Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • Godot'yu Beklerken08.02.2026 - 10:38

    Bekleme halinde her şeyi anlatanlar kaybetmeye yakındır :
    artık kişisel bir alanda aynı metafizik oyunu daha keskin sınırlarla yürümektedir
    Gizli kalsın; sırlarım olmasın mı? Yatadanım.


    Her şeyi anlatan kaybeder, ben susan taraftayım.

    Kalbim açık, defterim kapalı.

    Bazı doğrular söylenmez; taşınır.

    Herkes bilirse eksilir, ben biraz eksik kalayım.

    Dilim kısa, hafızam uzun.

    Anlatacak çok şeyim var; anlatmamam bundandır.

    Sır saklamak yalan değil, kendine sadakattir.

    Göründüğüm kadarım; bildiğim kadar değil.

    Sessizlik de bir ahlaktır, herkes taşıyamaz.


    Ama aslında anlam kazandıkça metne yakışıyor ve duvar yazısı, sticker haline geliyor:

    Bekliyoruz. Başka plan yok.

    Gelmeyecek ama bekleniyor.

    Bugün gitmeyelim, yarın da bakarız.

    Zaman geçmedi; biz eskidik.

    Buradayız çünkü başka yer yok.

    Bir şey olacak dendi, oturduk.

    Gitsek de aynı yer.

    Beklemekten vaz geçersek başlarız.

    Godot yok, alıştık.

    Durmak da bir eylem.

    Tiyatro çıkışında ise bu sıradan durum bir kimliğe dönüşür

    Ben bekleme halindeyimdir
    Bu bir sır korunma biçimidir
    Sessizliğin bilinç kazanmış halidir
    Zaman geçmez
    Söz verilmiştir

    Eylemsizlik ise askıda olanların tarafında kalmış hissi uyandırır
    İddiasız ama biraz alaycıdır

    durmak ve beklemede kalmak artık bir yerden gelmek ve bir hâlden konuşmak gibidir
    ama dünya bu gibi oyunlar için suni renkler sunmayı sevmez

    Godot evrenine yakışmalıdır

    Örn: Gizli kalsın sırlarım, olmasın mı yatadanım !
    Bu absürt selâm artık bir iç ses mırıldanmasıdır ve bu ironi de Godot'a yakışır ama Godot evreninde Anadolu aksanı olması için Godot yok, alıştık.

    Bu açıdan da bakılabilir.
    Teşekkürler.

  • Godot'yu Beklerken08.02.2026 - 09:15

    Hayatta hiçbir şey zorla olmaz ama zorla güzellik hiç olmaz yani...
    Yoksa susmak sabır değil kendini tutmak olur yani savunmaya dönüşür.
    Savunma refleksleri kaos ortamında otoriterliği eleştirir, sessiz kalanın değil zorlayan tarafın sorumluluğuna işaret eder, kendisi kötü değil de bir şeylere mecbur kalmak istemiyor.
    Henüz duvarlara yazılmadığı dönemlerde bu sözler atasözü gibi saptırılırlar.

    Kısa
    Tok
    Hem dünyevi
    hem de uhrevi ağırlığı var.
    Metafizik yanı adına doğaüstü yaklaşımlara evrensel bir sınır çiziyor.

    Güçlü ve istikrarlı sanıldığında incelemeler varoluşsal değil oysa gerçek olma ve gerçekliğe katılma durumudur.

  • Godot'yu Beklerken08.02.2026 - 05:00

    VLADIMIR : Hiç terk ettim mi seni?
    ESTRAGON : Gitmeme izin verdin.

  • Dinlesen Daha İyi04.02.2026 - 15:20

  • Esmaül Hüsna28.01.2026 - 10:08

    Artık siz beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, bana nankörlük etmeyin! Bakara 152

  • Dinlesen Daha İyi21.01.2026 - 15:54





    pek mistik değil yani

  • Dinlesen Daha İyi21.01.2026 - 15:51

  • Toplumda Bireysel Takıntılar08.01.2026 - 14:11

  • Dinlesen Daha İyi24.12.2025 - 20:19

  • Esmaül Hüsna23.10.2025 - 08:39

    Ebû Hüreyre -radıyallahu anh- Resûlullah’ı -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyururken işittiğini söylemiştir:

    “Vallahi ben günde yetmiş defadan fazla Allah’tan beni bağışlamasını diler, istiğfar ederim.” (Buhârî, Hadis ,Daavât 3. Ayrıca bk. Tirmizî, Tefsîru sûre (47) İbni Mâce, Edeb 57)