Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Tuna Kıpçak
Tuna Kıpçak

hangi yeryüzü gökyüzüne bakmaz; ve sanılıyor mu ki, gökyüzü de yeryüzüne meftun değildir... manası; allah matematik olarak da inkar edilemez...

  • kaosa oynamak24.04.2026 - 20:27

    kozmik

    nasıl ki ölüm erenler meşrebidir,
    ve nasıl ki merhum ve merhumeler,
    erlerce defnedilir…
    nûr içinde yol al kabrinde sen de,
    faili malum bir menzile kurban giden,
    alnı kınalı ve kozmik aşk,
    ah

  • alevi açılımı24.04.2026 - 19:31

  • terkedildiğini duyan delikanlının acil eylem planı24.04.2026 - 18:28

  • aşkın halleri24.04.2026 - 18:01

    kavis

    ömre bedel anlarımız olacaktır diye,
    mırıldanırken sen hekimim göz gözeydik,
    soran bakışlarla…
    anılara ka/l/r/dığımız bunca ay sonrası,
    hızır/ilyas sohbeti misali ve
    bir sahur vakti işte yine şimdi,
    ve bir yanda tan yeri,
    bir yanda saçlarım ağarıyor…

    aziz hatıralarla yaşanan ve
    muhabbet bağları fasılasız,
    bir boş/enkaz ev kadar,
    eş/siz; aşk…

    erciyesten elbistanın gökyüzüne,
    kavisli bir kuşak atan ebemkuşağının,
    mordan başlayıp diğer renklerini
    üstten seyrederek sevinmek,
    muhabbete vesile sayıla dursun,
    dünyanın dışına çıkabilen yegâne renktir aşk;

  • kerkük24.04.2026 - 17:43

  • geriye kalan23.04.2026 - 14:51

    muhal

    ki giderken ben de,
    içine
    bükülen
    çiçek gibi
    küserim…

    göz kapağıma göz
    ....... değmesin o an…
    serpilsin yüreğime,
    ...................... köz…
    aralık göğüs kafesimin
    ........................ kapısı,
    ..........içerime kar yağıyor…
    ah

    sonsuzluk gibi,
    sonsuza kadar…
    ...........................sus zamanı,
    ....kendini kırıştıran kumaşla kaplı,
    .......................................kalbim…
    solgun,
    aşkı aşındırmış sevmekten bitkin…
    ..........................yasıma el sürmeyesin,
    ........................ufalansın ellerinde gönlüm,
    ...............................üzgünüm,
    unut zamanı
    afet aşk…
    ah,

  • kafes23.04.2026 - 14:36

    kafes

    ah suskun/um...
    yavaş yavaş iniyor yüzüme,
    siyah kadife perde
    ıslak kara püsküllerinden;
    ve şakaklarım üşüyor,

    yaradanın herkese uzanan ve
    ışıldayan kolları vardır,
    anladım ki;
    umut insanın en karmaşık güzelliğidir,
    peki o halde dahi,
    içimdeki şeytanın yollarına,
    kırmızı halılar seren kim…

    ki sonunda tükürdüm kalbimi,
    ağzımda çivit mavi boya tadı,
    süzüldü gözyaşı gibi,
    dudağımın kenarından çeneme,
    veremli bir aşkın ağzından,
    gül kusması misal...

    bakışlarımı yaşama diktiğim gün,
    kara kuru,
    soğuk bir şubat öğlesi,
    kanadından yedi tüyü yolunmuş martının,
    doymuştu kalbi özgürlüğe,
    kafese susamıştı...
    ah

  • sobe23.04.2026 - 14:33

    sobe

    acilindeki kara gözlü hemşireye
    emanet edilmiş, tetkik için verdiğim kan,
    numune tüplerinde harmanlana dursun;
    serin kaldırımlarda yürürken düşünüyordum
    ve konuşuyordum kendimle,
    ki sobe;
    kendiyle kendine olduğu kadar,
    yâriyle güzel sohbet edemiyor insan…

    her cuma ikindiye doğru neden; bu sanki
    elimi uzatsam dokunacakmışım gibi hissettiğim
    yakınlık, uçurum olurdu sana;
    musevi ve isevilerce kutsal sayılan o iki gün…,
    ve yine de her haftanın bayram gününün sonunda,
    akşam akşam güleç olurdu gözlerimiz
    ışıl ışıl, o dar vaktin alacasında bile…,
    böyle acayip acayip kesintisizmiş
    ve bir terzi işi gibi cereyan edip duran,
    gönlü hep;
    gün batımlarından yana yatık,
    turuncu/kızıl;
    aşk…
    ah,

  • zamanın perdesini aralamak23.04.2026 - 14:21

    kaçak

    ki kaçak ve
    ışık hüzmesine,
    kapandı
    kapı…
    eşikte
    yalnız
    ikisi
    ikiziyle,
    diz dize
    dizelerde…
    fısıldaşarak,
    yalın ayak baş kabak,
    kapladı
    serap
    yüzünü,
    çölleşen
    kalbini,
    kederli
    kum
    tanelerinden
    sakınarak…
    açtı
    kafesini
    tutsak;
    kırptı
    kanatlarını,
    sığındı
    yorgun
    hurma
    ağacına,

    uyudu
    kaçak,
    oruçlu
    kollarında…
    vuruldu
    kilit,
    kenetlendi
    göz,
    sustu
    şiir;
    kalın
    bordo
    perde
    çekildi
    kat kat…
    denize
    saçıldı
    allı
    pullu
    balıklar,
    kuytuya
    ağardı
    gün;
    kapandı
    kapı…
    eşikte
    yalnız;
    kızıl
    saçlı
    kanayan
    diz/e…
    kalbinde,
    dilsiz
    ışık
    hüzmesi...
    ah

  • Sûkuta ermiş başlar23.04.2026 - 13:46

    sükût

    babasız büyümek, babasız ölmeye benzemez…,

    ki devlet malı yetim malı hükmündeyken
    kadim hukukta,
    sen hekimim;
    irtifa kaybı mı yaşadık sanıyorsun,
    bu türbülansın içinde…

    gelip geçici bir boşlukta bulanıklık hepsi,
    hepsi bu,

    gergin alabildiğine kanatlarımız baksana
    ve nasılda süzülüyoruz asuman katlarında ayrılığın,
    dualarımızdalar önden gidenler ya hû nasılsa,
    yankı vermeseler de…

    ki yâr postaları açılıp da cevapsız kalmış,
    bunun önemi yok ki,
    sükûtlarda ve bulutlarda; aşk…