biz bu kentlere sığdık da bu kentler bize sığmadı âsiya ve bir çığlık gibi günlerin çarmıhında arttıkça yalnız, sustukça silik...
ay ışığı gölgeleri büyüttü son kuşlar da vuruldular dağlarda yakamozları söndü sahillerin, ışıkları evlerin çağın vebalı gövdesinde bir hayalet gibi gölgemizde yalnızlık
kaldık... kırık bardaklar gibi içilmiş sulardan geride buruk bardaklar gibi...
Hasret ;
yüreğimizi alır götürür de
Serer çakır dikenlerine
Kanar artık sessiz sessiz
Kanar ince ince sol yanımız
Ölümden ağır basar ayrılık...
Düşünceliyim...
Yanlış anlaşılmalardan yorulmuş, kendi doğrularında kaybolmuş gibiyim...
Sen nasılsın?
Sevgili Kimya, çok ironik "herkes sanatçı". :)
Sevgili Amarna, içi dışı güneşli bu güzel şarkı için teşekkür ederim ;))
Senin ilk paylaşımından yola çıkarak ben de ille de BARIŞ diyorum..
Mazlum Çimen ve Rutkay Aziz'in o eşsiz ahengiyle, güneş olsun barış....
Eski bir aşk,
Yeni bir ayrılıktır her zaman.
Bunu kuşlar sorar, yıldızlar da anlatır;
Kimse bilmez be canım
Bir yara bir ömrü nasıl kanatır…
Bir veda da benden olsun ;)
ELVEDA SEVGİLİ....
biz bu kentlere sığdık da
bu kentler bize sığmadı âsiya
ve bir çığlık gibi günlerin çarmıhında
arttıkça yalnız, sustukça silik...
ay ışığı gölgeleri büyüttü
son kuşlar da vuruldular dağlarda
yakamozları söndü sahillerin, ışıkları evlerin
çağın vebalı gövdesinde
bir hayalet gibi gölgemizde yalnızlık
kaldık... kırık bardaklar gibi
içilmiş sulardan geride buruk bardaklar gibi...
Yılmaz ODABAŞI
Aslı, biz bu kentlere sığdık da, bir dörtlüğe sığamadık bi türlü....
Gitme, kanadımı kanatıyor acı korkular
Gitme, dilsiz, s/ağır, konuşmuyor bu dört duvar...
Güneşliyim...
O yağmur bulutlarını gönder sevdanın göğüne, sonra geç altına ve ıslan. Yüzün güneşe, kalbin sevda yağmuruna dönük olsun...
Şimdi nasılsın?
Çok uzun bir yoldan geldim, ardım bomboş...
Sahibini arayan bir mektup, "önsöz'ünü yitirmiş bir kitap gibiyim...
Sen nasılsın?