camın ardında hiddetle esiyor bu halde işte sana nispet öfkeliyim Şirâze nereden başlayacağımı bir türlü bilemediğim ruh esintilerimin gerisinde oradan oraya, bazen de buradan oraya savruluyorum öfkemi durdurmanın, olmadı susturmanın, olmadı alevini söndürmenin, daha da olmadı onu yok etmenin bir yolu belki on yolu, belki de sayısız yolu var da ben birini bile bulup içine dalamıyorum Şirâze bil ki ben bugün öfkeliyim
Önde zeytin ağaçları arkasında yar Sene 1946 Mevsim Sonbahar Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim Dalları neyleyim. Yar yollarına dökülmedik dilleri neyleyim. Yar yar!..Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar Değirmen misali döner başım Sevda değil bu bir hışım Gel gör beni darmadağın Tel tel çözülüp kalmışım. Yar yar Canımın çekirdeğinde diken Gözümün bebeğinde sitem var
öfkeliyim bugün Şirâze
bu yerde nokta olup da gelene geçene bir fasılalık ferahlık veremeyişime
bu yerde karanlığın güneşe duruşundan an alıp üzerime
sunamayışıma her işi boş koşturup duranlara
bu yerden geçtim Şirâze
geçtim de imdad edenlerin sesini duyamayışıma öfkeliyim
kendime, içimde dolanmada nefsime…
“insan olan anlar” dediler
“insan olan hem anlar, hem yapar” dediler
“insan olan hem anlar, hem yapar, hem de teslim olur” dediler
hep dediler Şirâze
ben’in anlamayışına, ben’in yapmayışına,
bir de ben’in teslim olmayışına öfkeliyim
öfkeliyim bugün, bugün öfkeliyim Şirâze
bulutlar salkım saçak geçiyorlar göğümden, güneş arada göz kırpıyor
baharınsa sonu geldi buralarda, kış camın ardında hiddetle esiyor
bu halde işte sana nispet öfkeliyim Şirâze
nereden başlayacağımı bir türlü bilemediğim ruh esintilerimin gerisinde
oradan oraya, bazen de buradan oraya savruluyorum
öfkemi durdurmanın, olmadı susturmanın, olmadı alevini söndürmenin,
daha da olmadı onu yok etmenin bir yolu belki on yolu,
belki de sayısız yolu var da ben birini bile bulup içine dalamıyorum
Şirâze bil ki ben bugün öfkeliyim
Herkes cumaya gitti sanırsam
Çok sıkıcısınız kitle
Buralar dutlukken ne güzeldi
Çizdim
Oynamıyorum
Önde zeytin ağaçları arkasında yar
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim.
Yar yollarına dökülmedik dilleri neyleyim.
Yar yar!..Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım.
Yar yar
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var
Avareyim
Asudeyim
Yorgunum
Bilmiyorum neden sana vurgunum
Canım sıkılıyor ya
Beğeniyorum ama kimi
En tatlı birisini
Nasıl anlatsam ki sana
İlk harflere baksana