Seni karanlıkta buldum sarının umudu yoktu ışıktan yalnız bir günün provasıydı aynalar
Kaçtığın anda tabana kuvvet yakalarken havadaki kuşları asırlık ve bin asırlık diye ayırıp günü
Hissettin dokunduğumu Anladın uykumun soluk rüyasından Beni tanımıyor senin kadar
Sen sus Kahraman Aşık sen biraz daha yakındaki kayık hey sen aklın son durağında hanımhanımcık
Yanına gelen bayramlıklar daha dün benden uzak bir pencereden rüyama daha bugün suçlunun izinde fenerle aklıma
Neydi o şarkı
Artık gerçek olmayan hayaller bayramındayız artık kiminin pusuya yattığı günleri siliyoruz tarihten Artık senin adın bilmecelerde bulundu benim yanımda olmaman sorun değil
Belki bir tabloda benim adımı arayan şaşkın tavuk belki yine umut zaten yok diye haklı şefkatini arayan annesinin belki yine korkak bir sorunun mert cevabında yokluğun
Davud dedi ki: “Andolsun, senin koyununu kendi koyunla rına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen or takların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır.” Dâvûd, bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbin den bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah’a yöneldi.
El Muhyi
hem ev hayvanları hem iyi duymak hem horoz hem mükafat
ama konusu artık. Hz. Davud'a merhaba demek gibi
konusu böyle olmuyor şunu anlayın lütfen (sanah 5)
şiirin açıklaması da
Allah bize adını belletmekten yorulmuş
tek bir adım atmadığı halde
kendi etrafında döner gibi
oysa ki zaten çoktan biliyoruz diye
çarptığı engelleri
sevmiyor bence
AMA PEYGAMBER TARİHİ OKUYUN
bana böyle emredildi -şiirimin içinden çünkü
ŞİİRİMİ BEĞENİN YETER BANA
yani elimizde kitaplar
cennet korkusu
bir tek kitap yok
herkes cennet diyor
bi yere kadar sabrım
.....
SON ŞİİRİMİ BEĞENİN -bana yeter
Seni karanlıkta buldum
sarının umudu yoktu ışıktan
yalnız bir günün provasıydı aynalar
Kaçtığın anda tabana kuvvet
yakalarken havadaki kuşları
asırlık ve bin asırlık diye ayırıp günü
Hissettin dokunduğumu
Anladın uykumun soluk rüyasından
Beni tanımıyor senin kadar
Sen sus Kahraman Aşık
sen biraz daha yakındaki kayık
hey sen aklın son durağında hanımhanımcık
Yanına gelen bayramlıklar
daha dün benden uzak bir pencereden rüyama
daha bugün suçlunun izinde fenerle aklıma
Neydi o şarkı
Artık gerçek olmayan hayaller bayramındayız
artık kiminin pusuya yattığı günleri siliyoruz tarihten
Artık senin adın bilmecelerde bulundu
benim yanımda olmaman sorun değil
Senin adın neydi
Selâm
anımsamak komik olmadı
izlemek fayda vermedi
umutlar da karanlığa gömülmüştü rüyalarla
Belki bir tabloda benim adımı arayan şaşkın tavuk
belki yine umut zaten yok diye haklı şefkatini arayan annesinin
belki yine korkak bir sorunun mert cevabında yokluğun
Yoksun
Selâm
Tarafını bilmediğim davetler
Yaradana sunmadığım hizmetler
bekleyenler arasında kıymetsiz hitaplar
Bir ışık yaksın diye bağıran cansız yarınlar
Onlar var artık aklımda
küçük bir satıra sığmış ayakkabın
çantanda birikmiş kitapların
onlar yok yarın da
Benim sevgimi tartan terazide tarzın
kendi yakınında bulduğun bir anımdan düşünce ağızlığını
Baksana biraz dışarıya
çık soluk al da dön
Demezler sana
dün tüfekle kovalayamadı diye bu başına gelenler
korkma onlar dün de vardı yazgında
sen kelimelerle ağla
gözyaşımı anladığında ara beni
Kaç gün soracak duyarlı kedi kalbini
kaç günümüz kaldı sandın dünden beri
Akıl oyunu bunlar
ver elini
Takmıyorum kafama ama duygusal eksiklik başımda ağırlık yapıyor
Yarının rengini hep bir tek kendi farkım biliyor
yazmakla bitmiyor ama korku
saçma olduğundan yarın yine bir gün beni unuttuğun yerde
tek suçlu sen
tek aptal ben olduğumda
Işıkları kapatın
Allah'tan korkan
- sevdiğine kavuşurmuş
- kitabını da okurmuş
- eve de dönermiş
- haritayı boyarmış
- yolunu bulurmuş
- merhabası eksik kalmazmış
- çalışır mutlu olurmuş
- ...
amelleri olurmuş
böyle oluyomuş bana bir konu
EVİMDE
resim suretleri
eğlence anlayışları
farklı konu yani
şunun da sesini kısın
kendi sesinizi de kısın
gereksiz sesi de kısın
şeytanın sesini de kısın
niye bizim sesimizi kısıyorsunuz
?
Davud dedi ki: “Andolsun, senin koyununu kendi koyunla
rına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen or
takların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip
salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır.” Dâvûd,
bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbin
den bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah’a yöneldi.
El Muhyi
hem ev hayvanları
hem iyi duymak
hem horoz
hem mükafat
ama konusu artık. Hz. Davud'a merhaba demek gibi
konusu böyle olmuyor
şunu anlayın lütfen (sanah 5)
yani artık horoz bizi sabah uyandırmıyor da
horoz dövüşü oluyormuş
biz uyandırdı diye ne dileyecekmişiz artık horoz için
*
keşke uyandırsaydı horoza mı diyorsunuz yani siz
akşama kadar zikir olsun
sen peygamberleri an
bir de türkü oku
euzu de
ben dedirttim desin biri
aynı konu olmuyor
hiçbir zaman olmadı
asla da olmayacak
herkesin evinde okuması gereken bir kitap bu
bana bir kitap kaldı mı
hayır
kitap kaldı
BANA BİR KİTAP KALDI MI
HAYIR
bu da ilim.
sorun yok gibi görünüyor
o zaman ben peygamberler mutluysa ben de mutluyum diyeceğim
aramızda başka bir bağ kalmadı anlamını da taşıyor
euzu dedirtememek dahi
dedirtemiyormuşsun zaten zorla "euzu"
demek ki baskı zulümdür
ama kitabı alsam elime
şiir de değil
ne de şair
desem
euzu konusunu açsam
misal seni versem
bu zulme ortak olmaktır artık