Sağlamak, emin olmak, garantiye almak, garanti etmek, garantilemek, sigorta etmek. / İng. - "Regular maintenance, such as cleaning the filter and checking for leaks, ensures the system runs efficiently." (Filtreyi temizlemek ve sızıntıları kontrol etmek gibi düzenli bakım, sistemin verimli bir şekilde çalışmasını sağlar.)
Efficiently: Etkin, verimli, verimli bir şekilde, etkin biçimde, yeterli olarak. / İng. Regular maintenance, such as cleaning the filter and checking for leaks, ensures the system runs efficiently. (Filtreyi temizlemek ve sızıntıları kontrol etmek gibi düzenli bakım, sistemin verimli bir şekilde çalışmasını sağlar.)
Regular: Muntazam, düzenli, kurallı, düzgün, düzenli olarak. Regular maintenance: Düzenli bakım. Regular maintenance, such as cleaning the filter and checking for leaks, ensures the system runs efficiently. (Filtreyi temizlemek ve sızıntıları kontrol etmek gibi düzenli bakım, sistemin verimli bir şekilde çalışmasını sağlar.)
Muntazam, düzenli, kurallı, düzgün, düzenli olarak ./ İng. Regular maintenance: Düzenli bakım. Regular maintenance, such as cleaning the filter and checking for leaks, ensures the system runs efficiently. (Filtreyi temizlemek ve sızıntıları kontrol etmek gibi düzenli bakım, sistemin verimli bir şekilde çalışmasını sağlar.)
The swimmming pool pump is responsible for circulating water through the filtration system, which removes debris and maintains clean water in the pool.(Yüzme havuzu pompası, döküntüleri temizleyen ve havuzdaki suyu temiz tutan filtrasyon sistemi boyunca suyu dolaştırmaktan sorumludur.)
Dairesel, döngüsel, çembersi, çevrimli, dolaşımsal, sirküler, genelge, tamim. / İng. Circulating: Devreden ,dolaşan, sirküle eden, sirkülasyon. Circulate: Dolaşımı olmak, dolaşmak, deveran etmek, tedavülde olmak /sürümde olmak. - "The swimming pool pump is responsible for circulating water through the filtration system, which removes debris and maintains clean water in the pool." ( Yüzme havuzu pompası döküntüleri temizleyen ve havuzdaki suyu temiz tutan filtrasyon sistemi boyunca suyu dolaştırmaktan sorumludur.)
Mesul, yükümlü, sorumlu, yükümlü, sağlam, şık ve bakımlı, güvenilir, eli yüzü düzgün, sorumlulukları yerine getirebilen. / İng.
The swimming pool pump is responsible for circulating water through the filtration system, which removes debris and maintains clean water in the pool.(Havuz pompası, döküntüleri temizleyen ve havuzdaki suyu temiz tutan filtrasyon sistemi boyunca suyu dolaştırmaktan sorumludur.)
Beton, harç, betonla sıvamak, somutlaşmak, sertleşmek, donmak. / İng. A swimming pool pump and filtration system housed in an underground concrete enclosure. (Yeraltı beton muhafaza içerisinde bulunan bir yüzme havuzu pompası ve filtrasyon sistemi.)
Tuzak, kapan, kıstırmak, yakalamak, tuzağa düşürmek, sifon. / İng. Trap: Hafif araba (Small, light carriage = A vehicle pulled by horses, used especially in the past). With two wheels, pulled by one horse:
Sağlamak, emin olmak, garantiye almak, garanti etmek, garantilemek, sigorta etmek. / İng.
- "Regular maintenance, such as cleaning the filter and checking for leaks, ensures the system runs efficiently." (Filtreyi temizlemek ve sızıntıları kontrol etmek gibi düzenli bakım, sistemin verimli bir şekilde çalışmasını sağlar.)
Efficiently: Etkin, verimli, verimli bir şekilde, etkin biçimde, yeterli olarak. / İng.
Regular maintenance, such as cleaning the filter and checking for leaks, ensures the system runs efficiently.
(Filtreyi temizlemek ve sızıntıları kontrol etmek gibi düzenli bakım, sistemin verimli bir şekilde çalışmasını sağlar.)
Regular: Muntazam, düzenli, kurallı, düzgün, düzenli olarak.
Regular maintenance: Düzenli bakım.
Regular maintenance, such as cleaning the filter and checking for leaks, ensures the system runs efficiently.
(Filtreyi temizlemek ve sızıntıları kontrol etmek gibi düzenli bakım, sistemin verimli bir şekilde çalışmasını sağlar.)
Muntazam, düzenli, kurallı, düzgün, düzenli olarak ./ İng.
Regular maintenance: Düzenli bakım.
Regular maintenance, such as cleaning the filter and checking for leaks, ensures the system runs efficiently.
(Filtreyi temizlemek ve sızıntıları kontrol etmek gibi düzenli bakım, sistemin verimli bir şekilde çalışmasını sağlar.)
Moloz, artık, birikinti ,çer çöp, döküntü, inşaat artığı, talaş, deniz çöpü. / İng.
Debris filter: Pislik filtresi.
Debris field: Enkaz alanı.
The swimmming pool pump is responsible for circulating water through the filtration system, which removes debris and maintains clean water in the pool.(Yüzme havuzu pompası, döküntüleri temizleyen ve havuzdaki suyu temiz tutan filtrasyon sistemi boyunca suyu dolaştırmaktan sorumludur.)
Dairesel, döngüsel, çembersi, çevrimli, dolaşımsal, sirküler, genelge, tamim. / İng.
Circulating: Devreden ,dolaşan, sirküle eden, sirkülasyon.
Circulate: Dolaşımı olmak, dolaşmak, deveran etmek, tedavülde olmak /sürümde olmak.
- "The swimming pool pump is responsible for circulating water through the filtration system, which removes debris and maintains clean water in the pool." ( Yüzme havuzu pompası döküntüleri temizleyen ve havuzdaki suyu temiz tutan filtrasyon sistemi boyunca suyu dolaştırmaktan sorumludur.)
Mesul, yükümlü, sorumlu, yükümlü, sağlam, şık ve bakımlı, güvenilir, eli yüzü düzgün, sorumlulukları yerine getirebilen. / İng.
The swimming pool pump is responsible for circulating water through the filtration system, which removes debris and maintains clean water in the pool.(Havuz pompası, döküntüleri temizleyen ve havuzdaki suyu temiz tutan filtrasyon sistemi boyunca suyu dolaştırmaktan sorumludur.)
Beton, harç, betonla sıvamak, somutlaşmak, sertleşmek, donmak. / İng.
A swimming pool pump and filtration system housed in an underground concrete enclosure. (Yeraltı beton muhafaza içerisinde bulunan bir yüzme havuzu pompası ve filtrasyon sistemi.)
Tuzak, kapan, kıstırmak, yakalamak, tuzağa düşürmek, sifon. / İng.
Trap: Hafif araba (Small, light carriage = A vehicle pulled by horses, used especially in the past). With two wheels, pulled by one horse:
"Prima' ile 'Primo' arasındaki fark nedir?
Prima: Önce, evvel,
Primo: Birinci.
Esempio "prima" :
Prima di fare un esame bisogna studiare. (Sınava girmeden önce çalışmalısın)
Esempio "primo":
Lucia è arrivato primo in classifica. (Lucia sıralamada birinci oldu)
È la prima volta che mi succede.('volta' / femminile)
È il primo volo in aereo che faccio.('volo' / maschile)