Köyün meydanında ateş tütüyor,
Koca tencereler yemeğe bakar.
Taze başaklar topraktan bitiyor,
Alın teri damla damla sel akar.
*
Değirmen taşına dökülen tanem,
Zahmeti çekerek yorulan sinem,
Harran ovasında kavrulan ninem,
Hasat rüzgarıyla şimşekler çakar.
*
Damların üstüne serilen nimet,
Fatma gelin kışa hazırlar kısmet,
Soframıza gelsin bereket rahmet,
Yağmur bulutları kederi yıkar.
*
Elekten geçirir nasırlı eller,
Yorgunluktan sızlar bükülen beller,
Türküler fısıldar kurumuş diller,
Güneşin sıcağı ömründen bıkar.
*
Odun dumanından genzi sızlıyor,
Çoban Hasan dağda koyun gözlüyor,
Evdeki yavrular aşı özlüyor,
Akşam vakti gökte yıldızlar çıkar.
*
Bakırcı çarşısı duymaz sesini,
Antep sokakları saklar yasını,
Rızkı için verir son nefesini,
Pişirdiği lokma mis gibi kokar.
Kayıt Tarihi : 24.06.2026 09:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!