Gulden hanim, siz buralarda yenisiniz galiba, ben o cocuk istismarlarni defaatle kinadim. Tarikatlari cemmaatleri defaatle elestirdim. Ben gunumuz tarikatlarin kesinlikle gercek anlamindak cok uzakta oldugunu, islama zarar verdigini defaatle elestirdim. Siyasal islamin islamda yeri olmadigini en basit ifadeyle bidat oldugunu hadislerle anlattim. Islama, yalan soyleyerek harac keserek, adaleti iflas ederek hjzmet edilemeyecegini defaatle anlattim. Siyasal islam kesinlikle islami bozmak ve bitirmek icin uretildigini defaatle dile getirdim. Cocuklara kuran kurslarinda tecavuz edenlerin degil musluman turk bile olmadiklarini dusunuyorum. Defalarca anadolunun ve turkiyenin gusulsuz imam, vaiz muftulerle dolu oldugunu gercek bir hikaye ile anlattim. Belki siz beni tanimadan bilmeden sucluyorsunuzdur
Senin ataturkun benim umurumda degil. Sen benim ceddime kufreden soysuzsun. Ben ise daha mustafa kemale baslamadim bile. Senden yada kimseden cekindigim icin degil. Mustafa kemali sevenleri var. Kimsenin kutsalina karismam. Taki benim kutsalima karisana kadar. Sen mustafa kemale tapabilirsin. Andimizi amentu, genclige hitabeyi veda hutbesi, nutuku kuran, anitkabiri Kaben bilip tapabilirisn. Umurumda degil. Benim ceddime kufredemezsin. Edersen sopanin ustune yavuz sultan selim yazdirir. O sopayla doverim seni, dengesiz mahluk...
Sayin foseptik cukuru Yavuz sultan selimin hanin sah ismailin karisina asik oldugunu isbat edene kadar sen bir iftiraci serefsiz olarak kalacaksin. Ki oylesin zaten... Bak bu benim isbatim. Bahsettigim mustafa kemalin 15 yasinda emrindeki turk diplomatla evli kizla yaptigi zinanin isbati. Sen bir foseptik cukuru olarak, etrafa bk sacman normal. ?si=FowkrN0Rlxk3f1i0
Tarihsel kaynaklar, Şah İsmail'in özellikle Safevi Devleti'ni kurma ve Şiiliği yayma sürecinde Anadolu ve çevre bölgelerde ciddi askeri operasyonlar ve şiddet eylemleri gerçekleştirdiğini doğrulamaktadır. Bu döneme dair öne çıkan bazı bilgiler şunlardır:
* Sünni Nüfusa Yönelik Eylemler: Şah İsmail, Tebriz'i ele geçirdikten sonra Şiiliği resmi mezhep ilan etmiş ve Sünni kalmakta direnenlere yönelik sert politikalar izlemiştir. Bazı tarihi kaynaklarda, bu süreçte ve Tebriz, Bağdat gibi şehirlerin fethinde binlerce insanın katledildiği belirtilir. * Anadolu Faaliyetleri: Şah İsmail'in müritleri (Kızılbaşlar) aracılığıyla Anadolu'da yürüttüğü faaliyetler ve ayaklanmalar, Osmanlı yönetimi ile büyük gerilimlere yol açmıştır. Bu çatışmalar sırasında her iki tarafın da sivil ve askeri unsurlara karşı şiddet uyguladığı ifade edilir. * Mezhepsel Çatışma: Şah İsmail'in politikaları, bölgede Şiiliğin yayılmasını sağlarken, Sünni ulema ve halk üzerinde baskı kurduğu yönünde kaynaklarda detaylar mevcuttur. * Karşılıklı İddialar: Tarih anlatısında Şah İsmail'in Sünnilere yönelik katliamları sıklıkla dile getirilirken, karşı cephede Yavuz Sultan Selim'in de Çaldıran seferi öncesi Anadolu'da "Safevi yanlısı" olarak görülen 40 bin Türkmen/Kızılbaş'ı katlettiği iddiası da tartışma konusudur. Bazı modern tarihçiler ise bu sayıların mübalağalı olduğunu veya sistemli bir temizlikten ziyade isyan bastırma operasyonları olduğunu savunur.
Özetle, Şah İsmail'in iktidarını sağlamlaştırmak için Anadolu ve İran coğrafyasında sert askeri yöntemler kullandığı tarihçiler tarafından kabul edilen bir gerçektir.
40 Bin Kişi İddiası: Tarihsel anlatıların çoğunda Yavuz'un, Safevi seferi (Çaldıran) öncesinde Anadolu'daki Safevi sempatizanı olduğu düşünülen yaklaşık 40 bin Kızılbaş'ı bir listeye dayanarak tespit ettirdiği ve öldürttüğü rivayet edilir. Akademik Eleştiriler: Modern tarihçilerin bir kısmı, bu "40 bin" rakamının o dönemki nüfus verileriyle uyuşmadığını ve mübalağalı olduğunu savunur. Örneğin, Prof. Dr. Feridun Emecen, Osmanlı arşivlerinde bu çapta bir toplu katliama dair resmi bir kayda rastlanmadığını, sadece isyan potansiyeli olan gruplara ve ajanlara yönelik takibat, sürgün ve yerel idam kararları bulunduğunu ifade etmektedir. İdeolojik ve Siyasi Nedenler: Yavuz'un bu sert politikası, genellikle "mezhep savaşı"ndan ziyade bir "beka meselesi" ve devlet güvenliği olarak görülür. Anadolu'daki Kızılbaşların Şah İsmail ile iş birliği yaparak Osmanlı'ya karşı ayaklanmasından çekinilmesi, bu operasyonların ana nedeni olarak gösterilir.
(Ciddiye alinir birtarafin yok. Ama iste pislik ortada olunca kokusu rahatsiz ediyor. Mudahele etmek lazim)
Hidrojen; yildizlarin yakiti; yani benzin. Oksijen; yakici madde, yani ates. Ikisi bir araya gelince patlamasi lazim. Ama patlamiyor. Hatta Ikisi birlesiyor su oluyor. Hayat oluyor. Nasil oluyor peki, cunku BIR kun feyekün diyen var. Daha ilginci... su + 0°C dere ile + 100°C arasi sivi halde kaliyor
Suyu olusturan elementlerden Hidrojeni sivi hale getirmek ancak ( -253°C) derecede mumkun Bir diger elementlerden Oksojeni sivi hale getirmek ancak (-183°C ) de mumkun. Normalde mantiken ikisi birlesince sivi olabilmesi icin en az -183°C ve ya daha fazla bir sogukluk lazim. Ama oyle degil iste. Yasama elverisli 0°C ile 100°C iki Hidrojen le bir Oksijen birlesip sivi halde su oluyor. Nasil oluyor bu.? Cunku BIR kun feyekün diyen var
Bitmedi Tuz, sofra tuzu Sodium clorur Yani Sodium, patlayici metal Klor: zehirli gaz Ikisi birlesince ölümcul olmasi lazimken, sofralarimizin bas taci Nasil oluyor. Cunku BIR kun feyekün diyen var
Tuz ruhu Hidroklorik asit, guclu asindirici (kirec, pass sokmede, metal temizlemede kullanilir Ayni tuz ruhunun (Hidroklorik asit) midemizde dusuk yogunlukta yediklerimizi sindirmeyi sagladigini biliyormuydunuz Nasil oluyor? Cunku BIR kun feyekün diyen var.
Sulu karpuz kuru tarlada, kuru pirinc sulu tarlada yetisir. Nasil olur bu Cunku BIR kun feyekün diyen var
Butun agaclar ayni topragi, ayni suyu ayni havayi emer, ama biri karpuz biri elma, biri uzum, biri portakal, biri seftali olur. Hatta ayni agaca asilarsin. Bir dal tatli kiraz verir. Digeri eksi visne verir. Nasil oluyor? Cunku BIR kun feyekün diyen var Yasin 82: Bir şeyi istediğinde, O’nun buyruğu “ol!” demekten ibarettir; hemen oluverir. Ve Rabbim, zittiyla, ayniyla misliyle yaratir. Cunku cani nasil isterse oyle yapandir.
Daglara oyduklari ihtisamli evlerle ovunen salih peygamberin kavmini assagilar mayihette, dagin icinden canli kanli hamile kizil deve cikrandir. Hadi madem taslari yontmakta o kadar mahirsiniz. hadi gucunuz yetiyorsa bir kizil deve de siz cikarin dagdan diye assagilamistir salih peygamerin kavmini yuce rabbim. Misliyle yaratmistir. Sulu Karpuzu kuru toprakta kuru princi sulu toprakta zittiyla yaratmistir. Bugun ilim muslumanin yitik mali. ilmin ucu pustun elinde. ilim adina bile bile kufur nesrediyorlar.
Gözlerimi açtığımda oda değil, dünya genişliyordu; doğan ilk şey umitti, ilk baharin ufuklarinda Yok mu isteyen, vereyim?” anıydı zamanın; Ve Nisan, göğsüme toprak kokulu mujdeler serpiyordu Mart’ın kaskatı perdelerinden eser yoktu
Bir ney ezgisi gibi oynaşıyordu disarda çiğ taneleri Rahmân'ın şefkatten ellerinde bugun Güneşin neşesiyle savrulup gitti butun kederlerim Artık agir cümlelerin altında ezilmiyorum, Çünkü rahmetin sinesinde uyandım Nefes almanın kendisi, başlı başına bir şiirmis meger
Pencerelerimi ardına kadar açtim, yerçekimi hükmünü yitirdi Ümitlerim kus civiltariyla uçuşa geçti Buz tutmuş hatıraları taşıyan o rüzgâr, Şimdi her yandan Ba’sü ba’del mevt kokulari tasiyor
Yıldızlarda gizli anlamlar aramayı bıraktım; Onlar artık sönmeyi reddeden birer havai fişek... Sessizlik bir boşluk değil, mukaddes bir yankı; Nabzım bir geri sayım değil, İlahi bir sevdanın muazzam ritmi;
"Belki"ler sustu, "bir zamanlar"lar bitti. Sadece bir Vedud sıcaklığı var avuçlarımda şimdi, Gökyüzünün o akıl almaz berraklığı, Taptaze bir zamanin baslangic sayfasi Ve nihayet kalbin sadece bir pompa değil, Bir kabe oldugu gercegi...
Ve butun bunlarin ortasında yalın bir hakikat: Neşe bir varış değil, bir bakıştır. Kışın o sagir yankısı duyulmuyor artık, Sadece bu anın diri, sarsılmaz şehadeti...
Bütün kapıları kapattım karanligin ustune İçeride şimdi sadece ışık, sadece secde, Ve Sonsuz bir "şimdi" deyim artik Ve bu simdi de aşk var, umit var, rucu var, huzur var
Baba ben Alon Musck olabilirmiyim diye soran 15 yasindaki oglumla sohbetimiz
Ben: Tabiki olabilirisin Oglum: Gerçektenmi Ben: evet Gerçekten olabilirsin. Herkes olabilir. Oglum; Nasil herkes olabilir. Neden olmuyorlar ozaman... Ben: iki turlu Elon musk var. Biri cok caliskan, gunde 15 saat 7 gun calisan Elon musk, digeri tonlarca parasi olan Elon musk. Sen hangisi olmak istiyorsun? Oglum: cok saliskan Elon musk Ben: afferin oglum. Sen deseydin cok parasi olan Elon musk olmak istiyorum. Ozman ben de sana, git banka soy. Yakalanmazsan olursun. Diyecektim Ama sen cok calisarak cok calisan Elon musk olabilirsin. Gerisini Allah nasil dilerse oyle yapar.
"....birde bakmışsınki kozmik boyutta metafiziği ve kendi mi’racını bizzat zahirde yaşamış olursun…" amin muammer orak
-Kozmik selatu selam -Kozmik hams ve sukur -Kozmik istigfar -Ve kozmik dua. Hepsi toplam Yarim saat suruyor.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ, her gece gecenin son üçte biri kalınca dünya semasına tecelli eder ve şöyle buyurur: 'Bana dua eden yok mu, onun duasını kabul edeyim! Benden bir şey isteyen yok mu, ona istediğini vereyim! Benden bağışlanma dileyen yok mu, onu bağışlayayım!'" (Buhârî, Teheccüd 14; Müslim, Müsâfirîn 168-170) Gunluk 24 saatlik zaman diliminin en verimli kismi gecenin son ucte birlik, yukaridaki hadiste gectigigibi, Allahin semaya tecelli ettigi an. 3 ile 5 arasi. Sabah Namazindan bir saat once kalkip teheccudu kildiktan sonr okunabikecek cok guzel zikir, hamd ve sukur, istigfar ve tefekkur, sonunda da duali bir yakaris. Rabbim kabul etsin.
KOZMIK DUA Euzubillahis samiil alimi minesseytanirracim bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi Rabbil alemin Eslemtu lillahi rabbil alemin
Esselatu vessellemu ala seyyidine Muhammedin va ala alihi ve sahbihi ve sellim Sübhanallahi ve bi hamdihi sübhanallahil Azim ve bi hamdihi estağfirullah.
"De ki: 'İster Allah diye dua edin, ister Rahmân diye dua edin. Hangisiyle dua ederseniz edin, en güzel isimler O’nundur.' Namazında sesini çok yükseltme, çok da kısma; ikisinin ortası bir yol tut."
Ferdün, Hayyün, Kayyûmün, Hakemün, Adlün, Kuddûs. Ya alimul gaybi veşşahadeh Ya erhamur rahimin Ya melikul kuddusus selam mu'minul, muheymin, azizul cabbarul Mutekebbir, ya Subhanallah. Ya halikul bariul, musavir Ya azizul hakim, ya aliyyul azim. Ya zulcelali velikram, La ilahe ille ente Subhâneke inni kuntu minazzalimin,
Ya Tevvâb, ya Settâr, ya Afüv, ya Gafûr, ya Gaffâr, ya Raûf, ya Hâdi, ya Enîs, ya Müheymin... Ya Rabbel-âlemîn ve ya İlâhel-evvelîne vel-âhirîn;
Ey tüm boyutların kendisinden sudur ettiği el bari ey tüm renklerin kendisinden süslendiği el musavvir, ey tüm notaların kendisini haykırdığı el vedud. ey tüm fotonların en Nur ismi celalini yansıttığı yüce Rabbimiz! Ey tüm hissettiğimiz ve hissedemediğimiz duyuların yegâne sahibi, Ey Alemlerin Rabbi, Meliki, Sultanı, Velisi, Valisi, Vekili Sana hz Ibrahim as. gibi, hz Muhammed mustafa s.a.v gibi teslim olduk 'Eslemtü lillâhi Rabbil âlemîn.'
Ey varlığının yanında bütün âlemlerin hiç hükmünde kaldığı Mütekebbir… Senin azametin karşısında varlık dediğimiz her şey bir gölge, bir hayal… Ben ise o gölgenin içinde bile bir hiç… hiçlerden de hiç… Ama Sen… O hiçliğime rağmen beni muhatap aldın. Yokluğumdan varlık sahasına çıkardın. “Kulum” dedin… Varlığının delilleriyle beni şereflendirdin. Ey comert Rabbim… ekrem rabbim, ey alleme bil kalem Bu lütufların karşısında kayıtsız kalmaktan korkuyorum. Tir tir titriyorum. Nankörlük karanlığına düşmekten ödüm kopuyor. Kalbimin gaflete dusmesinden Sana sığınıyorum. Beni kendime bırakma… Cunku nefsim ve seytan, afrikadaki serengeti duzluklerinde otlayan buffalo yavrusunu annesinden ayirip yemek isteyen arslanlar, sirtlanlardan daha azili bir sekilde beni senden koparmak, ayagimi sirati mustakimden kaydirmak icin siperdeler. Bir an bile olsa bizleri sensizliğe mahkum etme. Nefsimize ve seytana yem etme. Bizleri yakininden kovma. Senden uzaklaşan her adımda eksiliriz, söneriz, yok oluruz. Ey kalpleri evirip çeviren… Kalbimizi Sana çevir. Zihnimizi seninle mesgul et. Bedenimizi ruku ve secdelerinle susle. Sana bağlı kıl. Sana yakın eyle. Ey merhametlilerin en merhametlisi… Bana verdiğin nimetin şuurunu da ver. Şükrünü nasip et. Seni anan, Sana yönelen, Sana layık olmaya çalışan kullarından eyle. Benim hiçbir şeyim yok… Ama Sen varsın. Ve Senin varlığın bana yeter… Ya vedud, ya kerim, ya latif,
-butun dualarim yakarislarim, yalvarislarim,yanliz sanadir: ihdinas siratal mustakim. Rabbi zidnî ‘ilmâ ve rizqâ tayyibâ ya mucib
-butun hamdim, övgüm şükrüm sanadir. Lekel hamd ve lekessukr, ya hamid, ya sekur
-butun zikrim, fikrim sayiklamalarim, sanadir: subhane rabbiyel ala, subhane rabbiyel azim.. ya hu ya Allah, -butun tovbelerim, istigfarlarlarim, ozurlerim, pismanliklarim sanadir: Rabbî ğfir li ve tub ‘aleyye inneke ente’t-Tevvâbür-Rahîm. Ya tevvab -butun teslimiyetim itaatim, bağlılığım sanadir: Rabbena ve ec‘alnâ muslimîne leke ve min zürriyyetinâ ummeten muslimeten lek. Ya selam
-butun korkum, kaygim, endisem,sığınmam, sanadir: İnnemâ yakhşallâhe min ‘ibâdihil-‘ulemâ’ ya mu'min
-butun kutsamam, hayranlığım, şevkim, aşkim, istiyakim, , yanliz sanadir."Allahümme innî es'elüke hubbeke ve hubbe men yuhibbüke vel-amelellezî yübelliğunî hubbeke. Allahümmec'al hubbeke ehabbe ileyye min nefsî ve ehlî ve minel-mâil-bârid." Ya vedud, ya muhsin, ya habib
Oyle sana ki; Zerreden kürreye bütün nizamın şahitliğiyle, bilinen ve bilinmeyen bütün âlemlerin diliyle; -Lâ ilâhe illallâh, Muhammedin resulullah Diyorum -Estağfirullahe’l-azîm el-kerîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel-hayye’l-kayyûme ve etûbü ileyhi subhanehu Diyorum .
-Allâhumme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ Seyyidinâ Muhammed. Diyorum
-Rabbigfir verham ve ente hayru'r-râhimîn'. diyorum.
-Sübhânallâhi ve bi-hamdihî sübhânallâhi’l-azîm' diyorum. -Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe’n-nâr' diyorum.
Ya rabbe kulli seyin ve melikehu Ayın dünyaya uyup dunya yorungesinde donmesi ve ay ve dunya birlikte güneşinin nurlu çekimine teslim olması, ve gunes etrafinda donmeleri, ve ay, dünya ve güneşin hep beraber 'Hû' diye arsinda seni yazıp, seni işaret ederek dönmeleri gibi; ben de varlık aleminin yörünge sahibi varlıklarından hicin de hici olan biriyim. Benim butun dunyam peygamberim, Resulünün yörüngesine uyup, resulunle birlikte, senin külli iradenin etrafında aşkla, iştiyakla; la ilahe illa hu, la Mabuda illahu, la galiba illa hu, la mevcuda illa hu, 'Ya Rab, ya Kuddûs, ya Sübhân, ya Hamîd, ya Ekber, ya Vedûd'...zikir ve nidalari ile dönüyoruz.
Atomu olusturan en kucuk birimden kürreye, kürreden kainata, ehadiyetten vahdaniyete; kürsünden arşına, arşından makamına; şehadet aleminden gayb alemine... Eksiksiz, mükemmel inşa ettiğin bütün nizamlarin şahitliğiyle… Sana aşk ve iştiyakla; bütün hücrelerim, moleküllerim, atomlarım, atom içi protonlarım, nötronlarım, elektronlarım, kuarklarim ta ki en derinde ehadiyetinin mührüne varıncaya kadar her şeyimle sana can-ı gönülden teslim oluyorum. 'Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn, Eslemtü lillâhi Rabbil âlemîn.' Ey Allah’ım, ey Rabbimiz! Sana kul olmaya ışığın koşmasından daha hizli kosuyoruz. Ay, gunes, galaksileri ve bütün yörünge sahibi varlıklarının yörüngelerinde tam teslim ile dönmeleri gibi, ben de resulunle ve butun alemlerle sencornize bir sekilde yuce külli iraden etrafında, tam teslimiyetle hu diyerek dönüyorum. Ya Hûûû!" Ya hakk, ya subhan. Ya kuddus, ya kayyum.
Ey anılmasında kelimelerin ve tabirlerin çaresiz kaldigi, kelamlarin rabbimizden soz ederken seref ustune seref aldigi ya vedûd, ya habib Ey nihai aşkım! Görünen ve görünmeyen bütün âlemlerin diliyle Sana hamd ü senâ ediyorum. 'Eslemtü lillâhi Rabbil âlemîn.' 'Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn.' Ve Resulün Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimize salât ve selâm getiriyorum: 'Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.' Ya Mücîbe’d-daevât!
Senin ipine sımsıkı sarılmayı diliyoruz. Zira Sen buyuruyorsun ki: 'Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a, dinine) sımsıkı sarılın, parçalanıp ayrılmayın. Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani siz birbirinize düşman idiniz de O, kalplerinizi birleştirdi. O’nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Siz tam ateşten bir çukurun kenarındayken, O sizi oradan kurtardı. Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.' (Âl-i İmrân, 103)
Ya Zül-Celâli vel-İkrâm! Sana doğru ışık hızında gelmek istesek bile yavaş sayılırız. Zira yol uzun, hasret büyük; din gunun her aninda anlık Sana varmak, seninle olmak istiyoruz. Fenâfillâh’a ermek istiyoruz. Senin boyanla boyanmak istiyoruz. Zira Sen buyuruyorsun ki: 'Allah’ın boyasını esas alın (Sıbgatullah). Allah’ın boyasından daha güzel boyası olan kim vardır? Biz ancak O’na ibadet edenleriz.' (Bakara, 138) Ya Hâdi, ya Veliyyü’l-Mü’minîn! 'İhdine’s-sırâta’l-müstakîm.' (Bizi doğru yola ilet.) Bizleri hidayetten ayırma. Şeytanın ve nefsimizin şerrinden, vesveselerinden koru. Kalplerimizi kirden, pastan arındır; nûrunla ve hikmetinle yıka. Ruhlarımızı sekîne ile arındır… Bizi Sana yönelen, Sana dönen ve her haliyle Sana teslim olan kullarından eyle… 'Eslemtü lillâhi Rabbil âlemîn.'" Ya Rabbel-âlemîn! Yâ Men Vesia Kürsiyyühü's-semâvâti ve'l-ard! Şu dua ederken tefekkür, tefekkür ederken dua yakarışımızı kabul buyur. Bize katından rahmet, bereket, aff u mağfiret ve Muhabbetullah yağdır. Ya Hayy, ya Kayyûm! Kâinatın her bir atomunda, her bir kuantum dolanıklığında ve galaksileri bir arada tutan El-Kayyûm ism-i celîlinin tecellisinde; Senin sonsuz ilmini ve kudretini seyretmeyi nasip eyle. Zihnimizi gafletten, kalbimizi katılaşmaktan koru; ruhumuzu bu beden hapishanesinden daha dünyadayken özgür kıl. Bizi nefsimizin, şeytanın ve şeytanlaşmış kulların şerrinden koru. Bizi, Senin şu muazzam kâinatının nizamına uyumlu yaşayan kullarından eyle. “Kullarım sana Beni sorduğunda (onlara de ki): Ben onlara çok yakınım. Bana dua ettiği vakit, dua edenin çağrısına karşılık veririm. O halde onlar da Benim davetime uysunlar ve Bana hakkıyla iman etsinler ki doğru yolu bulabilsinler.” (Bakara, 186) Atomun kalbinden kâinatın kalbine, Kürsî’nden Arş’ına, şehadet âleminden gayb âlemine kadar keşfettiğimiz her yeni bilgi Sana olan imanımızı ve hayretimizi artıriyor. Sen, delil ve ayetlerini ruhumuza duyur. Bilgimizi sadece maddeyle sınırlama; bizi mana, Marifetullah ve Muhabbetullah zirvelerinede ulaştır. Âmin. Ya Rabbel-âlemîn! 'İyyâke na'büdü ve iyyâke nesteîn. İhdine’s-sırâte’l-müstakîm.' Ruhumuzdaki günah ve gaflet sebebiyle oluşan tüm pas ve kirleri rahmetinle sükûnete ve nurani bir nizama çevir. Hayatımızın her anını Senin rızan doğrultusunda bir ibadete dönüştür. Senin o sonsuz ilminle, matematiği iflas ettiren adedinle, sonsuz adetler hürmetine; bizi Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.)'in o en büyük şefaatiyle, Makam-ı Mahmud'un nurlu gölgesinde buluştur. O’nun mest olduğu o sonsuz lütuflardan bizlere de cömertliğinle ihsan eyle. Ey Alîm-i Külli Şey! Son nefesimizde; tüm hücrelerimizdeki atomların, tüm elektronlarımızın, ruhumuzun ve bedenimizin ehadiyetteki en küçük yapı taşının, Sana olan vecd içinde bir teslimiyetle; 'Eşhedü enlâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh' diyerek küllî bir iman ile mühürlenmesini nasip eyle. Ey bütün matematiği, kuantum fiziğini, metafiziği, astrofiziği, kimya ve biyolojiyi varlığının delilleri kılan Rabbim! Seni inkâr ne mümkün? Bütün ilimlerin, gayb ve şehadet âleminin, bütün varlıkların dili ve şahitliğiyle; yarattığın ve yaratacağın her zerrede, geçmiş, şimdi ve gelecek bütün zamanların her bir birimini; -Lâ ilâhe illallâh, lâ hâlika illallâh, lâ ma'bûda illallâh' Subhanallah, elhamdülillah, Allahu ekber, zikirleriyle,
-Rabbena atina fid dunya hasanatan ve fil ahireti hasenatan ve gina azâben-nâr, Dualari ile,
-Allâhümme mâ asbaha ve ma emsa bî min ni’metin ev bi-ehadin min halkıke fe-minke vahdeke lâ şerîke leke, fe-lekel hamdü ve lekeş-şükr. hamd ve sukurleri ile -eslemtu lillahi rabbil alemin Hz Ibrahim teslimiyetiyle
-Sübbûhun Kuddûsun Rabbü’l-melâiketi ve’r-rûh” Takdisiyle -Esselatu vessellemu ala seyyidine Muhammedin va ala alihi ve sahbihi ve sellim Selavatlari ile -Subhanallahi ve bihamdihi sübhanallahil Azim Takdisleri ile -rabbena zalemna enfusena ve in lem tagfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin istigfarlari ile dolduruyoruz.
kâinatın tüm 'veri' ve tum el hasib isminden tecelli eden sayilarin faktöriyel büyümesindeki carpimlari adedince soyluyoruz. Kabul buyur ya rab. Bi-hürmeti Seyyidil-Mürselîn. Ey sonsuz kudret ve rahmet
Ya Fâtıra’s-semâvâti ve’l-ard! Kâinat bu kadar muntazam iken, kalbimdeki dağınıklıkla Sana geldim… Kalplerimizi toparla, ruhlarımızı arındır. Bizi Sana yönelen, Sana dönen ve her zerresiyle Sana teslim olan kullarından eyle. Efendimizle birlikte; bütün peygamberlerin, meleklerin ve tüm salih kulların yoluna ilhak eyle. Âmin. Ey zamanı ve mekânı var eden, var etmekle kalmayıp bir arada tutan; uykudan, açlıktan ve zaaftan münezzeh Sübhân Allah’ım! Şu an kalbimden geçen frekansları, kâinatın en uzak köşesindeki atomların ve atom alti parcaciklarin ve onlarin yuzduklari arsinin ve kursunun icindeki butun esma ve tecellilerinin 'Hû' diyen titreşimiyle birleştir. Ehdadiyetini ve Vahdaniyetini hep beraber haykıralım: Ya Ehad, ya Vâhid! Ya subhan ya vedud Ya Rabbel-Arşil-Azîm! Arş ve kâinat ölçeğinde, her bir Planck uzunluğu alanın dahi her bir katrilyonda bir birimini; -Senin en güzel isimlerinle: Ferdun hayyun kayyumun hakemin adlun kuddus, -Kelime-i Tevhid ile, Huvallahullezi la ilahe illallahu -hamd ve şükürle: elhamdulillahi hamden kamilen, sukren kesira -salât u selâm: elfi elfi salatun ve elfi elfi salamun aleyke ya rasûlallâh -istiğfarlarla: Allâhumme inneke afüvvün tuhubbil afve fa'fu anni Dualarla: Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr." dolduruyoruz. Ya Rabbel-âlemîn! Zihnimi, eşyanın hakikatini perdeleyen vesvese ve günahlardan kurtar; beni Sırat-ı Müstakim üzere, Senin ipine sımsıkı sarılmış, Senin boyanla boyanmış olarak aşkına ulaştır. Ruhumun hezeyanlarını rahmetinle sükûnete erdir ya Ekremel-ekremîn! Beni din gününde en hayırlı sonuca ulaştır. Beni kâinatın ilahî senfonisiyle uyumlu, rıza makamına varmış bir 'insan-ı kâmil' eyle. Bana; atomun kalbindeki tevhidi, galaksilerin dönüşündeki aşkı görecek basiret ver. Beni ve geçmişlerimi; babamı, dedelerimi, ninelerimi ve kâinatın her yerindeki tüm inananları merhametinle kuşat. Kalbimizi dünyevi hırsları yutan bir kara delik değil, etrafına nur saçan bir yıldız eyle. Varlığımı, Senin sonsuz ilmin ve hikmetin içinde sırrını taşıyan bir damla eyle. “De ki: 'Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.'” (Zümer, 53) 'Âmennâ bihî küllün min indi Rabbinâ.' Ya Kâfî, Ya Ganî, Ya Fettâh, Ya Mugnî, Ya Rezzâk, Ya Kerîm, Ya Vehhâb, Ya Ze't-tavli, Ya Mecîd, Ya Mâcid, Ya Bârî, Ya Nâsır, Ya Mevlâ, Ya Mennân, Ya Hennân, Ya Vekîl, Ya Vâlî, Ya Velî, Ya Bâsıt, Ya Azîz, Ya Muiz, Ya Muhsin, Ya Latîf, Ya Selâm, Ya Vâsi, Ya Berr... “En güzel isimler Allah’ındır. O’na bu güzel isimlerle dua edin...” (A'râf, 180) Âmin. Ve’l-hamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn."
Esselatu vessellemu ala seyyidine Muhammedin va ala alihi ve sahbihi ve sellim
Fezkurûnî ezkurkum veşkurû lî velâ tekfurûn.
Allâhümme mâ asbaha ve ma emsa bî min ni’metin ev bi-ehadin min halkıke fe-minke vahdeke lâ şerîke leke, fe-lekel hamdü ve lekeş-şükr
Ya ilahel alemin Tüm boyutların kendisinden sudur ettiği Alemlerin rabbina, melikine, sultanina, velisine, valisine, vekiline, teslim oldum. Ayin dunyaya uyup onunla birlikte güneşinin nurlu çekimine teslim olması, ve hep beraber hu diye seni isaret ederek donmeleri gibi, ben de senin resulune uyup nurlu kuran isiginda iraden etrafinda hep beraber donup hu diye seni aniyoruz.. Senin iradenin yörüngesinde askla istiyakla ya hu diyor donuyoruz. Kursunden arsina ve makamina, Varlığın kalbindeki en küçük yapı taşından, semanın en uçsuz bucağına kadar her ne varsa; matematiğin ve sayıların o sırlar dolu faktöriyel büyümesindeki her bir basamak adedince, kainatın tüm zerrelerinin birbirine vurduğu mühür sayısınca Subhanallahi velhamdulillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber vela havle vela guvvete illa billahil aliyyul azim
LEKEL HAMD VE LEKESSUKR YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;" Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
Ya ilahel alemin Ya hayu ya kayyum, Yarattığın her bir ışık fotonu adedince kâinatta yüzen tüm toz zerrecikleri adedince bütün elementlerin atomları ve atom altı parçacıkları, ve onlarin yaratildigi andan eceli musammaya kadar ulasacaklari rakamlarin factoryel carpimlarinin ulasacagi rakam adedince Sana hamd ve şükrederim. Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;" LEKEL HAMD VE LEKESSUKR YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
Yâ Fâtıra's-semâvâti ve'l-ard, kursunden arsina ve makamina kudret kaleminin ilk yazdigi, kainati olusturan, en kucuk yapi tasindan kainatin kendisine, ehadiyetinle vahdaniyetin arasindaki butun matamatikler adedince sana ham ve sukur ederim
LEKEL HAMD VE LEKESSUKR YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
Ya zulcelali vel ikram Mikrodan makroya, protonlari, notronlari, electronlari, atom alti parcaciklari, atomlari molokulleri, hucreleri, Galaksileri, yildizlari, gezegenleri, ve onlarin titresimleri, ve kat ettigi mesafeleri, ve yaratildiklari ecelli musammalarinin en kucuk zaman birimlerinin faktöriyel carpimlarinin ilmindeki matamitigi kadar Yanliz Sana hamd ve sukur ederim
"Belillâhe fa’bud vekun mineş-şâkirîn."
LEKEL HAMD VE LEKE SSUKR YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
Ya maliku yevmiddin kursunden arsina, ve yuceler yucesi makamina, Zamanın ve Sonsuzluğun Sırrıyla: kun diye yaratmaga basladigin ve yaratmaya devam ettigin, Ya" diye alınan ve "Hu" diye verilen bütün nefesler adedince Alemi yarattigin andan alemin ecelli musammasina kadar sana yapilan butun zikirler adedince sana hamd ve sukur ederim. Liyuwaffiyahum ucuorahum we yezîdehum min fadlihî, innehû gafûrun şekûr."
LEKEL HAMD VE LEKESSUKR YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn; Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
Ya bediussemavati vel ard Zerreden kürreye bütün varlıkların diliyle… Maddenin ve enerjinin bütün tecellileriyle… Görünür ve görünmeyen bütün âlemlerin şahitliğiyle Zamanın akışıyla… Kalbimde atan her nefesle… Varlığın her an yeniden yaratılışıyla… Kâinattaki bütün ölçü ve dengelerin… Hikmetle kurdugun bütün nizamın… Ve her şeyin yerli yerince yaratılışının diliyle "Mikrodan makroya yuce ilminde sabit kâinattaki tüm 'veri' adedince sana hamd ve sukur ederim.
Ve kâlûl hamdu lillâhillezî ezhebe annel hazen, inne rabbenâ le gafûrun şekûr."
LEKEL HAMD VE LEKESSUKR YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn; Sana teslim oldum.
Ya vasius semavati vel ard Ama bilirim ki… Ben ne Sana layık hamdi eda edebilirim… Ne de nimetlerini kuşatabilirim… Sen… Kendine layık olan hamdi en iyi bilensin. Sana sen kendini ovdugun gibi, peygamberlerlerin, ruhul kudus, ve meleklerin ve tum kainatin icinde gelmis gecmis bildigim bilmedigim butun kullarin senin ilhaminla seni ovdukleri gibi seni over. Ve sana sukrederim.
Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn… Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn… ve eş-şükrü lillâhi sukran kesîrâ…lekel hamd ve lekel sukr Ya hamid ya sekur, ya selam Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
Ya Rabel alemin Her seyi kusatan Kursunden arsina Zerreden kainata ve ilmindeki bütün alemlerdeki varlıkların diliyle ve onlari olusturan en kucuk yapi tasi adedince Senin hikmet, ayet ve delillerini tasiyan butun isaretlerle . Kâinattaki bütün ölçü ve dengelerin… Her an yeniden kurulan nizamın… Ve her şeyin yerli yerince yaratılışının diliyle ve ilmindeki rakamsal karsiligi ile Sana hamd ve sukr ederim.
LEKEL HAMD VE LEKESSUKR YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;" Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
Ya alimul hakim İlmimiz arttıkça hayretimiz artar… Hayretimiz arttıkça Sana olan yönelişimiz derinleşir. Teslimiyetimiz artar. Ama bilirim ki… Bu sayılar… Bu tasvirler… Bu ifadeler… Senin azametini kuşatmaya yetmez. Seni hakkiyla anmak, sana ibadet etmek seni ovmek, sana sukur etmek, ve senden tovbe istigfar etmek, sani takdis etmek icin bizlere lutfu ihsaninla yardimda bulun. Azimizi ihlasli ve samimi eyle. sen en guzel ovgulere ve sukurlere ve rukulara, secdelere layik tek ve comert rabbimizsin Butun hamdimiz ve sukrumuz yanliz sanadir LEKEL HAMD VE LEKESSUKR YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;" Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum Mâ yef'alullâhu bi'azâbikum in şekertum ve âmentum, ve kânallâhu şâkiran 'alîmâ
Kâinatın "hassas ayarları" için; yerçekiminin şiddetinden elektronun yüküne, nefesimi mümkün kılan her bir metafizik, astro fizik, quantum fizik, kimyasal biyolojik, ve matamatik, denge ve sirlar için, varligina inandigim gayb icin Sana sonsuz hamdolsun. LEKEL HAMD VE LEKESSUKR YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;"
Sen bu ayarları bir an bıraksan, varlık yokluğa mahkûm olur Ya ekremel ekremin, ve ya erhamur rahimin, elhamdülillahi hamdel kamilim.. Şükrümü sadece dilimle değil, varlığımı oluşturan her bir atomun zikriyle, her protonumun, notronumun ve electronumun hu diyen titresimiyle sunuyorum. Bir parçada bütünün gizli olması gibi, kalbimdeki bu şükür yankısının kâinatın her bir köşesinde aynı anda yankılanmasını niyet ediyorum LEKEL HAMD VE LEKESSUKR YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn Allâhümme mâ asbaha ve ma emsa bî min ni’metin ev bi-ehadin min halkıke fe-minke vahdeke lâ şerîke leke, fe-lekel hamdü ve lekeş-şükr. Fekad hatta sukre yevmih
Asmin hanim sordugunuz sorunun cevabini asagi yukari biliyorsunuzdur diye dusunuyorum. Ama yine de siz cevapsiz birakmayayim Asmin hanim, Allah, kendine karsı islenen gunahları affeder; ama bir kulun hakkını, o kul affetmeden affetmez. Bu yüzden birine zarar verdiysen, sadece tovbe degil, o insanla helallesmek gerekir.
Acalim Allah’a karşı işlenen günahlar, kul ile Allah arasında olanlar Namazı terk etmek, icki icmek, kumar, harama bakmak gibi günahlar… Bunların tövbesi olur. Samimi bir tovbe ile Allah affeder. Ama tövbenin şartı gercek bir pişmanlık, ve o gunahi terk etmek ve bir daha yapmamaya niyet etmektir.
Kul hakkı içeren günahlar ise, bir insana zarar vermek gibi, hakkini yemek, tecavuz etmek, ve ya daha da vahimi toplumu ilgilendiren seylerde rusvet vermek, torpil yaparak birerinin onune gecmek gibi Aradaki fark, Birine zarar verdiysen, sadece tovbe ettim demek yetmez. Hakkini vermen helallik istemen tovbenin ilk sarti. Hele toplumun hakkina girdiysen ne kadar insan o kadar helallik alman gerek Haklarinı iade etmen gerekir, maddi ise geri vermen gerekir. Helallik alman helallesmen gerekir Zarar verdiysen telafi etmen gerekir Cunkü bu, artık sadece Allah’la aranda olan bir mesele degil, bir kulun hakkı var Sonuc: Her günahın tövbesi vardır; ama kul hakkı, tovbenin yanında helalleşmen helallik alman gereken bir tovbe gerektirir
Son olarak konuyla ilgili hadis: “Müflis kimdir biliyor musunuz?” Sahabeler: “Parası ve malı olmayan” dediler. Efendimiz: “Ümmetimden müflis; kıyamet günü namaz, oruç ve zekâtla gelir. Ama şuna sövmüş, buna iftira atmış, bunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş, bunu dövmüştür. Hak sahiplerine sevapları verilir. Sevapları bitince, onların günahları buna yüklenir, sonra cehenneme atılır.” Buyurmus peygamber efendimiz.
Gulden hanim, siz buralarda yenisiniz galiba, ben o cocuk istismarlarni defaatle kinadim. Tarikatlari cemmaatleri defaatle elestirdim.
Ben gunumuz tarikatlarin kesinlikle gercek anlamindak cok uzakta oldugunu, islama zarar verdigini defaatle elestirdim. Siyasal islamin islamda yeri olmadigini en basit ifadeyle bidat oldugunu hadislerle anlattim. Islama, yalan soyleyerek harac keserek, adaleti iflas ederek hjzmet edilemeyecegini defaatle anlattim. Siyasal islam kesinlikle islami bozmak ve bitirmek icin uretildigini defaatle dile getirdim.
Cocuklara kuran kurslarinda tecavuz edenlerin degil musluman turk bile olmadiklarini dusunuyorum. Defalarca anadolunun ve turkiyenin gusulsuz imam, vaiz muftulerle dolu oldugunu gercek bir hikaye ile anlattim.
Belki siz beni tanimadan bilmeden sucluyorsunuzdur
Senin ataturkun benim umurumda degil. Sen benim ceddime kufreden soysuzsun.
Ben ise daha mustafa kemale baslamadim bile. Senden yada kimseden cekindigim icin degil. Mustafa kemali sevenleri var. Kimsenin kutsalina karismam. Taki benim kutsalima karisana kadar. Sen mustafa kemale tapabilirsin. Andimizi amentu, genclige hitabeyi veda hutbesi, nutuku kuran, anitkabiri Kaben bilip tapabilirisn. Umurumda degil. Benim ceddime kufredemezsin. Edersen sopanin ustune yavuz sultan selim yazdirir. O sopayla doverim seni, dengesiz mahluk...
Sayin foseptik cukuru
Yavuz sultan selimin hanin sah ismailin karisina asik oldugunu isbat edene kadar sen bir iftiraci serefsiz olarak kalacaksin. Ki oylesin zaten...
Bak bu benim isbatim.
Bahsettigim mustafa kemalin 15 yasinda emrindeki turk diplomatla evli kizla yaptigi zinanin isbati.
Sen bir foseptik cukuru olarak, etrafa bk sacman normal.
?si=FowkrN0Rlxk3f1i0
Tarihsel kaynaklar, Şah İsmail'in özellikle Safevi Devleti'ni kurma ve Şiiliği yayma sürecinde Anadolu ve çevre bölgelerde ciddi askeri operasyonlar ve şiddet eylemleri gerçekleştirdiğini doğrulamaktadır.
Bu döneme dair öne çıkan bazı bilgiler şunlardır:
* Sünni Nüfusa Yönelik Eylemler: Şah İsmail, Tebriz'i ele geçirdikten sonra Şiiliği resmi mezhep ilan etmiş ve Sünni kalmakta direnenlere yönelik sert politikalar izlemiştir. Bazı tarihi kaynaklarda, bu süreçte ve Tebriz, Bağdat gibi şehirlerin fethinde binlerce insanın katledildiği belirtilir.
* Anadolu Faaliyetleri: Şah İsmail'in müritleri (Kızılbaşlar) aracılığıyla Anadolu'da yürüttüğü faaliyetler ve ayaklanmalar, Osmanlı yönetimi ile büyük gerilimlere yol açmıştır. Bu çatışmalar sırasında her iki tarafın da sivil ve askeri unsurlara karşı şiddet uyguladığı ifade edilir.
* Mezhepsel Çatışma: Şah İsmail'in politikaları, bölgede Şiiliğin yayılmasını sağlarken, Sünni ulema ve halk üzerinde baskı kurduğu yönünde kaynaklarda detaylar mevcuttur.
* Karşılıklı İddialar: Tarih anlatısında Şah İsmail'in Sünnilere yönelik katliamları sıklıkla dile getirilirken, karşı cephede Yavuz Sultan Selim'in de Çaldıran seferi öncesi Anadolu'da "Safevi yanlısı" olarak görülen 40 bin Türkmen/Kızılbaş'ı katlettiği iddiası da tartışma konusudur. Bazı modern tarihçiler ise bu sayıların mübalağalı olduğunu veya sistemli bir temizlikten ziyade isyan bastırma operasyonları olduğunu savunur.
Özetle, Şah İsmail'in iktidarını sağlamlaştırmak için Anadolu ve İran coğrafyasında sert askeri yöntemler kullandığı tarihçiler tarafından kabul edilen bir gerçektir.
40 Bin Kişi İddiası: Tarihsel anlatıların çoğunda Yavuz'un, Safevi seferi (Çaldıran) öncesinde Anadolu'daki Safevi sempatizanı olduğu düşünülen yaklaşık 40 bin Kızılbaş'ı bir listeye dayanarak tespit ettirdiği ve öldürttüğü rivayet edilir.
Akademik Eleştiriler: Modern tarihçilerin bir kısmı, bu "40 bin" rakamının o dönemki nüfus verileriyle uyuşmadığını ve mübalağalı olduğunu savunur. Örneğin, Prof. Dr. Feridun Emecen, Osmanlı arşivlerinde bu çapta bir toplu katliama dair resmi bir kayda rastlanmadığını, sadece isyan potansiyeli olan gruplara ve ajanlara yönelik takibat, sürgün ve yerel idam kararları bulunduğunu ifade etmektedir.
İdeolojik ve Siyasi Nedenler: Yavuz'un bu sert politikası, genellikle "mezhep savaşı"ndan ziyade bir "beka meselesi" ve devlet güvenliği olarak görülür. Anadolu'daki Kızılbaşların Şah İsmail ile iş birliği yaparak Osmanlı'ya karşı ayaklanmasından çekinilmesi, bu operasyonların ana nedeni olarak gösterilir.
(Ciddiye alinir birtarafin yok. Ama iste pislik ortada olunca kokusu rahatsiz ediyor. Mudahele etmek lazim)
H2O; yani su
Hidrojen; yildizlarin yakiti; yani benzin.
Oksijen; yakici madde, yani ates.
Ikisi bir araya gelince patlamasi lazim. Ama patlamiyor.
Hatta
Ikisi birlesiyor su oluyor. Hayat oluyor.
Nasil oluyor peki, cunku BIR kun feyekün diyen var.
Daha ilginci... su + 0°C dere ile + 100°C arasi sivi halde kaliyor
Suyu olusturan elementlerden Hidrojeni sivi hale getirmek ancak ( -253°C) derecede mumkun
Bir diger elementlerden Oksojeni sivi hale getirmek ancak (-183°C ) de mumkun.
Normalde mantiken ikisi birlesince sivi olabilmesi icin en az -183°C ve ya daha fazla bir sogukluk lazim.
Ama oyle degil iste. Yasama elverisli 0°C ile 100°C iki Hidrojen le bir Oksijen birlesip sivi halde su oluyor. Nasil oluyor bu.?
Cunku BIR kun feyekün diyen var
Bitmedi
Tuz, sofra tuzu
Sodium clorur
Yani Sodium, patlayici metal
Klor: zehirli gaz
Ikisi birlesince ölümcul olmasi lazimken, sofralarimizin bas taci
Nasil oluyor. Cunku BIR kun feyekün diyen var
Tuz ruhu
Hidroklorik asit, guclu asindirici (kirec, pass sokmede, metal temizlemede kullanilir
Ayni tuz ruhunun (Hidroklorik asit) midemizde dusuk yogunlukta yediklerimizi sindirmeyi sagladigini biliyormuydunuz
Nasil oluyor? Cunku BIR kun feyekün diyen var.
Sulu karpuz kuru tarlada, kuru pirinc sulu tarlada yetisir. Nasil olur bu
Cunku BIR kun feyekün diyen var
Butun agaclar ayni topragi, ayni suyu ayni havayi emer, ama biri karpuz biri elma, biri uzum, biri portakal, biri seftali olur. Hatta ayni agaca asilarsin. Bir dal tatli kiraz verir. Digeri eksi visne verir. Nasil oluyor?
Cunku BIR kun feyekün diyen var
Yasin 82: Bir şeyi istediğinde, O’nun buyruğu “ol!” demekten ibarettir; hemen oluverir.
Ve Rabbim, zittiyla, ayniyla misliyle yaratir. Cunku cani nasil isterse oyle yapandir.
Daglara oyduklari ihtisamli evlerle ovunen salih peygamberin kavmini assagilar mayihette, dagin icinden canli kanli hamile kizil deve cikrandir. Hadi madem taslari yontmakta o kadar mahirsiniz. hadi gucunuz yetiyorsa bir kizil deve de siz cikarin dagdan diye assagilamistir salih peygamerin kavmini yuce rabbim. Misliyle yaratmistir. Sulu Karpuzu kuru toprakta kuru princi sulu toprakta zittiyla yaratmistir.
Bugun ilim muslumanin yitik mali.
ilmin ucu pustun elinde.
ilim adina bile bile kufur nesrediyorlar.
Ba‘sü Ba‘del Mevt
Gözlerimi açtığımda oda değil, dünya genişliyordu;
doğan ilk şey umitti, ilk baharin ufuklarinda
Yok mu isteyen, vereyim?” anıydı zamanın;
Ve Nisan, göğsüme toprak kokulu mujdeler serpiyordu
Mart’ın kaskatı perdelerinden eser yoktu
Bir ney ezgisi gibi oynaşıyordu disarda çiğ taneleri
Rahmân'ın şefkatten ellerinde bugun
Güneşin neşesiyle savrulup gitti butun kederlerim
Artık agir cümlelerin altında ezilmiyorum,
Çünkü rahmetin sinesinde uyandım
Nefes almanın kendisi, başlı başına bir şiirmis meger
Pencerelerimi ardına kadar açtim, yerçekimi hükmünü yitirdi
Ümitlerim kus civiltariyla uçuşa geçti
Buz tutmuş hatıraları taşıyan o rüzgâr,
Şimdi her yandan Ba’sü ba’del mevt kokulari tasiyor
Yıldızlarda gizli anlamlar aramayı bıraktım;
Onlar artık sönmeyi reddeden birer havai fişek...
Sessizlik bir boşluk değil, mukaddes bir yankı;
Nabzım bir geri sayım değil,
İlahi bir sevdanın muazzam ritmi;
"Belki"ler sustu, "bir zamanlar"lar bitti.
Sadece bir Vedud sıcaklığı var avuçlarımda şimdi,
Gökyüzünün o akıl almaz berraklığı,
Taptaze bir zamanin baslangic sayfasi
Ve nihayet kalbin sadece bir pompa değil,
Bir kabe oldugu gercegi...
Ve butun bunlarin ortasında yalın bir hakikat:
Neşe bir varış değil, bir bakıştır.
Kışın o sagir yankısı duyulmuyor artık,
Sadece bu anın diri, sarsılmaz şehadeti...
Bütün kapıları kapattım karanligin ustune
İçeride şimdi sadece ışık, sadece secde,
Ve Sonsuz bir "şimdi" deyim artik
Ve bu simdi de aşk var, umit var, rucu var, huzur var
Baba ben Alon Musck olabilirmiyim diye soran 15 yasindaki oglumla sohbetimiz
Ben: Tabiki olabilirisin
Oglum: Gerçektenmi
Ben: evet Gerçekten olabilirsin. Herkes olabilir.
Oglum; Nasil herkes olabilir. Neden olmuyorlar ozaman...
Ben: iki turlu Elon musk var. Biri cok caliskan, gunde 15 saat 7 gun calisan Elon musk, digeri tonlarca parasi olan Elon musk. Sen hangisi olmak istiyorsun?
Oglum: cok saliskan Elon musk
Ben: afferin oglum. Sen deseydin cok parasi olan Elon musk olmak istiyorum. Ozman ben de sana, git banka soy. Yakalanmazsan olursun. Diyecektim
Ama sen cok calisarak cok calisan Elon musk olabilirsin. Gerisini Allah nasil dilerse oyle yapar.
Oglumun bir tuzak sorusunu daha atlatmis olduk
"....birde bakmışsınki kozmik boyutta metafiziği ve kendi mi’racını bizzat zahirde yaşamış olursun…" amin muammer orak
-Kozmik selatu selam
-Kozmik hams ve sukur
-Kozmik istigfar
-Ve kozmik dua.
Hepsi toplam Yarim saat suruyor.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ, her gece gecenin son üçte biri kalınca dünya semasına tecelli eder ve şöyle buyurur:
'Bana dua eden yok mu, onun duasını kabul edeyim!
Benden bir şey isteyen yok mu, ona istediğini vereyim!
Benden bağışlanma dileyen yok mu, onu bağışlayayım!'"
(Buhârî, Teheccüd 14; Müslim, Müsâfirîn 168-170)
Gunluk 24 saatlik zaman diliminin en verimli kismi gecenin son ucte birlik, yukaridaki hadiste gectigigibi, Allahin semaya tecelli ettigi an. 3 ile 5 arasi. Sabah Namazindan bir saat once kalkip teheccudu kildiktan sonr okunabikecek cok guzel zikir, hamd ve sukur, istigfar ve tefekkur, sonunda da duali bir yakaris.
Rabbim kabul etsin.
KOZMIK DUA
Euzubillahis samiil alimi minesseytanirracim bismillahirrahmanirrahim
Elhamdülillahi Rabbil alemin
Eslemtu lillahi rabbil alemin
Esselatu vessellemu ala seyyidine Muhammedin va ala alihi ve sahbihi ve sellim
Sübhanallahi ve bi hamdihi sübhanallahil Azim ve bi hamdihi estağfirullah.
"De ki: 'İster Allah diye dua edin, ister Rahmân diye dua edin. Hangisiyle dua ederseniz edin, en güzel isimler O’nundur.' Namazında sesini çok yükseltme, çok da kısma; ikisinin ortası bir yol tut."
Ferdün, Hayyün, Kayyûmün, Hakemün, Adlün, Kuddûs.
Ya alimul gaybi veşşahadeh
Ya erhamur rahimin
Ya melikul kuddusus selam mu'minul, muheymin, azizul cabbarul Mutekebbir,
ya Subhanallah.
Ya halikul bariul, musavir
Ya azizul hakim,
ya aliyyul azim.
Ya zulcelali velikram,
La ilahe ille ente Subhâneke inni kuntu minazzalimin,
Ya Tevvâb, ya Settâr, ya Afüv, ya Gafûr, ya Gaffâr, ya Raûf, ya Hâdi, ya Enîs, ya Müheymin...
Ya Rabbel-âlemîn ve ya İlâhel-evvelîne vel-âhirîn;
Ey tüm boyutların kendisinden sudur ettiği el bari
ey tüm renklerin kendisinden süslendiği el musavvir,
ey tüm notaların kendisini haykırdığı el vedud.
ey tüm fotonların en Nur ismi celalini yansıttığı yüce Rabbimiz!
Ey tüm hissettiğimiz ve hissedemediğimiz duyuların yegâne sahibi,
Ey Alemlerin Rabbi, Meliki, Sultanı, Velisi, Valisi, Vekili
Sana hz Ibrahim as. gibi, hz Muhammed mustafa s.a.v gibi teslim olduk
'Eslemtü lillâhi Rabbil âlemîn.'
Ey varlığının yanında bütün âlemlerin hiç hükmünde kaldığı Mütekebbir…
Senin azametin karşısında varlık dediğimiz her şey bir gölge, bir hayal…
Ben ise o gölgenin içinde bile bir hiç… hiçlerden de hiç…
Ama Sen…
O hiçliğime rağmen beni muhatap aldın.
Yokluğumdan varlık sahasına çıkardın.
“Kulum” dedin…
Varlığının delilleriyle beni şereflendirdin.
Ey comert Rabbim… ekrem rabbim, ey alleme bil kalem
Bu lütufların karşısında kayıtsız kalmaktan korkuyorum. Tir tir titriyorum.
Nankörlük karanlığına düşmekten ödüm kopuyor.
Kalbimin gaflete dusmesinden Sana sığınıyorum.
Beni kendime bırakma…
Cunku nefsim ve seytan, afrikadaki serengeti duzluklerinde otlayan buffalo yavrusunu annesinden ayirip yemek isteyen arslanlar, sirtlanlardan daha azili bir sekilde beni senden koparmak, ayagimi sirati mustakimden kaydirmak icin siperdeler.
Bir an bile olsa bizleri sensizliğe mahkum etme. Nefsimize ve seytana yem etme.
Bizleri yakininden kovma.
Senden uzaklaşan her adımda eksiliriz, söneriz, yok oluruz.
Ey kalpleri evirip çeviren…
Kalbimizi Sana çevir. Zihnimizi seninle mesgul et. Bedenimizi ruku ve secdelerinle susle.
Sana bağlı kıl.
Sana yakın eyle.
Ey merhametlilerin en merhametlisi…
Bana verdiğin nimetin şuurunu da ver.
Şükrünü nasip et.
Seni anan, Sana yönelen, Sana layık olmaya çalışan kullarından eyle.
Benim hiçbir şeyim yok…
Ama Sen varsın. Ve Senin varlığın bana yeter…
Ya vedud, ya kerim, ya latif,
Elhamdülillahi Rabbil alemin
Eslemtu lillahi rabbil alemin
-butun kullugum, ibadetim, nazım, niyazım, ummalarim, beklentilerim, ümidim, umudum yanliz sanadir; Iyyake na'budu ve iyya kenastain ya latif
-butun dualarim yakarislarim, yalvarislarim,yanliz sanadir: ihdinas siratal mustakim. Rabbi zidnî ‘ilmâ ve rizqâ tayyibâ ya mucib
-butun hamdim, övgüm şükrüm sanadir. Lekel hamd ve lekessukr, ya hamid, ya sekur
-butun zikrim, fikrim sayiklamalarim, sanadir: subhane rabbiyel ala, subhane rabbiyel azim.. ya hu ya Allah,
-butun tovbelerim, istigfarlarlarim, ozurlerim, pismanliklarim sanadir: Rabbî ğfir li ve tub ‘aleyye inneke ente’t-Tevvâbür-Rahîm. Ya tevvab
-butun teslimiyetim itaatim, bağlılığım sanadir: Rabbena ve ec‘alnâ muslimîne leke ve min zürriyyetinâ ummeten muslimeten lek. Ya selam
-butun korkum, kaygim, endisem,sığınmam, sanadir: İnnemâ yakhşallâhe min ‘ibâdihil-‘ulemâ’ ya mu'min
-butun kutsamam, hayranlığım, şevkim, aşkim, istiyakim, , yanliz sanadir."Allahümme innî es'elüke hubbeke ve hubbe men yuhibbüke vel-amelellezî yübelliğunî hubbeke. Allahümmec'al hubbeke ehabbe ileyye min nefsî ve ehlî ve minel-mâil-bârid." Ya vedud, ya muhsin, ya habib
Oyle sana ki;
Zerreden kürreye bütün nizamın şahitliğiyle, bilinen ve bilinmeyen bütün âlemlerin diliyle;
-Lâ ilâhe illallâh, Muhammedin resulullah
Diyorum
-Estağfirullahe’l-azîm el-kerîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel-hayye’l-kayyûme ve etûbü ileyhi subhanehu
Diyorum .
-Allâhumme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ Seyyidinâ Muhammed.
Diyorum
-Rabbigfir verham ve ente hayru'r-râhimîn'. diyorum.
-Sübhânallâhi ve bi-hamdihî sübhânallâhi’l-azîm'
diyorum.
-Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe’n-nâr' diyorum.
Ya rabbe kulli seyin ve melikehu
Ayın dünyaya uyup dunya yorungesinde donmesi ve ay ve dunya birlikte güneşinin nurlu çekimine teslim olması, ve gunes etrafinda donmeleri, ve ay, dünya ve güneşin hep beraber 'Hû' diye arsinda seni yazıp, seni işaret ederek dönmeleri gibi; ben de varlık aleminin yörünge sahibi varlıklarından hicin de hici olan biriyim. Benim butun dunyam peygamberim, Resulünün yörüngesine uyup, resulunle birlikte, senin külli iradenin etrafında aşkla, iştiyakla; la ilahe illa hu, la Mabuda illahu, la galiba illa hu, la mevcuda illa hu,
'Ya Rab, ya Kuddûs, ya Sübhân, ya Hamîd, ya Ekber, ya Vedûd'...zikir ve nidalari ile dönüyoruz.
Atomu olusturan en kucuk birimden kürreye, kürreden kainata, ehadiyetten vahdaniyete; kürsünden arşına, arşından makamına; şehadet aleminden gayb alemine... Eksiksiz, mükemmel inşa ettiğin bütün nizamlarin şahitliğiyle…
Sana aşk ve iştiyakla; bütün hücrelerim, moleküllerim, atomlarım, atom içi protonlarım, nötronlarım, elektronlarım, kuarklarim ta ki en derinde ehadiyetinin mührüne varıncaya kadar her şeyimle sana can-ı gönülden teslim oluyorum.
'Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn, Eslemtü lillâhi Rabbil âlemîn.'
Ey Allah’ım, ey Rabbimiz! Sana kul olmaya ışığın koşmasından daha hizli kosuyoruz. Ay, gunes, galaksileri ve bütün yörünge sahibi varlıklarının yörüngelerinde tam teslim ile dönmeleri gibi, ben de resulunle ve butun alemlerle sencornize bir sekilde yuce külli iraden etrafında, tam teslimiyetle hu diyerek dönüyorum.
Ya Hûûû!" Ya hakk, ya subhan. Ya kuddus, ya kayyum.
Ey anılmasında kelimelerin ve tabirlerin çaresiz kaldigi, kelamlarin rabbimizden soz ederken seref ustune seref aldigi ya vedûd, ya habib
Ey nihai aşkım! Görünen ve görünmeyen bütün âlemlerin diliyle Sana hamd ü senâ ediyorum.
'Eslemtü lillâhi Rabbil âlemîn.'
'Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn.'
Ve Resulün Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimize salât ve selâm getiriyorum:
'Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.'
Ya Mücîbe’d-daevât!
Senin ipine sımsıkı sarılmayı diliyoruz. Zira Sen buyuruyorsun ki:
'Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a, dinine) sımsıkı sarılın, parçalanıp ayrılmayın. Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani siz birbirinize düşman idiniz de O, kalplerinizi birleştirdi. O’nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Siz tam ateşten bir çukurun kenarındayken, O sizi oradan kurtardı. Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.' (Âl-i İmrân, 103)
Ya Zül-Celâli vel-İkrâm!
Sana doğru ışık hızında gelmek istesek bile yavaş sayılırız. Zira yol uzun, hasret büyük; din gunun her aninda anlık Sana varmak, seninle olmak istiyoruz. Fenâfillâh’a ermek
istiyoruz. Senin boyanla boyanmak istiyoruz. Zira Sen buyuruyorsun ki:
'Allah’ın boyasını esas alın (Sıbgatullah). Allah’ın boyasından daha güzel boyası olan kim vardır? Biz ancak O’na ibadet edenleriz.' (Bakara, 138)
Ya Hâdi, ya Veliyyü’l-Mü’minîn!
'İhdine’s-sırâta’l-müstakîm.'
(Bizi doğru yola ilet.)
Bizleri hidayetten ayırma. Şeytanın ve nefsimizin şerrinden, vesveselerinden koru. Kalplerimizi kirden, pastan arındır; nûrunla ve hikmetinle yıka. Ruhlarımızı sekîne ile arındır…
Bizi Sana yönelen, Sana dönen ve her haliyle Sana teslim olan kullarından eyle…
'Eslemtü lillâhi Rabbil âlemîn.'"
Ya Rabbel-âlemîn!
Yâ Men Vesia Kürsiyyühü's-semâvâti ve'l-ard!
Şu dua ederken tefekkür, tefekkür ederken dua yakarışımızı kabul buyur. Bize katından rahmet, bereket, aff u mağfiret ve Muhabbetullah yağdır.
Ya Hayy, ya Kayyûm! Kâinatın her bir atomunda, her bir kuantum dolanıklığında ve galaksileri bir arada tutan El-Kayyûm ism-i celîlinin tecellisinde; Senin sonsuz ilmini ve kudretini seyretmeyi nasip eyle. Zihnimizi gafletten, kalbimizi katılaşmaktan koru; ruhumuzu bu beden hapishanesinden daha dünyadayken özgür kıl. Bizi nefsimizin, şeytanın ve şeytanlaşmış kulların şerrinden koru. Bizi, Senin şu muazzam kâinatının nizamına uyumlu yaşayan kullarından eyle.
“Kullarım sana Beni sorduğunda (onlara de ki): Ben onlara çok yakınım. Bana dua ettiği vakit, dua edenin çağrısına karşılık veririm. O halde onlar da Benim davetime uysunlar ve Bana hakkıyla iman etsinler ki doğru yolu bulabilsinler.” (Bakara, 186)
Atomun kalbinden kâinatın kalbine, Kürsî’nden Arş’ına, şehadet âleminden gayb âlemine kadar keşfettiğimiz her yeni bilgi Sana olan imanımızı ve hayretimizi artıriyor. Sen, delil ve ayetlerini ruhumuza duyur. Bilgimizi sadece maddeyle sınırlama; bizi mana, Marifetullah ve Muhabbetullah zirvelerinede ulaştır. Âmin.
Ya Rabbel-âlemîn! 'İyyâke na'büdü ve iyyâke nesteîn. İhdine’s-sırâte’l-müstakîm.'
Ruhumuzdaki günah ve gaflet sebebiyle oluşan tüm pas ve kirleri rahmetinle sükûnete ve nurani bir nizama çevir. Hayatımızın her anını Senin rızan doğrultusunda bir ibadete dönüştür. Senin o sonsuz ilminle, matematiği iflas ettiren adedinle, sonsuz adetler hürmetine; bizi Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.)'in o en büyük şefaatiyle, Makam-ı Mahmud'un nurlu gölgesinde buluştur. O’nun mest olduğu o sonsuz lütuflardan bizlere de cömertliğinle ihsan eyle.
Ey Alîm-i Külli Şey!
Son nefesimizde; tüm hücrelerimizdeki atomların, tüm elektronlarımızın, ruhumuzun ve bedenimizin ehadiyetteki en küçük yapı taşının, Sana olan vecd içinde bir teslimiyetle; 'Eşhedü enlâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh' diyerek küllî bir iman ile mühürlenmesini nasip eyle.
Ey bütün matematiği, kuantum fiziğini, metafiziği, astrofiziği, kimya ve biyolojiyi varlığının delilleri kılan Rabbim! Seni inkâr ne mümkün? Bütün ilimlerin, gayb ve şehadet âleminin, bütün varlıkların dili ve şahitliğiyle; yarattığın ve yaratacağın her zerrede, geçmiş, şimdi ve gelecek bütün zamanların her bir birimini;
-Lâ ilâhe illallâh, lâ hâlika illallâh, lâ ma'bûda illallâh' Subhanallah, elhamdülillah, Allahu ekber, zikirleriyle,
-Rabbena atina fid dunya hasanatan ve fil ahireti hasenatan ve gina azâben-nâr,
Dualari ile,
-Allâhümme mâ asbaha ve ma emsa bî min ni’metin ev bi-ehadin min halkıke fe-minke vahdeke lâ şerîke leke, fe-lekel hamdü ve lekeş-şükr.
hamd ve sukurleri ile
-eslemtu lillahi rabbil alemin
Hz Ibrahim teslimiyetiyle
-Sübbûhun Kuddûsun Rabbü’l-melâiketi ve’r-rûh”
Takdisiyle
-Esselatu vessellemu ala seyyidine Muhammedin va ala alihi ve sahbihi ve sellim
Selavatlari ile
-Subhanallahi ve bihamdihi sübhanallahil Azim
Takdisleri ile
-rabbena zalemna enfusena ve in lem tagfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin istigfarlari ile dolduruyoruz.
kâinatın tüm 'veri' ve tum el hasib isminden tecelli eden sayilarin faktöriyel büyümesindeki carpimlari adedince soyluyoruz. Kabul buyur ya rab.
Bi-hürmeti Seyyidil-Mürselîn.
Ey sonsuz kudret ve rahmet
Ya Fâtıra’s-semâvâti ve’l-ard!
Kâinat bu kadar muntazam iken, kalbimdeki dağınıklıkla Sana geldim… Kalplerimizi toparla, ruhlarımızı arındır. Bizi Sana yönelen, Sana dönen ve her zerresiyle Sana teslim olan kullarından eyle. Efendimizle birlikte; bütün peygamberlerin, meleklerin ve tüm salih kulların yoluna ilhak eyle. Âmin.
Ey zamanı ve mekânı var eden, var etmekle kalmayıp bir arada tutan; uykudan, açlıktan ve zaaftan münezzeh Sübhân Allah’ım! Şu an kalbimden geçen frekansları, kâinatın en uzak köşesindeki atomların ve atom alti parcaciklarin ve onlarin yuzduklari arsinin ve kursunun icindeki butun esma ve tecellilerinin 'Hû' diyen titreşimiyle birleştir. Ehdadiyetini ve Vahdaniyetini hep beraber haykıralım: Ya Ehad, ya Vâhid! Ya subhan ya vedud
Ya Rabbel-Arşil-Azîm! Arş ve kâinat ölçeğinde, her bir Planck uzunluğu alanın dahi her bir katrilyonda bir birimini; -Senin en güzel isimlerinle: Ferdun hayyun kayyumun hakemin adlun kuddus, -Kelime-i Tevhid ile, Huvallahullezi la ilahe illallahu -hamd ve şükürle: elhamdulillahi hamden kamilen, sukren kesira
-salât u selâm: elfi elfi salatun ve elfi elfi salamun aleyke ya rasûlallâh
-istiğfarlarla: Allâhumme inneke afüvvün tuhubbil afve fa'fu anni
Dualarla: Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr." dolduruyoruz.
Ya Rabbel-âlemîn! Zihnimi, eşyanın hakikatini perdeleyen vesvese ve günahlardan kurtar; beni Sırat-ı Müstakim üzere, Senin ipine sımsıkı sarılmış, Senin boyanla boyanmış olarak aşkına ulaştır. Ruhumun hezeyanlarını rahmetinle sükûnete erdir
ya Ekremel-ekremîn! Beni din gününde en hayırlı sonuca ulaştır. Beni kâinatın ilahî senfonisiyle uyumlu, rıza makamına varmış bir 'insan-ı kâmil' eyle. Bana; atomun kalbindeki tevhidi, galaksilerin dönüşündeki aşkı görecek basiret ver.
Beni ve geçmişlerimi; babamı, dedelerimi, ninelerimi ve kâinatın her yerindeki tüm inananları merhametinle kuşat. Kalbimizi dünyevi hırsları yutan bir kara delik değil, etrafına nur saçan bir yıldız eyle. Varlığımı, Senin sonsuz ilmin ve hikmetin içinde sırrını taşıyan bir damla eyle.
“De ki: 'Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.'” (Zümer, 53)
'Âmennâ bihî küllün min indi Rabbinâ.'
Ya Kâfî, Ya Ganî, Ya Fettâh, Ya Mugnî, Ya Rezzâk, Ya Kerîm, Ya Vehhâb, Ya Ze't-tavli, Ya Mecîd, Ya Mâcid, Ya Bârî, Ya Nâsır, Ya Mevlâ, Ya Mennân, Ya Hennân, Ya Vekîl, Ya Vâlî, Ya Velî, Ya Bâsıt, Ya Azîz, Ya Muiz, Ya Muhsin, Ya Latîf, Ya Selâm, Ya Vâsi, Ya Berr...
“En güzel isimler Allah’ındır. O’na bu güzel isimlerle dua edin...” (A'râf, 180)
Âmin. Ve’l-hamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn."
Subhane rabbike rabbil izzeti amme yasifun. Veselamun alel murselin.
eslemtu lillahi rabbil
Velhamdulillahi rabbil alemin
Amin ya mucib, amin ya muin
KOZMİK HAMD VE SUKUR
Euzubillahis samiil alimi minesseytanirracim bismillahirrahmanirrahim
Elhamdülillahi Rabbil alemin
Eslemtu lillahi rabbil alemin
Esselatu vessellemu ala seyyidine Muhammedin va ala alihi ve sahbihi ve sellim
Fezkurûnî ezkurkum veşkurû lî velâ tekfurûn.
Allâhümme mâ asbaha ve ma emsa bî min ni’metin ev bi-ehadin min halkıke fe-minke vahdeke lâ şerîke leke, fe-lekel hamdü ve lekeş-şükr
Ya ilahel alemin
Tüm boyutların kendisinden sudur ettiği Alemlerin rabbina, melikine, sultanina, velisine, valisine, vekiline, teslim oldum. Ayin dunyaya uyup onunla birlikte güneşinin nurlu çekimine teslim olması, ve hep beraber hu diye seni isaret ederek donmeleri gibi, ben de senin resulune uyup nurlu kuran isiginda iraden etrafinda hep beraber donup hu diye seni aniyoruz.. Senin iradenin yörüngesinde askla istiyakla ya hu diyor donuyoruz.
Kursunden arsina ve makamina, Varlığın kalbindeki en küçük yapı taşından, semanın en uçsuz bucağına kadar her ne varsa; matematiğin ve sayıların o sırlar dolu faktöriyel büyümesindeki her bir basamak adedince, kainatın tüm zerrelerinin birbirine vurduğu mühür sayısınca
Subhanallahi velhamdulillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber vela havle vela guvvete illa billahil aliyyul azim
LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
"Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;"
Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
Ya ilahel alemin
Ya hayu ya kayyum,
Yarattığın her bir ışık fotonu adedince kâinatta yüzen tüm toz zerrecikleri adedince bütün elementlerin atomları ve atom altı parçacıkları, ve onlarin yaratildigi andan eceli musammaya kadar ulasacaklari rakamlarin factoryel carpimlarinin ulasacagi rakam adedince Sana hamd ve şükrederim.
Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;"
LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
Yâ Fâtıra's-semâvâti ve'l-ard,
kursunden arsina ve makamina kudret kaleminin ilk yazdigi, kainati olusturan, en kucuk yapi tasindan kainatin kendisine, ehadiyetinle vahdaniyetin arasindaki butun matamatikler adedince sana ham ve sukur ederim
LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
"Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn
Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
Ya zulcelali vel ikram
Mikrodan makroya, protonlari, notronlari, electronlari, atom alti parcaciklari, atomlari molokulleri, hucreleri, Galaksileri, yildizlari, gezegenleri, ve onlarin titresimleri, ve kat ettigi mesafeleri, ve yaratildiklari ecelli musammalarinin en kucuk zaman birimlerinin faktöriyel carpimlarinin ilmindeki matamitigi kadar
Yanliz Sana hamd ve sukur ederim
"Belillâhe fa’bud vekun mineş-şâkirîn."
LEKEL HAMD VE LEKE SSUKR
YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
"Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn
Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
Ya maliku yevmiddin
kursunden arsina, ve yuceler yucesi makamina, Zamanın ve Sonsuzluğun Sırrıyla: kun diye yaratmaga basladigin ve yaratmaya devam ettigin, Ya" diye alınan ve "Hu" diye verilen bütün nefesler adedince
Alemi yarattigin andan alemin ecelli musammasina kadar sana yapilan butun zikirler adedince sana hamd ve sukur ederim.
Liyuwaffiyahum ucuorahum we yezîdehum min fadlihî, innehû gafûrun şekûr."
LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
"Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;
Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
Ya bediussemavati vel ard
Zerreden kürreye bütün varlıkların diliyle…
Maddenin ve enerjinin bütün tecellileriyle…
Görünür ve görünmeyen bütün âlemlerin şahitliğiyle
Zamanın akışıyla…
Kalbimde atan her nefesle…
Varlığın her an yeniden yaratılışıyla…
Kâinattaki bütün ölçü ve dengelerin…
Hikmetle kurdugun bütün nizamın…
Ve her şeyin yerli yerince yaratılışının diliyle
"Mikrodan makroya yuce ilminde sabit kâinattaki tüm 'veri' adedince sana hamd ve sukur ederim.
Ve kâlûl hamdu lillâhillezî ezhebe annel hazen, inne rabbenâ le gafûrun şekûr."
LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
"Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;
Sana teslim oldum.
Ya vasius semavati vel ard
Ama bilirim ki…
Ben ne Sana layık hamdi eda edebilirim…
Ne de nimetlerini kuşatabilirim…
Sen…
Kendine layık olan hamdi en iyi bilensin.
Sana sen kendini ovdugun gibi, peygamberlerlerin, ruhul kudus, ve meleklerin ve tum kainatin icinde gelmis gecmis bildigim bilmedigim butun kullarin senin ilhaminla seni ovdukleri gibi seni over. Ve sana sukrederim.
Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn…
Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn… ve eş-şükrü lillâhi sukran kesîrâ…lekel hamd ve lekel sukr
Ya hamid ya sekur, ya selam
Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
Ya Rabel alemin
Her seyi kusatan Kursunden arsina
Zerreden kainata ve ilmindeki bütün alemlerdeki varlıkların diliyle ve onlari olusturan en kucuk yapi tasi adedince
Senin hikmet, ayet ve delillerini tasiyan butun isaretlerle .
Kâinattaki bütün ölçü ve dengelerin…
Her an yeniden kurulan nizamın…
Ve her şeyin yerli yerince yaratılışının diliyle ve ilmindeki rakamsal karsiligi ile
Sana hamd ve sukr ederim.
LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
"Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;"
Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
Ya alimul hakim
İlmimiz arttıkça hayretimiz artar…
Hayretimiz arttıkça Sana olan yönelişimiz derinleşir.
Teslimiyetimiz artar.
Ama bilirim ki…
Bu sayılar…
Bu tasvirler…
Bu ifadeler…
Senin azametini kuşatmaya yetmez.
Seni hakkiyla anmak, sana ibadet etmek seni ovmek, sana sukur etmek, ve senden tovbe istigfar etmek, sani takdis etmek icin bizlere lutfu ihsaninla yardimda bulun. Azimizi ihlasli ve samimi eyle.
sen en guzel ovgulere ve sukurlere ve rukulara, secdelere layik tek ve comert rabbimizsin
Butun hamdimiz ve sukrumuz yanliz sanadir
LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
"Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;"
Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
Mâ yef'alullâhu bi'azâbikum in şekertum ve âmentum, ve kânallâhu şâkiran 'alîmâ
Kâinatın "hassas ayarları" için; yerçekiminin şiddetinden elektronun yüküne, nefesimi mümkün kılan her bir metafizik, astro fizik, quantum fizik, kimyasal biyolojik, ve matamatik, denge ve sirlar için, varligina inandigim gayb icin Sana sonsuz hamdolsun.
LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
"Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;"
Sen bu ayarları bir an bıraksan, varlık yokluğa mahkûm olur
Ya ekremel ekremin, ve ya erhamur rahimin, elhamdülillahi hamdel kamilim.. Şükrümü sadece dilimle değil, varlığımı oluşturan her bir atomun zikriyle, her protonumun, notronumun ve electronumun hu diyen titresimiyle sunuyorum. Bir parçada bütünün gizli olması gibi, kalbimdeki bu şükür yankısının kâinatın her bir köşesinde aynı anda yankılanmasını niyet ediyorum
LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
"Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn
Allâhümme mâ asbaha ve ma emsa bî min ni’metin ev bi-ehadin min halkıke fe-minke vahdeke lâ şerîke leke, fe-lekel hamdü ve lekeş-şükr. Fekad hatta sukre yevmih
Subhane rabbike rabbil izzeti amme yasifun. Veselamun alel murselin.
eslemtu lillahi rabbil
Velhamdulillahi rabbil alemin
Amin ya mucib, amin ya muin
Asmin hanim sordugunuz sorunun cevabini asagi yukari biliyorsunuzdur diye dusunuyorum.
Ama yine de siz cevapsiz birakmayayim
Asmin hanim,
Allah, kendine karsı islenen gunahları affeder; ama bir kulun hakkını, o kul affetmeden affetmez. Bu yüzden birine zarar verdiysen, sadece tovbe degil, o insanla helallesmek gerekir.
Acalim
Allah’a karşı işlenen günahlar, kul ile Allah arasında olanlar
Namazı terk etmek, icki icmek, kumar, harama bakmak gibi günahlar…
Bunların tövbesi olur. Samimi bir tovbe ile Allah affeder.
Ama tövbenin şartı gercek bir pişmanlık, ve o gunahi terk etmek ve bir daha yapmamaya niyet etmektir.
Kul hakkı içeren günahlar ise, bir insana zarar vermek gibi, hakkini yemek, tecavuz etmek, ve ya daha da vahimi toplumu ilgilendiren seylerde rusvet vermek, torpil yaparak birerinin onune gecmek gibi
Aradaki fark,
Birine zarar verdiysen, sadece tovbe ettim demek yetmez. Hakkini vermen helallik istemen tovbenin ilk sarti. Hele toplumun hakkina girdiysen ne kadar insan o kadar helallik alman gerek
Haklarinı iade etmen gerekir, maddi ise geri vermen gerekir.
Helallik alman helallesmen gerekir
Zarar verdiysen telafi etmen gerekir
Cunkü bu, artık sadece Allah’la aranda olan bir mesele degil, bir kulun hakkı var
Sonuc:
Her günahın tövbesi vardır; ama kul hakkı, tovbenin yanında helalleşmen helallik alman gereken bir tovbe gerektirir
Son olarak konuyla ilgili hadis:
“Müflis kimdir biliyor musunuz?”
Sahabeler: “Parası ve malı olmayan” dediler.
Efendimiz:
“Ümmetimden müflis; kıyamet günü namaz, oruç ve zekâtla gelir.
Ama şuna sövmüş, buna iftira atmış, bunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş, bunu dövmüştür.
Hak sahiplerine sevapları verilir.
Sevapları bitince, onların günahları buna yüklenir, sonra cehenneme atılır.”
Buyurmus peygamber efendimiz.
Umarim tatmin edici bir vevap verebilmisimdir