Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ahmet Ihsan Arac
Ahmet Ihsan Arac

Bos bulunup evlenmenin sonu bosanmaktir.

  • serbest kürsü29.03.2026 - 19:26

    Klasik soru, her yerde soruluyor, burada da soruldu defalarca. Madem Allah var. Ve islam onun dini. Neden muslumanlara yardim etmiyor.

    Allah kâfirlerin müminlere galip gelmesine asla imkân vermez.” Nisa: 141)
    “Biz müminler yardım etmeyi üzerimize borç kıldık” (Rum 47).
    “Gevşemeyin / yılgınlık göstermeyi ve üzüntüye kapılmayın. Eğer (gerçekten) inanıyorsanız üstün gelecek olan sizsiniz.”
    Allah müminleri içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir.” (Âli İmran: 189).
    “Muhakkak ki Allah müminlerle beraberdir.” (Enfal:19).

    Muhammed Suresi, 7. Ayet: "Ey iman edenler! Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır."
    Âl-i İmrân Suresi, 160. Ayet: "Allah size yardım ederse, sizi yenecek kimse yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, O’ndan sonra size kim yardım edebilir? Müminler ancak Allah’a tevekkül etsinler."
    Bakara Suresi, 214. Ayet: "...Bilesiniz ki, Allah’ın yardımı yakındır."
    Hacc Suresi, 38. Ayet: "Şüphesiz Allah, iman edenleri (düşmanlarından) korur...

    Kurani kerim israrla gercek imana vurgu yapiyor ve mumin diyor bu ayetlerde.
    Bir de bu ayet var. “Göçebe Araplar biz iman ettik, diyorlar. Onlara de ki: Siz iman etmediniz. Fakat Müslüman olduk, deyin. Çünkü iman henüz kalplerinize girmedi.” (Hucurat: 14).

    Allah muslumanlara yardimi soz vermiyor. Muminlere soz veriyor. Günümüzde Müslümanlar namaz, zekât, hac ve Ramazan orucu gibi İslam’ın ibadetleri bile tam yerine geriren kac kisi var. Bunlari yerine getirmek bir yana bir suru hakka hukuga giren var. Kumar var. Icki var. Ahlaksizlik var. Var oglu var. Rusvet var. Yolsuzluk var. Yalancilik, iftira var.
    Kaldiki islamin bes sartini yerine getirmekle mumin olmus olmuyorsun. Kur'an, Allah'ın yardımının ancak "hakiki müminlere" ulaşacağını müjdeler (Rum, 47).
    Günümüzde Müslüman dünyasının yaşadığı sıkıntılar, İslam'ın sadece şekilsel ve kimliksel bir boyutta kalmasından, yani "Müslüman" olup "Mümin"lik vasıflarını (dürüstlük, güven, bilim, ilim, adalet, ahlak, tefekkur, tevekkul, kanaat, helal kazanc, ) kuşanmamış olmaktan kaynaklanır. Örneğin; ticaretinde yalan söyleyen, sözünde durmayan, veya liyakati hiçe sayan, cocuguna torpil ayarlayan, belediyede rusvet alan veren, yolsuzluk yapan, ihaleye fesat karistiran, tarlasinin tumbunu degistiren, birbirinin malinda gozu olun, cekemeyen, kiskanan, kibirli, haset, bir topluluk, sadece diliyle dua ederek ilahi yardımı bekleyemez; çünkü Allah'ın yardımı, O'nun koyduğu evrensel ahlak ve çalışma ilkelerine (imanın amele dönüşmesine) bağlıdır.
    Mesela Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim soğan, sarımsak veya pırasa yerse mescidimize yaklaşmasın. Çünkü insanoğlunun rahatsız olduğu şeylerden melekler de rahatsız olur".
    Temiz bir yiyecegin kokusundan rahatsiz olup muslumanla yanyana gelmeyen melekler, yukarida saydigimiz kirli amel ve davranis, ve dugularla, domuzu andiran muslumanla neden ayni safta olsun, yardim etsin.

    Kuran israrla muminlere yardim sozu veriyor. Ve israrla muminlere sesleniyor. Kuranda Hic bir yerde ya eyyuhel muslimun demez. Cunku muslumanlik duragandir. Muminlik geliskendir. Musluman oldun orada kalamazsin. Imanda derinlesmen lazim. Yani her saat yeni bir hikmetle, yeni bir zikirle, yeni bir istigfar ile, yeni bir ilimle, bilimle yeni bir irfanla yeni bir hayranlikla, yeni bir sadaka, zekat, yardim, teslim, tevekkuk, sabirla yukselmen lazim. Yani ya eyyuhellezine amenu, Ey her gun imanini daha da ilerletenler manasinda ya eyyuhellezine amenu... bes vakit namazda ne diyoruz fatihada bizi dogru yola ilet. Gunluk karsilastigimiz ve yuzlesecegimiz her ihtimal ve anda dogru olani yaptir diye gunde 40 dafa soyluyoruz. Cunku gunluk hayatimizda her an bir iyi yada kotu hayir yada ser bir secenek yapmak zorundayiz. Hep hayirdan hasanattan yana tavir almayi diliyoruz namazlarimizda gunde 40 kere. Yine her iki rekatlik farz namazda i tekrar tekrar iki dafa, bir baslarken farza kamet ile bitirirke, ve namazin tehiyyattinda kelimei sahadet ile sonlansiriyoruz namazi. Yani her vakit yeni yeniden musluman oluyoruz. Mumin sirati mustakim, yani dogru yoldan sapmayi hortlaktan, korkar gibi korkandir. annesinden ayrilmayan bir bebek gibi, kuran ve sunnetten ayrilmaz bir kuldur. Ihsan suuru ile (allahi goruyormuscasina ) yasayan insandir
    Iman bir Teslimiyettir. Teslimiyet yani iman bir kerelik bir eylem değil, her an ve her durumda Yuce yaraticimiza adandigimiz bir durumdur/koşuldur.
    musluman olmus ama mumin olamamis, yukarida sadece bir kismini saydigimiz kirli, pis vasiflari tasiyan bir muslumanin Allah nezdinde ve melekler nezdinde pek bir kiymeti ehemmiyeti yok. Dusunun meleklerin sirf kendine musluman diyor diye boyle munafik karekterli, seytanlarla ic ice, koyun koyuna insanlarla sirf kendini musluman olarak tanimliyor diye ayni safta olmasi mumkunmu?
    O yuzden islam dunyasi bugun ayaklar altinda.
    Islam dunyasindan, muminler dunyasina gectigimiz an ustunuz. Ozaman kafirler tirtir titrer muminlerden...

  • serbest kürsü28.03.2026 - 06:40

    Geçmiş Zaman Bulutları

    Geçmiş zaman bulutlarına sarılmış
    Nice aşklar saklar okyanuslar, nice aşklar…

    Ferhat’lar, Şirin’ler, Leyla’lar, Mecnun’lar
    El ele, koyun koyuna okyanuslardalar
    Kerem’ler, Aslı’lar…
    Bir de aşkına ağlayanlar, ey sevgili,
    Bir de aşkına ağlayanlar…

    Ayrılık acısından süzülen yaşlar
    Buhar olur, semaya çıkar
    Tuzlu bir tortu kalır sade yanaklarda,
    Bir de düşük omuzlar, ey sevgili,
    Bir de düşük omuzlar…

    Aslında aşklardır yağar
    Geçmişten günümüze her bahar
    Aşklardir gülleri, karanfilleri sulayan
    Aşk kokar her ilkbahar,
    Aşk akar sokaklar…

    Nehir nehir okyanuslara akar
    Her bahar
    Aşkların sarıldığı bulutlar…
    Bir de aşkların sel olup aktığı sokaklar, ey sevgili,
    Bir de aşkların sel olup aktığı sokaklar…

    Ayrılığın tadı tuzludur, tuzlu
    Ayrılığın tadini ancak ağlayanlar anlar…

    Bu bir sonbahar şarkısı,
    Ve dışarıda gözyaşlarıdir yağan
    Gecmis asklardan olusan
    Hasret deryalarından buharlaşip
    Mustu rüzgârlariyla belde belde aglayan

    Şu bahar yağmuru,
    Şu nehirlere akan sokaklar…
    Ayrılık çiçeklerimi suladığım yaşlar…
    Ağla gözlerim, ağla ırmaklar kadar,
    Ağla ki—
    Göz suyuna muhtaç nice gonuller var,
    Göz suyuma muhtaç nice çöller var…

    Biliyor musun, ey sevgili,
    Gözyaşı tuzlu olduğu için tuzludur denizler, okyanuslar
    Ve senin okyanusta yanımdaki yerin
    Uğruma döktüğün gözyaşların kadar,
    Uğruma döktüğün gözyaşların kadar…

    Geçmiş zaman bulutlarına sarılmış
    Nice aşklar saklar okyanuslar, nice aşklar…
    Ferhat’lar, Şirin’ler, Leyla’lar, Mecnun’lar
    El ele, koyun koyuna okyanuslardalar…
    Kerem’ler, Aslı’lar…
    Bir de aşkına ağlayanlar, ey sevgili,
    Bir de aşkına ağlayanlar…

  • serbest kürsü25.03.2026 - 09:46

    Dunya dongusu

    Geceler gölgenin düşmanı olsa da,
    Gölgelerdir gecenin gündüzde delili.
    Bulutlar damlayı güneşten sakınsa da,
    Her damla içinde gökkuşağı saklar.

    Akrep ve tarantulaların zehri sanki,
    Baharın müjdeci kış avuçlarında.
    Cemreler kırıyor ayazın inadını,
    İmkânsız fecirlerin dik yamaçlarında.

    Dünyanın döngüsü bu, ömre inat;
    Baharda çatlayacak daneler olmasa,
    Örtü altında sayılı günlerdir hayat,
    Çatlayıp patlayıp yaşama çıkacak.

    Irmağın yokuşu, o sessiz göller;
    İçinde beslenir nice yüzen gözler.
    Şelaleler bendinde hengâme demler,
    Güneşli günlerden gökkuşağı derer.

    Müştular koşar avare dilek avına,
    Girmeden ocaktaki demirler tavına.
    Hükümsüz şerhler derlenir bir bir,
    Uykuda, kitapsız filozof savına.

  • serbest kürsü20.03.2026 - 20:06

    Bir sunni ve hanefi musluman olarak Bu da benim bayram mesajim
    Irana saldiran israil ve amerika musluman oldugu icin saldiriyor. Epstain olaylari ile dunya capinda lanetleniyorlar.
    Irandaki masumlarin Mezhepleri bizi ilgilendirmez. Hesaplarini Allaha verecekler. Irana saldiran siyonist amerika ve israilliler Irandan sonra sirada turkiyenin oldugunu acik acik dile getiriyorlar. Butun bunlara ragmen
    Turkiyenin de icinde oldugu 12 islam ulkesinin disisleri bakanlari assagilik siyonist zalim israil ve amerika yerine Irani kinayan bildiri yayinlamislar. Demekki bunlarda siyonist yahudi. Baska izahi varmi.
    Ey gerekmez yerlerde kahrolsun israil amerika siyonistler diye bagiran y.sak siyasal islamcilar, amerika halkinin bile ?? de 80 nin hiristiyan Halkinin % 100 lanetledigi bir savasi lanetleyemeyen serefisz munafik siyasal islamcilar surusu, islam deccali sufyanlar toplulugu ve onlarin yandaslari; alayiniza lanet olsun. Allahin laneti munafiklarin ve sufyanlarin deccallarin uzerine olsun. Bayramlari zehir zikkim olsun.

  • serbest kürsü18.03.2026 - 21:08

    Ask asla zor degildir. Insanin severek yaptigi hic bir sey zor gelmez ona. Yormaz onu, hatta dinlendirir.

    Dolayisi ile, Sen bir adim gittiginde o ask on adim gelmiyorsa, ve o on adim geldiginde sen ona kosmuyorsan, o ask mask degildir. Erkek ise abazalik sendrumu kadin ise senden daha iyisini bulamadigi icin askim diyordur.
    Ikisini de cok iyi tecrube ettim.
    Ask olan derki sen mutlu isen ben de mutluyum. Ve askinin mutlulugundan mutlu olan askina ne yapmaz. Ve boyle bir ask bulasicidir. Bu dafa sen de onu mutlu ederek mutlu omaya baslarsin. Boyle bir ask cok nadir bulunur. Tecrube ettim.

    Digeri de derki beni mutlu edersen ben de seni mutlu ederim. Boyleleri asla mutlu edilemez. Su degirmeni gibidir. Usten alir, altan ogutur doker. Ustten alamadigi zaman degirmen taslarinin bir birini yedigi bir birinizi yersiniz. Cunku asla ben ne veriyorum bu insana mutlu etmek icin dusunmez. Bana ne veriyor vermiyor hesabi yapar. Hatta verdiklerinin degil vermediklerinin hesabini tutar.
    Hic bir sevgiye muhtac olmayan Allah bile abidine (kole, kul degil, kole kul efendisine menfaat saglar. Subhan olan Allah bizden ne menfaat sagliyor. Kul Allah iliskisi, deniz balik, agac toprak, anne yavru iliskisi gibi dir. Balik denizdendir. Deniz baligin her seyidir. Fakat deniz baligin hic bir seyine muhtac degildir. Bebek annedendir. Anne bebegi Yedirir, icirir, korur kollar. Buyutur. Bebek anneye muhtac, anneye uymak zorunda. annesiz yasayamaz. Anne bebekten hic Karsilik beklemez. Muhtac olan bebektir. Lutufkar olan annedir.) Allah bile bir adim gelen abidine on adim geliyor. Sen kim oluyorsun da hep sana gelinsin istiyorsun. Sana gelen yolun kilometre tasini sokeyim...

  • serbest kürsü14.03.2026 - 20:21

    Zumer 27:
    Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali verdik.
    Anlamadan okumakla nasil olacak bu is

  • serbest kürsü14.03.2026 - 20:16

    Zumer 23:
    Meali: Allah, sözün en güzelini, hem aynı benzerlik (uyum ve ahenk)te, hem de tekrarlı (ve karşılıklı ifadeli) (müjde ve tehdit, rahmet ve azap, cennet ve cehennem gibi) bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, ondan (âyetleri dinlemekten dolayı) tenleri ürperir, sonra da bedenleri ve kalpleri Allah’ın zikri için yumuşar. İşte bu (Kitab), Allah’ın (son gönderdiği) rehberidir. Dileyene/dilediğine, bununla doğru yolu gösterir. Allah kimi de sapıklıkta bırakırsa artık ona doğru yolu gösteren bulunmaz.{2}

    Kuran anlamadan okunursa nasil tuyler urperecek, bu ayetin hukmu nasil o insanda vuku bulacak.

  • serbest kürsü14.03.2026 - 01:35

    Bilmem ki bir daha bu yorgun kalbim
    Kelebek gibi çarpar mı görünce çiçek
    Rüzgârla buram buram kokar mı
    Eserken değdiği her narin çiçek

    Gözlerim akşam alacası gibi artık
    Renkler loş ve günler gevşek
    Dört yapraklı yoncadan vazgeçtik
    Bilmem ki çıkar mı bahtıma bir tek

    Bu gun ki gunlerden sonbahar gunu
    Bugunde Siirler gulli Karanfilli, lelali
    Coktan Unuttuğum kokular gunlugu
    Kirsalda acmis mis kokulu igdeyim

    Cıvıl cıvıl bahçeler renk a renk dallar
    Her yaprakta bir eski koku saklı
    Okur bir kitap gibi esen ruzgarlar
    Bilmemki benmi eski bahcemi sakli


  • serbest kürsü11.03.2026 - 08:02

    Ehli iman bir insan Allaha yaklastikca imtihan edilir. En buyuk imtihani peygamberler vermistir. Imtihandan gecen bir cok insan otomatikmen sadece akilla olaylara yaklasir. Akla mudahale edebilen seytana maruz kalir, setan vesvese verir. Karamsarlik fisildar. Insan bunalima girer. Dengeyi kaybeder. Hasta olur ya da intihar eder. Allah muhafaza.
    Oysa mumin hem akliyla hem kalbiyle dusunen insandir. Akil ve kalp catistiginda, ilahi ilhamin alicisi kalbini dinler. Ve sirazeyi kaybetmez. Guc alir. Sabir eder.
    Insan hem akliyla hem, kalbiyle bakmali, kalbiyle gormeli, kalbiyle analiz etmeli,
    Sadece Akliyla bakan insanlar sadece simdiki zamandaki sebep sonuclari toplar cikarir. Sebeplerin yaraticisini unutur. Zorluktan darliktan gecen simdiki anini seytanin da vesvesesini kendi akli sanip negatif sonuc uzerine negatif sonuc cikartir. Dehsete kapilir. Umidini yitirir. Umidini yitiren insan yasama dugusunu da kaybeder. Gelecegi de goremedigi icin, ici kararir. Umitsizlige duser. Ya hasta olur. Yataklara duser. Ya da daha kotusu intihar eder.
    Oysa bir mumin icin bu dunyada yasadigi her an kardir. Bir gun fazla yasamak bir gun eksik yasamaktan cok cok daha degerlidir. Cunku bir rekat namaz fazla kilar. Hele yaslaninca, yasliligin zorluklari kefaretlere donusur.

    "Muhakkak ki Ben, İslam yolunda saçını ağartan kadın ve erkek kulumdan (ona azap etmekten/sorgulamaktan) haya ederim."
    Buyurur hadiste. Ayrica 50 yasini gecenin hesabi kolaylasir. 90 yasini gecenlerin gecmis ve gelecek gunahlarinin bagislandigini mujdeler hadisler. Ayrica sabretmek, yasamaya devam etmek hem derdi kefarete donderir, hem bunalima girip kendi canina kiyanin aksine amel defterini acik birakir, amel defteri dolmaya devam eder. Olunce amel defteri kapaniyor zira.

    O yuzden dert ve zor zamanlar Allaha giden bir asansordur aslinda. Ama bu asonsorun islamin bes sartindan, ve kuran okumaktan, tovbe istigfar etmekten, Allahi bol ca zikretmekten, dua etmekten, selatu selam getirmekten olusan bir asansor.
    Olaylari sadece akliyla degil kalbiylede irdeleyen ehli iman, once her turlu aksakliga sikintiya ragmen var olmanin ve yuce yaraticiyi tanimaya museref olmanin ne buyuk bir nimet oldugunu bilir. gecmiste rabbinin o bir hic iken verdiklerini hatirlar. En buyuk imtihanlara peygamberlerin tabi tutuldugunu bilir. Zorluklara sabri rabbine yaklasmakta bir mirac asansoru kabul eder. O sikintilarin rabbinin kendi icin tayin ettigi yarinlara ulasmak icin bir arinma, rabbine yaklasmada bir asonsor oldugunu bilir. Ve mucadele etmeyi, umidini Kaybetmemeyi kendine telkin eder. Yanliz akil ile degil ayni zamanda Kalb ile dusunen, kalp ile bakan, kalp ile goren, analiz eden insan seytanin vesvesesinden de siyrilir. Sadece Akil ile dusunen insan seytanin karamsar vesveselerini kendi akli sanip bunalima girerken, ayni zamanda kalp ile bakan insan, kalbe dusen ilahi ilhamlara kulak vererek seytanin vesveselerine ehemmiyet vermez. seytani saf disi birakir.
    Aklin yaninda Kalp ile gorme yetenegini kazanmanin ve kalp gozunu gelistirmenin en iyi yollarindan biri de Allahin verdigi nimetleri sık sık hatirlatmak.
    Ornegin: koca bir yok olabilirdim. Allah beni var kildi. Hayvan olabilirken, insan kildi. Gayri muslim olabilirken muslim kildi. Sakat olabilirken saglikli kildi. Egitimsiz olabilirken egitimli kildi, ve daha da detaylandirmak daha da guzel olur. mesela evini verdi. Kardeslerini verdi. Anne baba verdi. Verdi, gormek verdi. Bu aksamki yemegini verdi...
    Kuranda en az yedi ayette Allahin uzerinizdeki nimetlerini anin, diye gecer. Allahin nimetlerini anmak, insanlari sıkınti ve imtihan anlarinda bunalima girmekten korur. Cunku insan, gecmisten guc alir. Ana sabreder. Gelecegi kazanir. Cunku gecmiste veren rabbim, gelecekte de verecektir der. Herseyi bilen rabbim, hic bir seyi hikmetsiz yapmayan rabbim elbet benim icin daha iyisini Murad ediyor diye dusunur. Hem sıkıntiya dayanma gucu alir. Hem de panik olmaz. Gayret eder. Dua eder. rabbinin lutfunu ve ihsani kendine ceker.

    Fâtır Suresi, 3. Ayet: "Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Allah’tan başka, size gökten ve yerden rızık verecek bir yaratıcı mı var? O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl olup da döndürülüyorsunuz?"




  • serbest kürsü10.03.2026 - 17:12

    Hayat ic ice dairlerden olusmustur. Ayni gezegen ve uydulari, gunes sistemi ve gezegenleri, galaksiker ve yildizlari gibi daireler halinde hareket eder.
    Insan hayati da, baba ve anne gezegenin etrafinda donen cocuk undular, yerel yonetim yildizinin etrafinda donen gezegen aileler, ulke galaksisinnin etrafinda donen diger yerel yonetim yildizlar...
    Bir insan ilk ve en onemli sorumlulugu kendinin sorumluluklari, cunku dunya kendi etrafinda da doner. Insanin kendi sorumlulugu ve yaraticisina olan sorumluluklari birincil sorumlulluklardir. Yemek yemesi, sagligina dikkat etmesi, emrolumdugu kulluk ve reislik vazifelerini yerine getiemesi onun en birincil vazifesidir. Sigara icen, icki icen, kumar oynayan, yaraticisina karsi namaz, oruc gibi en birincil gorevlerini yerine getirmeyen bir insan, kalkip dunya capinda ya da ulke capinda olaylar hakkinda atip tutmasinin hic bir ehemmiyeti olmaz. Cunku bu insan aksakligin kendinden basladigini gormuyor. Dunya dusunun kendi etrafinda donmeyi durdurmus sistemi aksatiyor farkinda degil, birincil sorumlu oldugu uydulara sorun cikartiyor farkinda degil baska yildiz takimindaki duzensizlikten dem vuruyor. Yada baska gezegen sistemindeki uyumsuzluktan bahsediyor. Insanin kendi etrafinda dondugu bir dairesi var. Ve bir de uydularinin onun etrafinda, hanim yani ogul evlat gibi dar dairede ki sorumluluklarin yaninda, Jupiter gezegeninin butun uydulari ile gunesinin etrafinda butun ciddiyet ve samimiyet ile donmesi, gibi insanin da kendisi gunesleri ve kendisini butun sistemi yaratan rabbinin emirleri etrafinda butun uydulari olan evladi iyali ile donmesidir birincil vazifesi. Allah bizleri kendi vazifemizin, kendi dairemizin, haddimizin suuruna erdirsin.
    Gerisi hikaye