arjantinli ünlü golfçü robert de vincenzo, yine bir turnuvayı kazanmış, ödülünü alıp kameralara poz vermiş ve kulüp binasına gidip oradan ayrılmak üzere hazırlanmıştı. bir süre sonra binadan çıkıp otoparktaki arabasına yürürken yanına bir kadın yaklaştı. kadın başarısını kutladıktan sonra ona çocuğunun çok hasta ve ölmek üzere olduğunu anlattı. zavallı kadının hastane masraflarını ödemesi olanaksızdı. kadının anlattığı öykü de vincenzo'yu çok etkilemişti, hemen cebinden bir kalem çıkarttı ve turnuvadan kazandığı paranın bir miktarını yazdı çek defterine. çeki kadının eline sıkıştırırken de ona, 'umarım bebeğinin iyi günleri için harcarsın' dedi. ertesi hafta kulüpte öğle yemeği yerken, profesyonel golf derneği' nin bir görevlisi yanına geldi. 'otoparktaki görevli çocuklar bana geçen hafta turnuvayı kazandıktan sonra yanına bir kadının geldiğini ve onunla konuştuğunu söylediler' dedi. de vincenzo evet anlamında başını salladı. 'evet' dedi görevli, 'sana bir haberim var. o kadın bir sahtekardır. üstelik hasta bir çocuğu da yok. seni fena halde kandırmış arkadaşım. ' de vincenzo, ' yani ortada olumu bekleyen bir bebek yok mu? 'dedi.'hayır, yok' dedi görevli. 'işte bu, bu hafta duyduğum en iyi haber.' dedi
yavuz sultan selim, sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, yavuz ona: - 'sen sır saklamayı bilir misin? 'diye sormuş. vezir: - 'evet hünkarım, bilirim' dediğinde,yavuz cevabı yapıştırmış: , ben de bilirim.'...............................................
vayy be. pc de 4 sene önceden yazdığım yazıyı buldum. orjinal serbest kürsü var idi o zamanlar tekrar asalım bakalım kimler zıplayacak :) **************************************************
FORUM: Serbest Kürsü 02.03.2012 22:24:00
***************** İnternet insanları ********************* daha önce değindiğim konular dışında gördüklerim ve anlamaya çalışıp anlayamadıklarımı,eleştirilerimi yazmaya devam..
2004 yılında tanıştım internetle o zamandan bu yana öyle insanlar tanıdımki şaşkınlığım küçük dilimi yutacak düzeydeydi. saftirik anadolu delikanlısı bir maraba olarak (oysaki adanalıyık uyanık geçinirik ya) ne tezgahlar gördüm ne şeytani insanlar tanıdım valla şeytan görse bunları arkasına bakmadan kaçar.. neticede öpüle öpüle öpmeyi öğrendik.. net insanlarını tanımaya başladık hatta yazı karakterinden fikir sahibi bile olmaya başladık. kompleks yüzünden evden dışarı çıkmadığı halde kendini oxford mezunu olarak tanıtanına bile rastladık. bir tanesi ne iş yaptığımı sordu inşaat dediğimde çok şaşırdı inşaatçı biri böyle şiirler yazamaz dedi neden dedim sanıyorki bütün şairler boğazda rakısını yudumlayıp keyif yaparken şiir yazıyor bir kısmı kişiliksiz olduğu için sürekli başka kişiliklere bürünmekte ve yeni kimliğiyle farklı kişi olarak arkadaş olup bizi çözmeye uğraşmakta bazıları parmaklarının sihirli olduğu zannına kapılmış olacakki parmak izlerimiz dokunduğumuz hayatlardan asla kaybolmaz sanarak hergün yeni birini tanıyıp sanal ilişki kurmak peşinde kimisi o kadar zeki o kadar akıllı! anlatamam. gidiyorum dediği halde gitmemiştir en az 5 değişik rumuzla forumdadır. aklınca insanların tanımadığını sanarak yeni avlar peşinde gezerler. biri onları bırakırsa her türlü çamuru yapmaktan çekinmezler değişik rumuzlarla gelip hakaret bile yağdırabilirler kimisi evli mutlu çocuklu olduğu halde yinede değişik birşeyler ararlar. ama ne aradıklarını kendileride bilmezler. kimisi kendine vahiy geldiği hissiyle sanal irşad etmekle mükelleftir. onlar Allah ın seçilmiş kullarıdır. kendi yapmadığı herşeyi yapasın diye öğütler. kimiside bir süre kaybolur ne kadar değer verildiğini sohbetinin aranıp aranmadığını görmek için takip ederler. kimisinde o kadar mavi boncuk varki dağıta dağıta bitiremez. değişik nicklerle aynı kişiye bir kaçtane daha vermektende çekinmez. sanal dünya yaşam biçimleri olmuştur. ne kadar insanı etkisi altına aldığına bakarak kendi kendine övünürler bir kısımıda evlidir. sosyal hayatı ev, market arasındadır. bilgileri sıfır olmasına karşın arama motorlarında buldukları sözlerin doğrumu yanlışmı olduğuna bakmadan kendi imalatıymış gibi yazmasınada rastgelmişizdir tabi internet bizim gibi hıyarlarla dolu olduğu için bunları yemek isteyen salata meraklısıda çoktur. eğer öpülüyorsak bize müstehaktır.
şimdi bu yazıyı okuyup sittir lan diyen çok olacaktır. diyebilirler onların deme özgürlüğü vardır benimde yazma... kimiside sana hınç doludur. kusamaz içindekileri sonra dayanamaz başka bir nickle gelir içindeki cerahatları kusar rahatladığını sanır oysa karşıdaki size kızamaz bile çünkü bir hiçe kızılmazki. kendisi olarak yazamayan bir salağa neden kızasınki
haa sözlerim taaaa meclisten içeridir........... der wolfson
“Aptallara göre insanlar; ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, dil ve din başta olmak üzere sekizden fazla kategoriye ayrılır. Oysa olay bu kadar karmaşık değil. İnsanlar sadece ikiye ayrılırlar; iyi insanlar ve kötü insanlar.”............................................................
arjantinli ünlü golfçü robert de vincenzo, yine bir turnuvayı kazanmış, ödülünü alıp kameralara poz vermiş ve kulüp binasına gidip oradan ayrılmak üzere hazırlanmıştı. bir süre sonra binadan çıkıp otoparktaki arabasına yürürken yanına bir kadın yaklaştı. kadın başarısını kutladıktan sonra ona çocuğunun çok hasta ve ölmek üzere olduğunu anlattı. zavallı kadının hastane masraflarını ödemesi olanaksızdı. kadının anlattığı öykü de vincenzo'yu çok etkilemişti, hemen cebinden bir kalem çıkarttı ve turnuvadan kazandığı paranın bir miktarını yazdı çek defterine. çeki kadının eline sıkıştırırken de ona, 'umarım bebeğinin iyi günleri için harcarsın' dedi.
ertesi hafta kulüpte öğle yemeği yerken, profesyonel golf derneği' nin bir görevlisi yanına geldi.
'otoparktaki görevli çocuklar bana geçen hafta turnuvayı kazandıktan sonra yanına bir kadının geldiğini ve onunla konuştuğunu söylediler' dedi. de vincenzo evet anlamında başını salladı. 'evet' dedi görevli, 'sana bir haberim var. o kadın bir sahtekardır. üstelik hasta bir çocuğu da yok. seni fena halde kandırmış arkadaşım. '
de vincenzo, ' yani ortada olumu bekleyen bir bebek yok mu? 'dedi.'hayır, yok' dedi görevli.
'işte bu, bu hafta duyduğum en iyi haber.' dedi
yavuz sultan selim, sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, yavuz ona: - 'sen sır saklamayı bilir misin? 'diye sormuş. vezir:
- 'evet hünkarım, bilirim' dediğinde,yavuz cevabı yapıştırmış:
, ben de bilirim.'...............................................
Dayan be yüreğim! ..
Dayan! ..
Kıyamet değil kopan,
birkaç çürük ip...
Dehleyip layığına alayını,
açılmak var pupa yelken
başka sularda...
Kalmazsa kalmasın
dost most...
Yalnızlık
pahalı post gerçi ya
yakışır aslanıma! ..
Dayan be yüreğim! ..
Dayan! ..
O fırtınada yıkılmadıysan
yıkılmak yok sana! .............................
Zamansız geliyorsun aklıma...
Gece ve gündüz ayrımsız...
Ya bir ışığın ortasında dağıtıyorsun aklımı...
Ya da gecenin bilmem kaçında bölüyorsun uykumu...
Ya gözlerin geliyor aklıma...
Ya da hayalin çıkıyor karşıma...
'Unutuyorum' unutmasınada
'Seni' Değil,
Senden 'Başka' herşeyi.........
'İnsan insanı;
Ya tamamlayamadı,
ya da tam anlayamadı...............
Bugün aylardan hüzün günlerden hüzünertesi
Hüzün alıp hüzün satıyorum,................................dedi şair
vayy be. pc de 4 sene önceden yazdığım yazıyı buldum. orjinal serbest kürsü var idi o zamanlar
tekrar asalım bakalım kimler zıplayacak :)
**************************************************
FORUM: Serbest Kürsü
02.03.2012 22:24:00
***************** İnternet insanları *********************
daha önce değindiğim konular dışında gördüklerim ve anlamaya çalışıp anlayamadıklarımı,eleştirilerimi yazmaya devam..
2004 yılında tanıştım internetle o zamandan bu yana öyle insanlar tanıdımki şaşkınlığım küçük dilimi yutacak düzeydeydi.
saftirik anadolu delikanlısı bir maraba olarak (oysaki adanalıyık uyanık geçinirik ya)
ne tezgahlar gördüm ne şeytani insanlar tanıdım valla şeytan görse bunları arkasına bakmadan kaçar..
neticede öpüle öpüle öpmeyi öğrendik.. net insanlarını tanımaya başladık hatta yazı karakterinden fikir sahibi bile olmaya başladık.
kompleks yüzünden evden dışarı çıkmadığı halde kendini oxford mezunu olarak tanıtanına bile rastladık.
bir tanesi ne iş yaptığımı sordu inşaat dediğimde çok şaşırdı inşaatçı biri böyle şiirler yazamaz dedi neden dedim sanıyorki bütün şairler boğazda rakısını yudumlayıp keyif yaparken şiir yazıyor
bir kısmı kişiliksiz olduğu için sürekli başka kişiliklere bürünmekte ve yeni kimliğiyle farklı kişi olarak arkadaş olup bizi çözmeye uğraşmakta
bazıları parmaklarının sihirli olduğu zannına kapılmış olacakki parmak izlerimiz dokunduğumuz hayatlardan asla kaybolmaz sanarak hergün yeni birini tanıyıp sanal ilişki kurmak peşinde
kimisi o kadar zeki o kadar akıllı! anlatamam. gidiyorum dediği halde gitmemiştir en az 5 değişik rumuzla forumdadır. aklınca insanların tanımadığını sanarak yeni avlar peşinde gezerler. biri onları bırakırsa her türlü çamuru yapmaktan çekinmezler değişik rumuzlarla gelip hakaret bile yağdırabilirler
kimisi evli mutlu çocuklu olduğu halde yinede değişik birşeyler ararlar. ama ne aradıklarını kendileride bilmezler.
kimisi kendine vahiy geldiği hissiyle sanal irşad etmekle mükelleftir. onlar Allah ın seçilmiş kullarıdır. kendi yapmadığı herşeyi yapasın diye öğütler.
kimiside bir süre kaybolur ne kadar değer verildiğini sohbetinin aranıp aranmadığını görmek için takip ederler.
kimisinde o kadar mavi boncuk varki dağıta dağıta bitiremez. değişik nicklerle aynı kişiye bir kaçtane daha vermektende çekinmez. sanal dünya yaşam biçimleri olmuştur. ne kadar insanı etkisi altına aldığına bakarak kendi kendine övünürler
bir kısımıda evlidir. sosyal hayatı ev, market arasındadır. bilgileri sıfır olmasına karşın arama motorlarında buldukları sözlerin doğrumu yanlışmı olduğuna bakmadan kendi imalatıymış gibi yazmasınada rastgelmişizdir
tabi internet bizim gibi hıyarlarla dolu olduğu için bunları yemek isteyen salata meraklısıda çoktur. eğer öpülüyorsak bize müstehaktır.
şimdi bu yazıyı okuyup sittir lan diyen çok olacaktır. diyebilirler onların deme özgürlüğü vardır benimde yazma...
kimiside sana hınç doludur. kusamaz içindekileri sonra dayanamaz başka bir nickle gelir içindeki cerahatları kusar rahatladığını sanır oysa karşıdaki size kızamaz bile çünkü bir hiçe kızılmazki. kendisi olarak yazamayan bir salağa neden kızasınki
haa sözlerim taaaa meclisten içeridir........... der wolfson
“Aptallara göre insanlar;
ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, dil ve din
başta olmak üzere sekizden fazla kategoriye ayrılır.
Oysa olay bu kadar karmaşık değil.
İnsanlar sadece ikiye ayrılırlar;
iyi insanlar ve kötü insanlar.”............................................................
gözlerimi sımsıkı yumdum
kenetledim dişlerimi
aldanmışlığı maşa yapıp
ateşle kırkladım yüreğimi
acımadı,acımadıki.......................................
Benim de
Bez bebeklerim vardı
Giysiler dikerdim.
Renk renk elbiselerim vardı
Otuzaltı beden
Ve kurduğum
Düşlerim
Önce bebeğimi
Aldılar elimden
Büyüdüm diye,
Giysilerim
Daraldı
Sonra,
Sadece düşlerim
Kaldı elimde…
Şimdi
Düşlerimi satıyorum
Alan var mı?
G. onay hocam kaleminiz daim olsun