Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Şinasi Akay
Şinasi Akay

Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.

  • Syria03.03.2025 - 12:53

    Suriye.
    İng. : Syria
    Suriyeli: Syrian

  • rüzgar03.03.2025 - 12:30

    Yarık kaya rüzgarı: Çatı uçurup, ağaçları kökünden söken rüzgar.

  • On the Beach (Sahilde)03.03.2025 - 12:17

    Beach: Sahil, kumsal, plaj. / İng.

    Which one is correct between 'on the beach' or 'at the beach'?
    "On the beach" and "at the beach" can be used. On is when you're on the surface of the sand and at can be in the general vicinity doesn't mean you are on the sand.
    ("on the beach" ve " at the beach" her ikisi de kullanılabilir. Kumun yüzeyinde olduğunuzda "on" kullanılır ve genel çevrede "at" kumun üzerinde olduğunuz anlamına gelmez.

  • cool down03.03.2025 - 12:08

    Cool down: Sakinleşmek, yatışmak, öfkesi yatışmak, öfkesi dinmek. / İng.
    Cool off: Serinlemek, sakinleşmek, soğuma süresi, yatışma dönemi.
    - Let's cool off, it's too hot.(Hadi serinleyelim, çok sıcak.)
    Cool out! : Sakin ol!

  • pianta02.03.2025 - 20:05

    Bitki / İt.
    (La pianta)
    İng.: the plant (bitki)

  • kahir02.03.2025 - 19:59

    Kahir: Baskın gelen, ezen, ezici.
    Kahir ekseriyet: Ezici çoğunluk.

  • otomatik vites02.03.2025 - 19:24

    Otomatik vites araçlar park konumundayken çalıştırma hareket etme ve durdurup park etme nasıl olur?

  • wrinkle02.03.2025 - 13:52

    Kırışıklık, alın kırışıklığı, buruşukluk, yaşlanma çizgileri. / İng.

  • incredible02.03.2025 - 13:44

    İnanılmaz, şaşırtıcı, akılalmaz. / İng.
    They were incredibly beautiful then and are now just the older version of that time.(Onlar inanılmaz güzellerdi ve şimdi sadece o zamanın yaşlı versiyonu.)

  • eachother02.03.2025 - 13:36

    Birbirine göre, birbirine. / İng.
    They were not married to each other. (Onlar birbirleriyle evli değillerdi.) / İng.