Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Tuna Kıpçak
Tuna Kıpçak

hangi yeryüzü gökyüzüne bakmaz; ve sanılıyor mu ki, gökyüzü de yeryüzüne meftun değildir... manası; allah matematik olarak da inkar edilemez...

  • çark-ı felek09.04.2026 - 21:57

  • neden tanrım ! neden...09.04.2026 - 20:29

  • Doksanlar09.04.2026 - 20:18

  • dost yüzüne hasret kalmak09.04.2026 - 20:15

  • şiire sevdalı şairler09.04.2026 - 18:47

  • haddini bilmek09.04.2026 - 17:32

  • duanın gücü09.04.2026 - 16:36

  • Yoksuldum dünyayı sevdim09.04.2026 - 15:28

    yoksul

    galaksilerin merkezi şu fena aleminin
    özünde patlayan,
    acılı yıldız...,

    yaşam kadar yoksuldu aşk,
    ki sevda,
    yetinmiyor sevdayla...,
    ve artık melekler
    kırpıp tüylerini,
    noksan kanatlarla serpiştiriyor
    yıldız ölülerini boşluğa…,

    kalbime yasladığım keman,
    büyülü tınısına metal kokular sızdırırken,
    incinmenin böylesi…,
    melek kalbinde patlayan acılı yıldız;
    ve kanayan dize,
    ah,

    kıymetlim;
    bırak artık râvi kayıtlı mesaj yollama,
    her sözcüğün,
    yüreğimin zırhına bir kara delik,
    son bulsun bu dara almalar,
    vur artık beni,
    en kanayan dizemden...,
    ah;





    ayakkabı boyacısı çingene
    ilahi, kulağı kesik ve yetmişlik
    boyacı derviş mustafa dede;
    ayakkabılar parlıyor amma ne parlıyor,
    şu çilekeş takunyaları bile boyayacaksın belki lakin,
    her hevesin peşinden koşulmuyor,
    koşulmuyor;
    bilirsin…,

  • Tekbir getirmek09.04.2026 - 15:27

    all/ah/uekber

    adını hecele sü/rey/ya/nın…
    ve kaç asırdır suskunsun sen,
    ki sen,
    anadolu gırtlaklı bir kayyumusun kalbimin,
    kimse senin gibi söyleyemezken,
    öyle doğal gelir ki sana çağırmak adımı,
    ve lisanından süzülen sesine
    ömrümü feda etmek istemem de keza bana…,

    sen;
    elmacık kemiklerinden akan
    eflatun ırmakların çakıl taşları ile üç taş oynayan,
    ihramı içinde mütemadî bir umrede,
    yalınayak seyy/ah/sın,

    yetim yürekli bir çukurova bozlağına
    her veda edişimle çoğalan,
    aşkın salyalarından tiksinmeyen
    ben…

    kalbinin ılık suyunda,
    gurbet garipliğimi saklarken,
    pişkin bir vefasızlıkla;
    buyurgan nefsimin,
    yüreğine attığı tırnak izlerinin,
    tahammülle bağışlayanısın,

    çektirdiğim arsız çilelerin çilekeşi,
    sen, gece yarısı uykundan uyanıp,
    yumulu gözlerinle,
    mısralarına heceler seçen sevdalısın…

    esirgeme benden,
    merhametle bakan gözlerini desem,
    kederli nazarlarını önüne düşürürsün,
    bahtı gibi kömür gözlüm…

    ay ışığına yakılmış bir sonat gibi,
    sarıl bana ey aşk,
    sarıl ve yarama dokun…

    bir soğuk su içsem uzakta yâr üşür,
    bir mektupsun o/ndan,
    duadan ötesin,

    evet bir ah/sın sen,
    yekûnu simmsiy/ah bir ah…
    masumsun ve dervişinim,
    gözlerin bana derg/âh,
    fermanım elindeki padiş/ah,
    aşkınla ne üzgünüm ne de derbeder,
    sıyrıldım yaşamın yüklerinden hep birer birer,
    turuncu gülüm gerisi boş,
    sen sağlığından ver haber,
    ömrüm geçiyor seninle,
    nerde tasa ve keder,
    açmış kucağını bizi bekliyor sonsuzluk;
    all/ah/uekber…

  • Bağlantı kurmada zorluk09.04.2026 - 15:26