Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ahmet Ihsan Arac
Ahmet Ihsan Arac

Bos bulunup evlenmenin sonu bosanmaktir.

  • serbest kürsü01.05.2026 - 20:18

    Lan serefisz soysuz senin ataturku yuceltmen neden benim ceddime kufretmekten geciyor. Iftira atmaktan geciyor. Neden...?

  • serbest kürsü01.05.2026 - 19:04

    Kur'an'da kâfirler, münafıklar ve müşrikler için kullanılan aşağılayıcı ve yerici ifadelerin listesi şöyledir:

    * Hayvan (En’âm / Davar) benzetmesi: "Hayvandan daha sapkın" (A'râf 179, Furkân 44)
    * Bel'am / Köpek benzetmesi: "Dilini sarkıtıp soluyan köpek" (A'râf 176)
    * Eşek (Himâr) benzetmesi: "Kitap yüklü eşekler" (Cuma 5) veya "arslandan kaçan yabani eşekler" (Müddessir 50)
    * Şerru’l-Beriyye: "Yaratılmışların en kötüsü" (Beyyine 6)
    * Şerru’d-Devâbb: "Canlıların en şerlisi" (Enfâl 55)
    * Necis: "Pislik / Murdar" (Tevbe 28)
    * Esfel-i Sâfilîn: "Aşağıların aşağısı" (Tîn 5)
    * Summun, Bukmun, Umyun: "Sağır, dilsiz ve körler" (Bakara 18, 171)
    * Hasibe / Odun: "Cehennem odunu / yakıtı" (Enbiyâ 98, Cin 15)
    * Mel’un: "Lanetlenmiş" (Ahzâb 61)
    * Huzeybü’l-Kevâlih: "Yüzleri kapkara kesilmiş, sırıtıp kalmış kimseler" (Mü'minûn 104)
    * Ke’ennehum Huşubun Musennede: "Sıralanmış keresteler" (Münafıklar için - Münâfikûn 4)
    * Fe-Suhkan: "Yerin dibine batsınlar / Allah'ın rahmetinden uzak olsunlar" (Mülk 11)
    * Dericâtun min’el-Esfel: "Cehennemin en alt tabakasındakiler" (Münafıklar için - Nisâ 145)

  • serbest kürsü01.05.2026 - 18:53

    Kurani kerimde fetih suresinde
    " Muhammed Allah’ın Rasûlüdür. Beraberinde bulunan mü’­minler kâfirlere karşı çok sert ve tavizsiz, kendi aralarında gâyet merhametlidirler. ...." buyurur.
    Cunku bu tur munafik serefsizler nezaketi, hosgoruyu, tahammulu, zayiflik olarak gorurler. Bu tur munafik alcaklarin anladigi dilden sert ve acimasiz konusacaksin. ALLAHIN EMRI BU

  • serbest kürsü01.05.2026 - 17:29

    Ulan sadece bir ilde 70000 bine varan katliam rakamlarinin soylendigi bir katliami alevileri sunnilere karsi dusman etmek ve yaptiginiz bariz katliami unutturmak icin benim atama iftira atan adi serefsizlersiniz.
    Rahatladinmi simdi. Beni bukadar konusturmakla Serefisz bok ficisi. Susuyorsak cehaletimizden degil, gecmis gecmiste kaldi deyip unumuze bakip butunlesme birlik olma sevdamjzdan geliyor. Yoksa senin gibi soysuzlarin kokusmus covering, yedi ceddini biliyoruz,

  • serbest kürsü01.05.2026 - 17:15

    "Mesela herkes tarafından bilinen biride Osmanlının yüz karsı katil, ceberrüt, zalim Yavuz
    Sultan Selim'dir. Safevi Devlet başkanın eşine aşık oluyor ve bu utanmaz zorba bu uğurda
    hiç acımadan 50 bin Alevi yurttaşını katlediyor"
    Yukaridaki iftirayi atan soysuz kahpe,
    Yavuz sultan selim hz iftira atan serefsiz sah Ismail dölu
    Dersim katliaminda bak neler olmus

    Gayriresmi kaynaklar, yerel tanıklıklar ve bazı bağımsız araştırmacıların sunduğu veriler, can kaybı sayısını resmi rakamların çok üzerinde göstermektedir. Bu kaynaklardaki tahminler genellikle şu aralıklarda yoğunlaşır:

    Yaygın Tahminler: Birçok bağımsız kaynak ve sivil toplum kuruluşlari (örneğin https://www.ihd.org.tr/dersim-soykirimi-ile-yuzlesmek, can kaybının 40.000 ile 70.000 arasında olduğunu öne sürmektedir.

    Yerel Kaynaklar: Bölgedeki aşiretlerin sözlü tarihlerine ve yerel araştırmacıların (Nuri Dersimi gibi) iddialarına dayanan bazı anlatılarda bu sayının 70.000'i aştığı ifade edilir.

    Nüfus Karşılaştırmaları: Bazı tarihçiler, 1927 ve 1945 nüfus sayımları arasındaki rasyonel olmayan düşüşe ve nüfus artış hızındaki sapmalara bakarak, "kayıp nüfusun" (ölüm ve sürgün toplamı) 45.000 ile 60.000 civarında olduğunu hesaplamaktadır.

    Diğer Araştırmalar: Alman tarihçi Christian Gerlach gibi bazı yabancı akademisyenler ise katledilen Kürt sayısını yaklaşık 30.000 olarak rapor etmektedir.

    Bu rakamlar arasındaki büyük uçurumun temel sebebi; o dönemde bölgenin uzun süre "yasak bölge" ilan edilmesi, nüfus kayıtlarının yetersizliği ve devlet arşivlerinin bu konuda hala tam kapasiteyle araştırmaya açılmamış olmasıdır.
    Olayların askeri boyutu veya Seyit Rıza'nın mahkeme süreci hakkında daha fazla detay öğrenmek ister misiniz?

    https://en.wikipedia.org

    Lan ucaklarla insan bombalamak ne? Lan sadece tuncelide olan katliam bu. Demekki benjm atam sultan selim han hz gibi butun iran siileri ile ugrassa yarim milyon katlederdi senin atanin
    Lan sen hangi tarihine guvenerek benim atama laf sayiyorsun. Tarihsiz talihsiz kopek
    Lan biz ses cikarmiyoruz diye gerizakalimi sandin. Soysuz kopek.
    Lan hain donme dolu.
    Lan hedef gozetmeksizin koyleri bombalamak ne.
    Sefesiz serefsizliginle kalsaydin, serefsizlik yazmasaydin ben senin atanla isim olurmuydu. Cahil kopek...
    Lan olum siz neyin kafasini yasiyorsunuz. Lan koskoca sanli tarihimizi size yedirirmiyiz. Serefisz ecnebi dolleri. Munafik, kahpe kopek.
    Birde ben ozur dileyecekmisim. Kopek sen neyin kafasindasin

  • serbest kürsü01.05.2026 - 16:32

    Lan milleti ataturk dusmani yapan senin gibi amonyak kafali iftiraci eski donme garnizon kopekleri... osmanliya kufretmekle ataturku yucelttiklerini sanan siz donme serefsizlersinjz. Osmanliya dil uzatan senin ve senin gibi sozlysuzlarin dili kopsun insallah

  • serbest kürsü01.05.2026 - 16:00

    Birinci resim cagdasi amerikali yahudu ve yahudi kiyafetinde Rockefeller ve Rothschild var. Ikinci fotografta her nasilsa internet yok, televizyon yok, okyanus otesinden yahudi siyonistlerle pisti olmus mustafa kamal fotografi. Varmi lan ayni kilikta fevzi cakmagin, kazim karabekirin fotosu. Yok lan biz sizin butun seylerinizi sineye cekiyoruz. Ustune gitmiyoruz diye ne sandiniz. Lan sizin atanizi ovmek neden osmanliya kuftetmekten geciyor. Donme serefsizler. ,

    1) https://www.google.com/search?q=rockefeller+1920&client=ms-android-telus-ca-rvc3&hs=Fv8U&sca_esv=644c3fc578f491ed&udm=2&biw=360&bih=647&sxsrf=ANbL-n4i2i8_Wxc5SJXX-6UUq_dSsefbLw%3A1777639938341&ei=AqL0aZG7FNOb0PEPp5qG2AU&oq=Rockefeller&gs_lp=EhJtb2JpbGUtZ3dzLXdpei1pbWciC1JvY2tlZmVsbGVyKgIIADIHECMYJxjJAjIHECMYJxjJAjINEC4YgAQYsQMYQxiKBTIGEAAYBxgeMgYQABgHGB5ItAhQAFgAcAB4AJABAJgBXKABXKoBATG4AQHIAQCYAgGgAmWYAwCIBgGSBwMwLjGgB5QHsgcDMC4xuAdlwgcDMi0xyAcHgAgA&sclient=mobile-gws-wiz-img#sv=CAMSVxoyKhBlLVFlWi02Yy1HQ2N2NFFNMg5RZVotNmMtR0NjdjRRTToOcjE4SGZHeWRSZzZEc00gBCoXCgFzEhBlLVFlWi02Yy1HQ2N2NFFNGAEwAUoECAEQAhgHIIO9xrECSggQAhgBIAIoAQ
    2) https://www.google.com/search?client=ms-android-telus-ca-rvc3&hs=Ab8U&sca_esv=6ec4181ccdb48170&sxsrf=ANbL-n5wjA8mKRCPlzRr9U7AEZlpdOzNEA:1777565251216&udm=2&fbs=ADc_l-byipRaccqV0jmfPhi1DgzPtklXGmVkws8Z_lBff884vwWzYGOXmwhR8m6ZBpcqcPIqddKEOjVMB89MzS34w78SObdwpjBdtsEzsM8BLkWZRQ7kJhbS__viXV-HzNt54nzOAz1iRtGLRA4bjXJsl_xD982IqbcbVrLtx3Xapw4WggkFFraUODQkGA2ncAzwjbwB5nHCZwvho0i1aKT8f8tQJ8rY_ucqhB_zVWE-7kdcU0HyvYw&q=ataturk&sa=X&sqi=2&ved=2ahUKEwiXhPTK-pWUAxWZITQIHfg7I1AQtKgLegQIERAB&biw=360&bih=647&dpr=4#sv=CAMSPhoyKhBlLWozak9fS1JXMmtZLWxNMg5qM2pPX0tSVzJrWS1sTToOdmFla1phZ014UVoxeU0gBDgASgQIARACGAcgtcr_6whKCBACGAEgAigB

  • serbest kürsü01.05.2026 - 15:52

    Aciklayin latife hanimin mektuplarini, ne aciklayabjlirsiniz ne de koruma kanununu kaldirabilirsiniz. Cunku hayati yetimhanelerden 14 15 yaslarinda kiz cocuklarini igfal etmekle dolu. O mektuplarda olanlari neden sakliyorsunuz, bilmiyoruzmu lan. Lan serefisz sen baslattin, ben de devam ediyorum. Ulan atan degerliyse benim atama iftira atmayacaksin. Bok ficisi

  • serbest kürsü01.05.2026 - 04:56

    Osmanlida kadinin hakki yoktu diyen iftiraci serefsiz. Cagdasi avrupayala karsilastirildiginda bak ne diyor
    Wikipedia.

    Osmanlı'da kadınlar, İslam hukuku çerçevesinde mülkiyet edinme, miras alma, vakıf kurma ve mahkemede dava açma gibi haklara erken dönemden itibaren sahipti. Özellikle vakıfların %36'sını kadınlar kurmuş, 1858 Arazi Nizamnamesi ile mirasta eşit haklar kazanmışlardır. Eğitim ve çalışma hayatında 19. yüzyıldan itibaren (Tanzimat dönemi) iyileşmeler başlamış, 20. yüzyılda ise seçme-seçilme hakları için dernekler kurulmuştur.

    Osmanlı'da Kadın Haklarının Temel Özellikleri:
    Ekonomik Haklar ve Mülkiyet: Kadınlar, evlendikten sonra da kendi mal varlıklarına (mehir, miras, kazanç) sahip çıkabiliyor, mülklerini satabiliyor veya vakıf kurabiliyorlardı.

    Hukuki Durum: Kadınlar, mahkemelerde kendi davalarını açabilir, avukat tutabilir ve şahitlik edebilirlerdi. Nikah sözleşmelerine (tevfiz-i talak) özel şartlar koyarak boşanma hakkını da elinde tutabiliyorlardı.

    Eğitim ve Çalışma: Tanzimat döneminde kız rüştiyeleri (ortaokul) ve ardından inas darülfünunu (kadın üniversitesi) açıldı. Kadınlar tıp, ebelik ve öğretmenlik gibi alanlarda çalışmaya başladı.

    Sosyal ve Siyasi Gelişim: 19. ve 20. yüzyılda Fatma Aliye Hanım gibi öncü kadın yazarlar yetişti. 1913'te Nezihe Muhittin tarafından kurulan derneklerle seçme ve seçilme hakları savunulmaya başlandı.

    Sosyal Yardım: Devlet, yetim kalan veya ihtiyaç sahibi kadınlara maaş bağlama (terekeden) uygulamaları yapmıştır.

    Dönemlere Göre Gelişim:
    Klasik Dönem: Kadınlar aile hayatında etkin, ticari hayatta var (vakıf sahipleri).

    Tanzimat ve Sonrası: Eğitime erişim, iş hayatına katılım (fabrika ve kamu) arttı. Basında kadın hakları konuşulmaya başlandı.

    Meşrutiyet Dönemi: Kadınlar dernekler kurdu (Müdafaa-i Hukuk-u Nisvan Cemiyeti), dergiler çıkardı (Kadınlar Dünyası) ve feminist akımlar belirdi.

    Osmanlı'da kadın hakları, Batı'daki birçok muadiline göre özellikle mülkiyet konusunda daha erken dönemde yasal güvence altına alınmıştı.

    Osmanlı ve çağdaşı Avrupa'daki kadın haklarını karşılaştırdığımızda, özellikle mülkiyet ve hukuki temsil konularında Osmanlı kadınlarının 19. yüzyıla kadar Avrupalı hemcinslerinden daha ileri haklara sahip olduğu görülmektedir.

    Wikipedia

    Temel Farklılıklar:
    Mülkiyet ve Finansal Haklar: Osmanlı'da kadınlar evlilikten bağımsız olarak kendi mülklerini yönetebilir, satabilir ve miras bırakabilirlerdi; evlilik bu hakları kısıtlamazdı. Buna karşın, İngiltere gibi Avrupa ülkelerinde 1870'teki Married Women's Property Act düzenlemesine kadar evli bir kadının mal varlığı hukuken kocasına geçerdi.

    Hukuki Statü ve Mahkeme: Osmanlı kadınları mahkemelerde bizzat dava açabilir, şahitlik yapabilir ve haklarını arayabilirlerdi; 17. yüzyıl sonu mahkeme kayıtlarının %8,4'ü kadınlara aittir. Avrupa'da ise kadınların kocalarının izni olmadan dava açması veya sözleşme yapması uzun süre mümkün olmamıştır.

    Boşanma ve Aile Hayatı: İslam hukuku çerçevesinde Osmanlı kadınına tanınan tevfiz-i talak (boşanma hakkını nikah sözleşmesine ekleme) ve mehir (boşanma veya ölüm durumunda güvence) hakları, kadına ekonomik ve sosyal bir kalkan sağlıyordu. Avrupa'da boşanma, Katolik Kilisesi'nin etkisiyle yüzyıllarca yasaktı veya çok zor şartlara bağlıydı.
    Siyasi ve Kamusal Hayat: Her iki coğrafyada da kadınlar 20. yüzyıla kadar seçme ve seçilme hakkından yoksundu. Ancak Osmanlı'da Kadınlar Saltanatı olarak bilinen dönemde, saray kadınları devlet yönetiminde büyük siyasi güç kullanmışlardır.
    Wikipedia

    Ahlaksiz, iftiraci, cahil, ulan soysuz herif, sen insan bile degilsin. Osmanliya iftira atmak senin atana ne kazandiriyor. Kopek. Onu yetistiren osmanli degilmi. Serefsiz. Adi kopek. Gozum ustunde amonyak kafali melun soysuz
    Ceddine tukureyim senin bok torbasi

  • serbest kürsü30.04.2026 - 23:49

    Ceddime kufreden cedsiz, soysuz, senin tarihin mustafa kamal la baslamis olabilir. O senin soysuzlugun. Benim sadece kayitli tarihim selcukluya kadar gidiyor. Yavuz sultan selim en büyük osmanli sultanlarindan biridir. Benim de atamdir. Halifeligi getirendir. Osmanliyi islamin ve muslumanligin basi haline getirendir. Bugun dunyada hala turkiyeye islam devletlerinin basi olarak gorulup musluman turk milletine tekrar islam sancaktarligini eline almasi icin dunyanin her yerinde muslumanlar hala turkiyeye dua ve niyaz ediyorlarsa atam yavuz sultan selim han hzlerinin vesilesi iledir.
    8 yillik bir saltanatta topraklarini 2.5 katina cikaran bir devlet adamini sadece, soysuz nasipsiz, hain kopekler karalar.
    -ipek yolu ve diger ticari yollari kontrulune geciren, Doneminde devlet hazinesi tarihin en yuksek seviyelerine getiren bir devlet adamindan ancak donme serefsizler kotuler.

    Yavuz Sultan Selim, sadece bir asker değil, aynı zamanda Osmanlı tarihinin en entelektüel padişahlarından biriydi. Onun "Yavuz" (sert) imajının altında çok derin bir bilgi birikimi ve sanat tutkusu yatıyordu.İşte onun entelektüel kişiliğinin öne çıkan yönleri:
    Dil Dehası: Türkçe'nin yanı sıra Farsça, Arapça ve Tatarcayı çok iyi biliyordu. Özellikle Farsça konusundaki ustalığı, bu dilde koca bir Divan (şiir kitabı) yazacak kadar ileri düzeydeydi.

    Kitap Tutkusu: Geceleri kitap okumaya olan düşkünlüğüyle bilinirdi. Öyle ki, Mısır Seferi gibi zorlu seferlere giderken yanında develer dolusu kitap taşıttığı ve mola yerlerinde okumaya devam ettiği anlatılır. Gözlerinin yorulmasına rağmen okumaktan vazgeçmediği söylenir.

    Şair Kimliği: "Selimî" mahlasıyla şiirler yazmıştır. Şiirlerinde hem otoritesini hem de derin bir dervişane alçakgönüllülüğü yansıtır. En ünlü dizelerinden biri şöyledir: "Padişah-ı alem olmak bir kuru kavga imiş / Bir veliye bende olmak cümleden evla imiş." (Dünya padişahı olmak kuru bir kavgadan ibaretmiş; bir gönül dostuna, bir bilgeye dost olmak her şeyden üstünmüş.)

    Alimlerle İlişkisi: Alimlere ve bilim insanlarına büyük saygı duyardı. Seferlerde bile onları yanında ayırmaz, devlet meselelerini onlarla istişare ederdi. Ünlü İslam alimi İbn Kemal ile olan yakınlığı ve onun atının ayağından sıçrayan çamurun kendi kaftanını kirletmesini "alimlerin atının ayağından sıçrayan çamur bizim için şereftir" diyerek karşılaması bu saygının en bilinen örneğidir.

    Bilim ve Sanat Hamiliği: Tebriz ve Kahire'yi fethettiğinde, oradaki sanatçıları, hattatları ve alimleri İstanbul'a davet ederek başkentin kültürel bir merkez haline gelmesini sağlamıştır. Piri Reis, dünya haritasını bizzat ona sunmuştur.

    Ey boyle bir buyuk, asil bir insana dil uzatan adi soysuz. Ya tovbe eder. Ozur dilersin onun yuce ruhundan. Yada dilin kopar. Bir daha kimsenin kutsalina dil uzatamazsin insallah. Amin