Deh Arabam Deh Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4874

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Deh Arabam Deh

'Deh arabam deh!' deyip yollara düşerdi,
Sopasını sallayıp herkesi de geçerdi.

Çilelerden uzaktı, aşka düşmüştü yolu,
Bütün gün at sürerdi, çamur ve toprak dolu.
*
Mahallede bir güzele kalbini vermiş idi,
Sevgilisi uğruna umutlar sermiş idi.
*
Görünmedi o güzel ona günler boyunca;
Belki de gülecekti mesleğini duyunca.
*
Bir çare bulmak için epey kafa kaşıdı,
Kızı kandırmak için bin bir plan taşıdı.
*
Çarşıya bir uğrayıp adamlar bulmalıydı,
Onlara emir veren bir tüccar olmalıydı.
*
Öteyi düşünmeyi kafasına takmadı,
Uykuya daldı hemen, sağa sola bakmadı.
*
Rüyalar ne güzeldir; insan paşaya döner,
Elbet yariyle orda yanan ateşi söner.
*
Buluştu rüyasında sevdiğiyle coşkuyla,
Gece ilerledikçe uyudu bu duyguyla.
*
Buldu birkaç adamı, dedi; Gerek var size,
Ücretler çok cömertçe, dikkat edin bu ize.
*
Hizmet iyi olursa bahşiş falan var benden,
İş iyi yapılmalı şafak vakti erkenden.
*
Şuralardan bir yerden lüks kıyafetler alın,
Yanımda durmak için hazır şekilde kalın.
*
Ben her nerde durursam koşuşun hemen bana,
Sürekli hürmet edin, geçmeyin öte yana.
*
Neyi kelam eylesem sıra sıra dizilin,
Ben çalımlar çektikçe siz altında ezilin.
*
Tıpkı Azrail gibi çekinin, korkun benden,
Getirin şık bir fayton şu köşedeki yönden.
*
Zengin bir araç olsun, gıcır gıcır cilalı,
Gözler görmemiş olsun yapılmış yapılalı.
*
Ben faytona binince siz yaya gelirsiniz,
Ben emir yağdırırım, sizler eğilirsiniz.
*
Getirdiler faytonu, bindi bizim arabacı,
Adamlar arkasında, durumları çok acı.
*
Bizimki açtırdı camları sonuna dek,
Rüzgar gibi savruldu üstünde sanki ipek.
*
Elbisesi birinden alınmış bir emanet,
Gömlek dersen o biçim, görünüyor zarafet.
*
On parmakta on yüzük, onu da sahte gümüş,
Yürüyüşü pek havalı, sanırsın güzel bir düş.
*
Pantolonu ütülü, şahsiyeti tutarlı,
Saçlar pırıl pırıl, bakışları kararlı.
*
Eli bileğindeki sahte altın yaldızda,
Bir eşi daha yoktu ne güneşte yıldızda.
*
Arabacı baktı ki; kız balkonda duruyor,
Sanki rüya görüyor ve hayaller kuruyor.
*
Saçları yelpirdiyor esip giden rüzgarda,
Kendi balkonda ama yüreği yarınlarda.
*
Kızı gören bizimki deli gibi sevindi,
Fayton durdu caddede, tüccar olup da indi.
*
İşçiler el bağlayıp emrini beklediler,
Arabacı yürürken onu eteklediler.
*
Nere bassa peşinden geliyor adamları,
Titretiyor yürüse bütün koca damları.
*
Bizim tüccar haykırdı: Verin bana bir ölçek...
Müstakbel kervansaray nah şuradan geçecek...
*
Şurayı yıktırmalı, burayı kazımalı,
Nah şu evin temele bütünüyle sızmalı.
*
Adamlar bağırdılar: Tüccar beyim sökelim...
Bu evin bedenini şu caddeye dökelim...
*
Ne kapı bırakalım, ne pencere binada,
Ne kadar tozu varsa kalsın hepsi odada.
*
Sözü edilen bina o kızın evi idi,
Duyduğu an kızcağız sanki bir deli idi.
*
Ev yıkılsa mahvolur dul anayla o kadın,
Baba ölmüş öleli zaten çıkmış hep adın.
*
Kazanç mazanç hep nanay, elde yok, avuçta yok,
Ev de elden giderse ek üstüne sivri ok.
*
Çağırdı annesini, indiler ta caddeye,
Yalvarıp yakardılar bizim ulu sahteye:
*
Ne olur be evladım, bu ev bizim yuvamız,
Yıkılırsa açıkta kalmaz mıyız, davamız?
*
Bu zavallı kızımın kimi var benden başka?
Biz iki zavallıyız, geçim meçim hep laçka.
*
Malum; kiralar hışım, ev olmazsa yanarız,
Yakacak paramız yok, nerden bulur yakarız?
*
Rahmetli sağ olsaydı, inan ki aldırmazdım,
Köhne bir yapı için bu kadar yalvarmazdım.
*
Yakışıklı bir gençsin, biraz acı ablana,
Bak kızım da güzeldir, sakın atma yabana.
*
İşçileri dağıt da buyur bir çay içelim,
Dertleri, acıları sana bir bir döküp geçelim.
*
Arabacı düşündü: İşler yaman düzeldi,
Senin olmaz dediğin işte olura geldi.
*
Kabul etti işçiye bir saat izin verip,
Bir masaya kuruldu ahşap binaya girip.
*
Başvurmadı yalanlar ne şuraya buraya;
İstediği gelmişti kendi girdi sıraya.
*
Kızın yaşlı annesi kasten dışarı çıktı,
Arabacı uzanıp kızın kolunu sıktı.
*
Anlaşmak zor olmadı; adam parlak, kız derin,
Koskoca bir tüccara iftira atmak serin.
*
Kılık kıyafet düzgün, ense kulak yerinde,
Tüccar deyip geçme, etiket üzerinde.
*
Sevişip öpüşerek çekilince geriye
Zaten yaşlı anne de girmişti içeriye.
*
Anneciğim dedi kız. Ev yerinde kalacak;
Tüccar beyim Paşa'dan bir izin koparacak.
*
Zaten kendisi olur dayıoğlu ağanın,
Amcası sahibiymiş oradaki doğanın.
*
Tüccar beyim Vali'nin sınıf arkadaşıymış,
Komutan kendisinin kan ve süt kardaşıymış.
*
Birdirbir oynarlarmış tümenin paşasıyla,
Tüm evleri yıkacak elindeki maşasıyla.
*
Çünkü kente gelecek yeni bir kervan yolu,
Yetkilerle donanmış bu beyin eli kolu.
*
Bizim ev yıkılmayıp yükselecek böylece,
Kervandır ki geçecek önünden gündüz gece.
*
Arabacının parası az zamanda tükendi,
Para kazanmak için çarşılara eklendi.
*
Öyle para gerek ki; hem kız yesin hem oğlan,
Bizimkinin sırtına ağır yüktü bu yalan.
*
Tam bir şişe şarabı dikti sonuna değin,
Satılmayı beklerken tekerleri emeğin.
*
Şarabın etkisiyle ta yürekten coşmuştu,
Atları dehlemek için sokaklara koşmuştu.
*
Bendedir en iyisi, deh arabam yürü deh!
Mallarım geldi beyler, yolları bana açın heh...
*
Diye bağırıyordu alıcı olanlara,
Başlıyordu övgüye biraz yanaşanlara.
*
O sırada anayla kızı geziniyordu,
Anası 'Ben bu sesi tanıyorum.' diyordu.
*
Birden geri döndüler. Baktılar ki; sahtekar,
Demek arabacıydın, Allah'ından bul bekar...
*
Diye haykırıverdi zavallı yaşlı hanım,
Kız dedi düşüyorum... Yok mu beni tutanım?
*
Sahte tüccar ilk anda sezdi olacakları,
Atları dehleyip de kırdı tüm bacakları.
*
Kaçıp gitti oradan, atlarını sürerek,
Kendi yalanlarına için için gülerek.
*
Kurtulmuştu o anlık büyük sahte yalandan,
Kurtulmuştu kızdaki o gösteriş planından.
*
Zaten cebinde yoktu çay içecek mangırı,
Atının nallarından kopuyordu tıngırı.
*
Mahallede bir süre kimseye görünmedi,
Zaten paşa rolüne bir daha bürünmedi.
*
Arabacı tahtına geri dönmüştü artık,
Üstündeki o lüksler olmuştu yırtık pırtık.
*
Düşündü ki zenginlik bana göre değilmiş,
Yalanlarla kurulan köprüler hep eğilmiş.
*
Atına sarılarak, 'Affet beni sen' dedi,
Kendi helal rızkını kazanmaya kükredi.
*
Öyle bir dehledi ki kırbacıyla havayı,
Titretti sokakları, salladı tüm ovayı.
*
Dehlemekti tek işi, buydu onun gerçeği,
Böylece solup gitti aşkının ilk çiçeği.
*
Kız ise evlerinde ağlıyordu durmadan,
Nasıl yedik bir fend, diye akıl yormadan.
*
Annesi diyordu ki: Kızım ucuz atlattık,
Biz o sahte tüccara az kalsın evi sattık.
*
Boylu poslu diyerek nasıl da inanırdım,
Onu gerçekten soylu bir beyzade sanırdım.
*
Kim derdi arabacı çıkacak o düzenbaz,
Bizi kandırmak için kış gününde yaptı yaz.
*
Şükür ki paramızı cebimizden almadı,
Geride gözyaşından başka bir şey kalmadı.
*
Mahalleli duyarsa elbet bize gülecek,
Bütün cümle alem de halimizi bilecek.
*
Rezil olduk komşuya, el alemin diline,
Nasıl düştük kızım biz, bir ahmağın eline?
*
Mahallede dedikodu hızla yayıldı gitti,
Bizim sahte tüccarın bütün forsu da bitti.
*
Bakkalı ve manavı hepsi ona güldüler,
Olayı duydukça da eğlenip döküldüler.
*
Arabacı geçerken hepsi selam çakardı,
'Tüccar beyim' diyerek arkasından bakardı.
*
Bizimki hiç tınmadan hep yoluna koyuldu,
Bütün o utançları yüreğinden soyuldu.
*
Atının yelesine taktığı o tellerle,
Sokakları arşınlar, oynardı saf ellerle.
*
Hayatı öğrenmişti, yalan dolan çok boştu,
Atıyla dehleyerek gitmek ona pek hoştu.
*
Boynunu bükmedi hiç, dimdik durdu ayakta,
Gözleri umutluydu doğacak bir şafakta.
*
Yıllar geçti aradan, o da artık uslandı,
Saçlarına ak düştü, yüreği de paslandı.
*
Ama hiç bırakmadı can yoldaşı atını,
Terk etmedi hiçbir an tahtadan saltanatını.
*
Ne zaman o sokağın başından geçse yaya,
Gülümseyerek bakar gökteki dolunaya.
*
Deh demek bir sanattı, onun kendi dilinde,
Kamçısı yadigardı, sıkı sıkı elinde.
*
Ne bir zenginlik arzusu, ne paşa olma derdi,
Gerçekliği sevmişti, hakikate o erdi.
*
O kız ise evlendi, gitti uzak diyara,
İçinde kalmamıştı en ufak bir yara.
*
Arabacı bağırır, inletirdi her yanı,
Helal rızık peşinde harcamıştı zamanı.
*
Deh arabam yürüsün, yollar bize açılsın,
Yalan dolan peşinden koşanlar da saçılsın!
*
Diye nida atarak, kaybolurdu dumanda,
Zenginliği reddedip, hakikati umanda.
*
Bir zamanlar sahtekar, şimdi dürüst bir candı,
Dehleyerek atını, efsaneye uzandı.
*
Arabanın tekeri döne döne aşındı,
Bütün yükler yıllarca bu yollarda taşındı.
*
Atı da yorulmuştu, nefesleri derindi,
Dinlendikleri yerler gölgelik ve serindi.
*
Her 'deh' deyişinde bir anı canlanıyordu,
Kalbindeki ateşler sanki harlanıyordu.
*
Gençliğin rüzgarları esip geçmişti çoktan,
Vazgeçmişti arabacı o süslü sahte oktan.
*
Bir gün çarşı pazarın ortasından geçerken,
Güneş henüz doğmamış, vakit daha çok erken.
*
Karşısına dikildi tanıdık bir düz duruş,
Eski günlerden kalan solgun yüzlü bir vuruş.
*
Bu o yaşlı anaydı, kızı uçup gitmişti,
Yıllar onun ömrünü yiyip yutup bitmişti.
*
Arabacı durdurdu yorgun düşmüş tayını,
Hatırladı bir anda eski kendi payını.
*
Kadın ona bakarak hafifçe de bir güldü,
'Geçmiş olsun evladım' diyerek sözü böldü.
*
Arabacı şaşırmış, biraz da utanmıştı,
Gençliğinde ne kadar boş şeylere kanmıştı.
*
'Sağ ol teyze' diyerek başını yere eğdi,
Yıllar sonra bu tesadüf yüreğine değdi.
*
'Kızın nasıl?' diyerek sordu titrek bir sesle,
Bekledi cevabını tutulan bir nefesle.
*
Kadın dedi: Evlendi, mutlu şimdi yuvası,
Geçti gitti bizlerden o gençliğin havası.
*
Sen nasılsın be oğul, atın nasıl, araban?
Dedi: İşte böyledir yolları sürer saban.
*
Yalan dolan biteli huzur buldu yüreğim,
Artık dürüstlük oldu benim çelik küreğim.
*
Dehleyerek atımı helal rızık ararım,
Kendi alın terimdir benim şahsi kararım.
*
Kadın 'Aferin' dedi, Doğru yolu bulmuşsun,
Sahtelikten sıyrılıp olgun bir er olmuşsun.
*
Helalleşip oradan ayrıldılar güzelce,
Arabacı atını dehledi hep özelce.
*
Güneş göğe yükseldi, aydınlattı sokağı,
Çiçeklerle bezendi kentin bütün bucağı.
*
'Deh!' diyerek inledi bütün o taş duvarlar,
Ona selam dururdu sokaktaki çınarlar.
*
Bir efsane olmuştu 'Dehleyen Arabacı',
Silinmişti kalbinden takmıştı gerçek tacı.
*
Yolları arşınlarken rüzgar öptü yüzünü,
Gökyüzüne savurdu her bir dertli sözünü.
*
Böylece bitti masal, atlı araba durdu,
Hayat denen bu yolda en güzel düşü kurdu.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 25.08.2026 10:51:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!