Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ahmet Ihsan Arac
Ahmet Ihsan Arac

Bos bulunup evlenmenin sonu bosanmaktir.

  • serbest kürsü01.05.2026 - 13:49

    Lan serefsiz bok torbasi, ben senin anladigin dilden konusmaya devam edecegim. Lan atan degerli madem durup dururken dunyanin en buyuk devlet adamlarinsan sultan selim han hz sen diye o bok dilini uzattin. Soysuz mahluk. Serefsiz munafik.
    Bunu sen yazdin durup dururken

    "Mesela herkes tarafından bilinen biride Osmanlının yüz karsı katil, ceberrüt, zalim Yavuz
    Sultan Selim'dir. Safevi Devlet başkanın eşine aşık oluyor ve bu utanmaz zorba bu uğurda
    hiç acımadan 50 bin Alevi yurttaşını katlediyor"
    Hani belgen, ispatin gavur dolu.
    Lan it soysuz kopek, sah Ismailin dolu, defol git sah ismailin memleketinde yasa. Nerde yavuz selimin sah Ismailin karisina asik oldugu icin alevi katliami yaptiginin delili. Osmanlida kadin haklari olmadiginin delili
    Lan bok torbasi, beyni sulanmis eski tufek garnizon kopegi, ulan serefisz ataturkunu seviyorsun osmanliya yavuza ki 8 sene de 2.5 katina cikarmis ulke topraklarini, sen gavurmusun Lan, sen ne hakla osmanliya kufrediyorsun. Lan serefisiz, madem atan degerli sovdurme, sah Ismail enigi, soysuz kopek. Madem ataniz temiz kaldirin koruma kanununu. Aciklayin latife hanimin mektuplarini.
    Serefisiz sen soysuz kopek, seninle hesabim burada kalmayacak. Bunun garantisini veririm lan sana.

  • serbest kürsü01.05.2026 - 04:56

    Osmanlida kadinin hakki yoktu diyen iftiraci serefsiz. Cagdasi avrupayala karsilastirildiginda bak ne diyor
    Wikipedia.

    Osmanlı'da kadınlar, İslam hukuku çerçevesinde mülkiyet edinme, miras alma, vakıf kurma ve mahkemede dava açma gibi haklara erken dönemden itibaren sahipti. Özellikle vakıfların %36'sını kadınlar kurmuş, 1858 Arazi Nizamnamesi ile mirasta eşit haklar kazanmışlardır. Eğitim ve çalışma hayatında 19. yüzyıldan itibaren (Tanzimat dönemi) iyileşmeler başlamış, 20. yüzyılda ise seçme-seçilme hakları için dernekler kurulmuştur.

    Osmanlı'da Kadın Haklarının Temel Özellikleri:
    Ekonomik Haklar ve Mülkiyet: Kadınlar, evlendikten sonra da kendi mal varlıklarına (mehir, miras, kazanç) sahip çıkabiliyor, mülklerini satabiliyor veya vakıf kurabiliyorlardı.

    Hukuki Durum: Kadınlar, mahkemelerde kendi davalarını açabilir, avukat tutabilir ve şahitlik edebilirlerdi. Nikah sözleşmelerine (tevfiz-i talak) özel şartlar koyarak boşanma hakkını da elinde tutabiliyorlardı.

    Eğitim ve Çalışma: Tanzimat döneminde kız rüştiyeleri (ortaokul) ve ardından inas darülfünunu (kadın üniversitesi) açıldı. Kadınlar tıp, ebelik ve öğretmenlik gibi alanlarda çalışmaya başladı.

    Sosyal ve Siyasi Gelişim: 19. ve 20. yüzyılda Fatma Aliye Hanım gibi öncü kadın yazarlar yetişti. 1913'te Nezihe Muhittin tarafından kurulan derneklerle seçme ve seçilme hakları savunulmaya başlandı.

    Sosyal Yardım: Devlet, yetim kalan veya ihtiyaç sahibi kadınlara maaş bağlama (terekeden) uygulamaları yapmıştır.

    Dönemlere Göre Gelişim:
    Klasik Dönem: Kadınlar aile hayatında etkin, ticari hayatta var (vakıf sahipleri).

    Tanzimat ve Sonrası: Eğitime erişim, iş hayatına katılım (fabrika ve kamu) arttı. Basında kadın hakları konuşulmaya başlandı.

    Meşrutiyet Dönemi: Kadınlar dernekler kurdu (Müdafaa-i Hukuk-u Nisvan Cemiyeti), dergiler çıkardı (Kadınlar Dünyası) ve feminist akımlar belirdi.

    Osmanlı'da kadın hakları, Batı'daki birçok muadiline göre özellikle mülkiyet konusunda daha erken dönemde yasal güvence altına alınmıştı.

    Osmanlı ve çağdaşı Avrupa'daki kadın haklarını karşılaştırdığımızda, özellikle mülkiyet ve hukuki temsil konularında Osmanlı kadınlarının 19. yüzyıla kadar Avrupalı hemcinslerinden daha ileri haklara sahip olduğu görülmektedir.

    Wikipedia

    Temel Farklılıklar:
    Mülkiyet ve Finansal Haklar: Osmanlı'da kadınlar evlilikten bağımsız olarak kendi mülklerini yönetebilir, satabilir ve miras bırakabilirlerdi; evlilik bu hakları kısıtlamazdı. Buna karşın, İngiltere gibi Avrupa ülkelerinde 1870'teki Married Women's Property Act düzenlemesine kadar evli bir kadının mal varlığı hukuken kocasına geçerdi.

    Hukuki Statü ve Mahkeme: Osmanlı kadınları mahkemelerde bizzat dava açabilir, şahitlik yapabilir ve haklarını arayabilirlerdi; 17. yüzyıl sonu mahkeme kayıtlarının %8,4'ü kadınlara aittir. Avrupa'da ise kadınların kocalarının izni olmadan dava açması veya sözleşme yapması uzun süre mümkün olmamıştır.

    Boşanma ve Aile Hayatı: İslam hukuku çerçevesinde Osmanlı kadınına tanınan tevfiz-i talak (boşanma hakkını nikah sözleşmesine ekleme) ve mehir (boşanma veya ölüm durumunda güvence) hakları, kadına ekonomik ve sosyal bir kalkan sağlıyordu. Avrupa'da boşanma, Katolik Kilisesi'nin etkisiyle yüzyıllarca yasaktı veya çok zor şartlara bağlıydı.
    Siyasi ve Kamusal Hayat: Her iki coğrafyada da kadınlar 20. yüzyıla kadar seçme ve seçilme hakkından yoksundu. Ancak Osmanlı'da Kadınlar Saltanatı olarak bilinen dönemde, saray kadınları devlet yönetiminde büyük siyasi güç kullanmışlardır.
    Wikipedia

    Ahlaksiz, iftiraci, cahil, ulan soysuz herif, sen insan bile degilsin. Osmanliya iftira atmak senin atana ne kazandiriyor. Kopek. Onu yetistiren osmanli degilmi. Serefsiz. Adi kopek. Gozum ustunde amonyak kafali melun soysuz
    Ceddine tukureyim senin bok torbasi

  • serbest kürsü30.04.2026 - 23:49

    Ceddime kufreden cedsiz, soysuz, senin tarihin mustafa kamal la baslamis olabilir. O senin soysuzlugun. Benim sadece kayitli tarihim selcukluya kadar gidiyor. Yavuz sultan selim en büyük osmanli sultanlarindan biridir. Benim de atamdir. Halifeligi getirendir. Osmanliyi islamin ve muslumanligin basi haline getirendir. Bugun dunyada hala turkiyeye islam devletlerinin basi olarak gorulup musluman turk milletine tekrar islam sancaktarligini eline almasi icin dunyanin her yerinde muslumanlar hala turkiyeye dua ve niyaz ediyorlarsa atam yavuz sultan selim han hzlerinin vesilesi iledir.
    8 yillik bir saltanatta topraklarini 2.5 katina cikaran bir devlet adamini sadece, soysuz nasipsiz, hain kopekler karalar.
    -ipek yolu ve diger ticari yollari kontrulune geciren, Doneminde devlet hazinesi tarihin en yuksek seviyelerine getiren bir devlet adamindan ancak donme serefsizler kotuler.

    Yavuz Sultan Selim, sadece bir asker değil, aynı zamanda Osmanlı tarihinin en entelektüel padişahlarından biriydi. Onun "Yavuz" (sert) imajının altında çok derin bir bilgi birikimi ve sanat tutkusu yatıyordu.İşte onun entelektüel kişiliğinin öne çıkan yönleri:
    Dil Dehası: Türkçe'nin yanı sıra Farsça, Arapça ve Tatarcayı çok iyi biliyordu. Özellikle Farsça konusundaki ustalığı, bu dilde koca bir Divan (şiir kitabı) yazacak kadar ileri düzeydeydi.

    Kitap Tutkusu: Geceleri kitap okumaya olan düşkünlüğüyle bilinirdi. Öyle ki, Mısır Seferi gibi zorlu seferlere giderken yanında develer dolusu kitap taşıttığı ve mola yerlerinde okumaya devam ettiği anlatılır. Gözlerinin yorulmasına rağmen okumaktan vazgeçmediği söylenir.

    Şair Kimliği: "Selimî" mahlasıyla şiirler yazmıştır. Şiirlerinde hem otoritesini hem de derin bir dervişane alçakgönüllülüğü yansıtır. En ünlü dizelerinden biri şöyledir: "Padişah-ı alem olmak bir kuru kavga imiş / Bir veliye bende olmak cümleden evla imiş." (Dünya padişahı olmak kuru bir kavgadan ibaretmiş; bir gönül dostuna, bir bilgeye dost olmak her şeyden üstünmüş.)

    Alimlerle İlişkisi: Alimlere ve bilim insanlarına büyük saygı duyardı. Seferlerde bile onları yanında ayırmaz, devlet meselelerini onlarla istişare ederdi. Ünlü İslam alimi İbn Kemal ile olan yakınlığı ve onun atının ayağından sıçrayan çamurun kendi kaftanını kirletmesini "alimlerin atının ayağından sıçrayan çamur bizim için şereftir" diyerek karşılaması bu saygının en bilinen örneğidir.

    Bilim ve Sanat Hamiliği: Tebriz ve Kahire'yi fethettiğinde, oradaki sanatçıları, hattatları ve alimleri İstanbul'a davet ederek başkentin kültürel bir merkez haline gelmesini sağlamıştır. Piri Reis, dünya haritasını bizzat ona sunmuştur.

    Ey boyle bir buyuk, asil bir insana dil uzatan adi soysuz. Ya tovbe eder. Ozur dilersin onun yuce ruhundan. Yada dilin kopar. Bir daha kimsenin kutsalina dil uzatamazsin insallah. Amin

  • serbest kürsü30.04.2026 - 23:03

    Adi serefisz iftiraci cahil kopek, bir altin kural vardir. Kutsalini seviyorsan baskasinin kutsalina sovmezsin. Cunku onlara senin kutsalina sovme hakkini vermis olursun.
    Beyinsiz atani istedigin kadar ov. Kim ne doyebilir buna. Ama bu beyinsizlerin atalarini yuceltmek benim atami osmanliyi assagilamaktan geciyor. Ayni narsistlerin etrafindakileri asagilayarak kendilerini iyi hissetmeleri gibi. Ruh hastalari. Atanin meziyetlerini say. Benim atama ne diye kufrediyorsun serefisz. Ben kanuniyi, yavuzu, fatih sultan mehmeti overken ataturke kufrediyormuyum. Hain kopek. Benim yasadigim yerleri 1550 lerde gurculerden benim Oz be oz dedem almis. Ayrica kurtulus savasinda fevzi cakmak pasa, kazim karabekir pasa, ali fuat cebesoy pasa, refet pasa bunlarin hic mi payi yok. Mustafa kemalin Samsuna nasil ciktiginida biz biliyoruz.
    Ama yine de atani ov. Hatta tap. Tapin bana ne. Senin tapinman sana benim dinim bana.
    Sen kendi kutsalini baskasinin kutsalina sovmeden yuceltemiyormusun. Adi pislik. Soysuz kopek

  • serbest kürsü30.04.2026 - 21:58

    Bir de solcular diyor millet bizi niye sevmiyor. Lan gece gunduz, osmanliya, kurana, sunnete, peygambere, dine kufreden, ilimden bilimden habersiz, okumak ogrenmekten nasipsiz, kulaktan dolma donmelerin iftiralarini ilim sanan bu gerizekali ne kadar sevimli ki sevesin
    Pislik herif.

  • serbest kürsü30.04.2026 - 21:51

    Yavuz sultan selim han hz ozur dilemeden pesini birakmayacagim lan adi iftiraci. Ya isbat edeceksin tarihi arsivle, ya da ozur duleyeceksin. Senin her gun platformlarinda seni isbata cagiracagim serefsiz,

  • serbest kürsü30.04.2026 - 21:48

    Bi dolu daha iftira var ama yine isbat yok. Hala serefisizsin.
    Adiligin ve iftiranin iftira derecesine bir ornek
    Sefefsiz iftiraci ne buyuk iftiralari kolayca attiginin isbati" Kanada'da domuz yağıyla beslendiğin için sende ar-edep diye bir şey
    kalmamış."
    Beni domuz yerken gormusmu. Ya da benden yada benim yakinimdan domuz yedigimi duymusmu. Yok.
    Peki bu serefsiz iftiraci serefisz degil de ne.
    Pislik adam,
    Defol git, bence de defol git

  • serbest kürsü30.04.2026 - 21:29

    Gulden hanim, ben hicbir zaman mustafa kamalin aleyhinde konusmadim. Konusmam. Taki, onu aziz eden vezie serefisiz soysuzunun atam yavuz sultan selim han hzlerine iftira atana kadar. Eger o mustafa kamali seviyorsa, baskasinin atasina iftira atmaz. Yoksa bu sayfayi kayitli vesikali mustafa kemalle doldurmayi bilirim.
    Yapmadiysam mustafa kamal sevenlere saygimdan yapmadim. Herkesin kutsali kendine. Sen benim kutsalima sov ben senin kutsalina sovmeyeyim. Boyle bir olay yok. Bu beyni kokusmus, eski tufek garnizon kopegi hala kendini eski garnizonlarda saniyor. Ahlaksiz munafik herif, bir satirda Allah kuran muhammed der. Diger satirda kufreden seytanin avanesi...

  • serbest kürsü30.04.2026 - 21:21

    Lan bir dur. Gerizekali sica sics gidiyorsun. Once onceki sictiklarini temizle. Hani yavuzun sah ismailin karisina asik oldugunun isbati. Yada esir kole sah ismailin karisinin yavuzu reddettiginin isbati. Isbat et serefini kurtar once sen serefsiz

  • serbest kürsü30.04.2026 - 21:02

    Serefisz yavuza hakaret eden alcak soysuz devleti senin pesine bir takarim yuvuz sultan selimi sana optururler. Soysuz kopek ataturku ovuyorsun ov. Yavuz sultana laf soylemek senin ne haddine. Sah Ismail senin babanmi.