Torosların ecesinin şerefine kadeh döner,
Sözcüğünün balı gelir dilindeki ateş söner,
Valdesinin ocak başta hamurundan terler iner,
Tırpan tutan beylerini tabağında börek bekler.
*
Bekâr geçen boş yaşına rağmen asla boyun bükmez,
Görücüler kapı çalsa misafire surat dökmez,
Büyüklerin sohbetinde otağlara gölge çökmez,
Ceyhan nehri sularında ufacık boz ördek gezer.
*
Baş eğerken şu sevdası iliklere kadar kanar,
Deli dolu loş mehtabı üşüyen geyikler sunar,
Yüce sevda ta göğüsten göğüse atlayıp konar,
Hâlsiz düşüp sızlayarak ruhlar balçıklara erer.
*
Ebeveyni doğar doğmaz Armağan adını takmış,
İhtimal ki düğünlerde lütfedilen taca bakmış,
Kırlardaki merasimde saçlarına kına yakmış,
Döşeğinin kenarında sazanlar kümece yatar.
*
Pamuk tarlası içinde umutları filizliyor,
Armağan gelin çıkmadan nasibini eşeliyor,
Turunç kokulu bahçede dertlerini deşeliyor,
Uzun gecenin ardından gün ağarken uyuyacak.
Kayıt Tarihi : 24.06.2026 08:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!