Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
When he moved to a new country without speaking the language, he felt like a fish out of water.( Dilini bilmediği yeni bir ülkeye taşındığında, kendini sudan çıkmış balık gibi hissetti.)
Like a fish out of water: Sudan çıkmış balık gibi.
Alla festa possono venire tutti, bambini e non.(Partiye tüm çocuklar ve çocuk olmayanlar gelebilir.)
End of discussion : Konu kapanmıştır./ Tartışma bitmiştir.
The manager asked me to look into this (Müdür bunu araştırmamı istedi)
Takılıp kalmak, sadık kalmak, yapıştırmak, zorunluluk, yükümlülük. / İng.You should stick to the deadline (Teslim tarihine uymalısın)
We're cutting down on unnecessary expenses (Gereksiz harcamaları azaltıyoruz)
When he moved to a new country without speaking the language, he felt like a fish out of water.
( Dilini bilmediği yeni bir ülkeye taşındığında, kendini sudan çıkmış balık gibi hissetti.)
Like a fish out of water: Sudan çıkmış balık gibi.
Alla festa possono venire tutti, bambini e non.(Partiye tüm çocuklar ve çocuk olmayanlar gelebilir.)
Alla festa possono venire tutti, bambini e non.(Partiye tüm çocuklar ve çocuk olmayanlar gelebilir.)
Alla festa possono venire tutti, bambini e non.(Partiye tüm çocuklar ve çocuk olmayanlar gelebilir.)
End of discussion : Konu kapanmıştır./ Tartışma bitmiştir.
The manager asked me to look into this (Müdür bunu araştırmamı istedi)
Takılıp kalmak, sadık kalmak, yapıştırmak, zorunluluk, yükümlülük. / İng.
You should stick to the deadline (Teslim tarihine uymalısın)
We're cutting down on unnecessary expenses (Gereksiz harcamaları azaltıyoruz)
We're cutting down on unnecessary expenses (Gereksiz harcamaları azaltıyoruz)