Yani bu açıdan insanda zerre kadar akıl olsa allah bana kâfi diyeceği yerde ilgisiz resimlerin beni seç pes bir sese demezmiş
"Yürüyüşünde ölçülü ol; sesini pesten al ve alçalt. Seslerin en çirkini, eşeklerin sesidir." Lokman Suresi
yani ne dediysen sen daha iyi bilirsin o dediklerini bırak da sessizliği seçer gibi kitabını seç oku allah'a şirk koşma bu sayede anlaşılamayan bir eşek veya seslerin en çirkini diye itelenen bir hitap bulmazsın belki allah'a sığın demek bence
Atatürk bazı kereler çalışırken okuduğu tefsirlerin çok tesirinde kalırdı ve de “Hey büyük Allahım... Kuran’a inanmayan kafirdir, bize nasıl yol gösteriyor? Bunları tüm dünyaya okutmalıyız” diye de söylenirdi. Sonra o an yanındaki bizlere, “Okurken ruhum coşuyor, size de oluyor mu?” diye de sorardı, ama o anlarda gözleri hafifçe dalar ve kızarırdı. Neticede Kuran Türkçe yazılarak okunmaya, bu çalışmalar sonucu başlatılmıştır. Dini tarihimizi ve bilhassa peygamberimizi, savaşlarını, tarih kitaplarından çokça okur ve hayranlığını sıkça dile getirirdi, hele hele Bedir savaşını hep hayranlıkla anlatırdı. “en büyük bir zaferdir” derdi. Yavuz Sultan Selim ve Timurlenk de hayran olduğu padişah ve komutanlardı, ama en çok takdir ettiği kişiyse Hz. Muhammet (S.A.V.)idi. “O yoklukta ve mahrumiyette, o cehalette, yoktan var ederek bir devlet kurmak kolay iş değildir, ama Hz. Muhammet (S.A.V.) o zoru başarmıştır” der ve takdir hislerini çokça zaman arkadaşlarına anlatırdı. Hatta zaman zaman TBMM de de dile getirdiğine de şahit olmuşumdur. Bu mu Allahına, kitabına inanmayan Atatürk? Günahtır, ayıptır, yazıktır.
Beşeriyetin taş devirlerini bir kenara bırakalım. Maden devirlerinden, muhtelif madenlerden, kemiklerden yapılan eserler, her nevi aletler ve süs eşyası idi. Çamurdan tuğla, çanak çömlek ilk insanların yaptığı eserlerdendir. Hayvanları ehlileştirmek, onlardan muhtelif suretlerle istifade etmek, hayvanları sürüler halinde bulundurmak, insanların ilk yaptıkları işlerdendir. Ziraat da böyledir. Bundan başka insanlar bulundukları mıntıkaya göre kerpiçten, tuğladan veya taştan binalar da yaptılar. Kanallar açarak bataklıkları kurutmak, muhtelif tarzda sulama usulleri de insanların ilk buldukları şeylerdendir. Güneşi ve yıldızları müşahade sayesinde takvimin esasını koyan, tabiatın en büyük kuvvet olduğunu keşfeden binlerce sene önce yaşamış eski insanlardır. Gemi inşa ederek denizlerde dolaşmak kabiliyetini de gösteren, ticaret etmesini öğrenen bu insanlardır. İlk demokrasi esasına müstenit cemiyet ve devlet müesseseleri vücuda getiren de onlardır. Bütün bu saydıklarımız dünyada ve beşeriyette ilk medeni eserlerdir. Bu medeni eserleri barındıran dünyada ve beşeriyette ilk yapmış ve yaymış olan insanlar Türk ırkındandır.
Ergün Sarı, Atatürk'le Konuşmalar, İstanbul 1981, s. 184
"Bizim kuşağın gençlik yıllarına Osmanlılık telkin ve etkileri hâkimdi. İmparatorluk halkını meydana getiren Türk’ten başka uluslara, bu arada yanlış bir din anlayışıyla Arap’lara, sarayın, ordu ve devlet ileri gelenleri arasında bulunan ırkdaşlarının etkisiyle Arnavut’lara özel bir değer veriliyor, onlardan söz edilirken “kavm-i necib” deyimi ile sıfatlandırılarak bu duygunun belirtilmesine çalışılıyor, memleketin sahibi ve devletin kurucusu olan biz Türk’ler, ikinci plânda gelen önemsiz halk yığınları sayılıyordu.
Şair Mehmet Emin Yurdakul’un, ilk defa Manastır Askerî İdadisi’nde öğrenci iken okuduğum “Ben bir Türk’üm, dinim, cinsim uludur” mısraıyla başlayan şiirinde, bana ulusal benliğimin gururunu tattıran ilk anlatımı bulmuştum. Fakat ben asıl bunu, orduya katıldığım ilk günlerde, bir Anadolu çocuğunun gözyaşlarında gördüm ve kuvvetle duydum. Ondan sonra Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım oldu. Kendimi hiçbir zaman Osmanlılığın telkin ettiği başka ulusları öven ve Türklüğü aşağı gören eksiklik duygusuna kaptırmadım.
Artık bu yanlış görüşe son vermek, Türklüğümüzü bütün soyluluğu ile tanımak ve tanıtmak gerekmektedir” dedim ve o andan beri inandığım bu gerçeğe bütün Türklerin inanmasını, bununla övünüp kendine güvenmesini ülkü bildim."
Efendiler ! Biz bağımsızlığımızı güven altında bulundurabilmek için toptan, milletçe bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı savaşmayı uygun gören insanlarız.
M. Kemal Atatürk
Bir millet yalnız kendi gücüne dayanarak varlığını ve bağımsızlığını sağlayamazsa şunun bunun oyuncağı olmaktan kurtulamaz.
Türk çocukları biliyor ve bilmelidir ki onlar 400 çadırlı bir aşiretten değil, on binlerce yıllık medeni ve yüksek bir ırktan gelen yüksek kabiliyetli bir millettir.
M. Kemâl Atatürk
Arkadaşlar, ben namuslu bir askerim. Benimle arkadaş olmak isteyen kişilerin de namuslu olması lâzımdır.
M. Kemâl Atatürk
CHP'nin sonuna kadar benim partim olarak kalacağını nereden bileyim?
M. Kemâl Atatürk
Sen hiç sevildin mi? Bundaki zevk hiçbir şeyde yok. Hele âşığın Türk milleti olursa.
M. Kemâl Atatürk
Eskiden bunun bin mislini gizli gizli içerek türlü fesatlıklar yapan ikiyüzlü sahtekârlar vardı. Ben sahtekâr değilim. Milletimin yükselişi şerefine içiyorum.
M. Kemâl Atatürk
Her kahraman Türk erkeği, kahraman bir Türk kadınının oğlu olduğunu bilir.
M. Kemâl Atatürk
Hayatımda yaptığım hatalardan biri de evlenmektir. İşte görüyorsunuz... Ordular yönettim, Meclisler yönettim, savaşlar yaptım, kazandım ama bir kadını yönetemiyorum.
M. Kemâl Atatürk
Ben kalpleri kırarak değil, kalpleri kazanarak hükmetmek isterim.
M. Kemâl Atatürk
Ben bir defa söz verdikten sonra ondan şüphe etmeye kimsenin hakkı yoktur.
Yani bu açıdan insanda zerre kadar akıl olsa allah bana kâfi diyeceği yerde ilgisiz resimlerin beni seç pes bir sese demezmiş
"Yürüyüşünde ölçülü ol; sesini pesten al ve alçalt. Seslerin en çirkini, eşeklerin sesidir." Lokman Suresi
yani ne dediysen sen daha iyi bilirsin
o dediklerini bırak da sessizliği seçer gibi kitabını seç
oku
allah'a şirk koşma
bu sayede anlaşılamayan bir eşek veya seslerin en çirkini diye itelenen bir hitap bulmazsın belki
allah'a sığın demek
bence
bir öğüt de almak gerekirse
Atatürk bazı kereler çalışırken okuduğu tefsirlerin çok tesirinde kalırdı ve de “Hey büyük Allahım... Kuran’a inanmayan kafirdir, bize nasıl yol gösteriyor? Bunları tüm dünyaya okutmalıyız” diye de söylenirdi. Sonra o an yanındaki bizlere, “Okurken ruhum coşuyor, size de oluyor mu?” diye de sorardı, ama o anlarda gözleri hafifçe dalar ve kızarırdı.
Neticede Kuran Türkçe yazılarak okunmaya, bu çalışmalar sonucu başlatılmıştır. Dini tarihimizi ve bilhassa peygamberimizi, savaşlarını, tarih kitaplarından çokça okur ve hayranlığını sıkça dile getirirdi, hele hele Bedir savaşını hep hayranlıkla anlatırdı. “en büyük bir zaferdir” derdi. Yavuz Sultan Selim ve Timurlenk de hayran olduğu padişah ve komutanlardı, ama en çok takdir ettiği kişiyse Hz. Muhammet (S.A.V.)idi. “O yoklukta ve mahrumiyette, o cehalette, yoktan var ederek bir devlet kurmak kolay iş değildir, ama Hz. Muhammet (S.A.V.) o zoru başarmıştır” der ve takdir hislerini çokça zaman arkadaşlarına anlatırdı. Hatta zaman zaman TBMM de de dile getirdiğine de şahit olmuşumdur. Bu mu Allahına, kitabına inanmayan Atatürk? Günahtır, ayıptır, yazıktır.
??KAYNAK: ATATÜRK'ÜN YANI BAŞINDA, ANI, ...
Milletin efendisi yoktur, hizmetkarı vardır.
M.K. Atatürk
Dünyanın en zor işi Türk milletini ayağa kaldırmaktır. Bundan daha zor olanı ise harekete geçmiş olan Türk milletini durdurmaktır.
M.K. Atatürk
Beşeriyetin taş devirlerini bir kenara bırakalım. Maden devirlerinden, muhtelif madenlerden, kemiklerden yapılan eserler, her nevi aletler ve süs eşyası idi. Çamurdan tuğla, çanak çömlek ilk insanların yaptığı eserlerdendir. Hayvanları ehlileştirmek, onlardan muhtelif suretlerle istifade etmek, hayvanları sürüler halinde bulundurmak, insanların ilk yaptıkları işlerdendir. Ziraat da böyledir. Bundan başka insanlar bulundukları mıntıkaya göre kerpiçten, tuğladan veya taştan binalar da yaptılar. Kanallar açarak bataklıkları kurutmak, muhtelif tarzda sulama usulleri de insanların ilk buldukları şeylerdendir. Güneşi ve yıldızları müşahade sayesinde takvimin esasını koyan, tabiatın en büyük kuvvet olduğunu keşfeden binlerce sene önce yaşamış eski insanlardır. Gemi inşa ederek denizlerde dolaşmak kabiliyetini de gösteren, ticaret etmesini öğrenen bu insanlardır. İlk demokrasi esasına müstenit cemiyet ve devlet müesseseleri vücuda getiren de onlardır. Bütün bu saydıklarımız dünyada ve beşeriyette ilk medeni eserlerdir. Bu medeni eserleri barındıran dünyada ve beşeriyette ilk yapmış ve yaymış olan insanlar Türk ırkındandır.
Ergün Sarı, Atatürk'le Konuşmalar, İstanbul 1981, s. 184
"Bizim kuşağın gençlik yıllarına Osmanlılık telkin ve etkileri hâkimdi. İmparatorluk halkını meydana getiren Türk’ten başka uluslara, bu arada yanlış bir din anlayışıyla Arap’lara, sarayın, ordu ve devlet ileri gelenleri arasında bulunan ırkdaşlarının etkisiyle Arnavut’lara özel bir değer veriliyor, onlardan söz edilirken “kavm-i necib” deyimi ile sıfatlandırılarak bu duygunun belirtilmesine çalışılıyor, memleketin sahibi ve devletin kurucusu olan biz Türk’ler, ikinci plânda gelen önemsiz halk yığınları sayılıyordu.
Şair Mehmet Emin Yurdakul’un, ilk defa Manastır Askerî İdadisi’nde öğrenci iken okuduğum “Ben bir Türk’üm, dinim, cinsim uludur” mısraıyla başlayan şiirinde, bana ulusal benliğimin gururunu tattıran ilk anlatımı bulmuştum. Fakat ben asıl bunu, orduya katıldığım ilk günlerde, bir Anadolu çocuğunun gözyaşlarında gördüm ve kuvvetle duydum. Ondan sonra Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım oldu. Kendimi hiçbir zaman Osmanlılığın telkin ettiği başka ulusları öven ve Türklüğü aşağı gören eksiklik duygusuna kaptırmadım.
Artık bu yanlış görüşe son vermek, Türklüğümüzü bütün soyluluğu ile tanımak ve tanıtmak gerekmektedir” dedim ve o andan beri inandığım bu gerçeğe bütün Türklerin inanmasını, bununla övünüp kendine güvenmesini ülkü bildim."
-Mustafa Kemal Paşa
bu duaların başında okuyabileceğin Allah'ın anlamlı isimleri ... aslında zaten
Efendiler ! Biz bağımsızlığımızı güven altında bulundurabilmek için toptan, milletçe bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı savaşmayı uygun gören insanlarız.
M. Kemal Atatürk
Bir millet yalnız kendi gücüne dayanarak varlığını ve bağımsızlığını sağlayamazsa şunun bunun oyuncağı olmaktan kurtulamaz.
M. Kemal Atatürk
Türkler, ahlakını hiçbir zaman bir peygambere muhtaç olacak kadar kaybetmemişlerdir.
M. Kemal Atatürk
Eğer Türkler müslüman olmasaydı, İslamiyet musevilik gibi göksel bir din olarak kalırdı.
M. Kemal Atatürk
Türk milleti hiçbir devirde insanların yaptığı putlara tapmamıştır.
M. Kemal Atatürk
Şeytan rahatsız olmuyor mu ? Zikirden?
seni andık
sen de bizi an
Türk çocukları biliyor ve bilmelidir ki onlar 400 çadırlı bir aşiretten değil, on binlerce yıllık medeni ve yüksek bir ırktan gelen yüksek kabiliyetli bir millettir.
M. Kemâl Atatürk
Arkadaşlar, ben namuslu bir askerim. Benimle arkadaş olmak isteyen kişilerin de namuslu olması lâzımdır.
M. Kemâl Atatürk
CHP'nin sonuna kadar benim partim olarak kalacağını nereden bileyim?
M. Kemâl Atatürk
Sen hiç sevildin mi? Bundaki zevk hiçbir şeyde yok. Hele âşığın Türk milleti olursa.
M. Kemâl Atatürk
Eskiden bunun bin mislini gizli gizli içerek türlü fesatlıklar yapan ikiyüzlü sahtekârlar vardı. Ben sahtekâr değilim. Milletimin yükselişi şerefine içiyorum.
M. Kemâl Atatürk
Her kahraman Türk erkeği, kahraman bir Türk kadınının oğlu olduğunu bilir.
M. Kemâl Atatürk
Hayatımda yaptığım hatalardan biri de evlenmektir. İşte görüyorsunuz... Ordular yönettim, Meclisler yönettim, savaşlar yaptım, kazandım ama bir kadını yönetemiyorum.
M. Kemâl Atatürk
Ben kalpleri kırarak değil, kalpleri kazanarak hükmetmek isterim.
M. Kemâl Atatürk
Ben bir defa söz verdikten sonra ondan şüphe etmeye kimsenin hakkı yoktur.
M. Kemâl Atatürk