Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
To feed the pets: Evcil hayvanları beslemek. / İng.
To mop the floor : Zemini paspaslamak.
To sweep the floor. (Yeri süpürmek )
Umursamaz insanlar biliniz ki daha mutludurlar.
"Erkeği toklukta, kadını yoklukta, evladı yaşlılıkta, kardeşi mirasta, arkadaşı yolculukta, dostunu zor durumda tanırsın."Özlü Sözler
( Sörvayvıl) Hayatta kalma, yaşama ,varlığını sürdürme, sağ kalma, hayatı idame etme. / İng.- Water is indispensable survival.
Gerekli, zorunlu, vazgeçilmez, olmazsa olmaz, ehemmiyetli. / İng.Absolutaly necessary.Water is indispensable for survival
Ak sakallı bir duayenle sohbet ederken "adama haksızlık yapmışlar" dediğimde, haksızlık yapanları kastederek "dürzülük nasıl olacak?" demişti.
Foot: Ayak, adım. / İng.On foot : Yürüyerek gitmek. Let's go on foot (Let's walk): Hadi yürüyerek gidelim.
Syrian: Suriyeli(İng.)
To feed the pets: Evcil hayvanları beslemek. / İng.
To mop the floor : Zemini paspaslamak.
To sweep the floor. (Yeri süpürmek )
Umursamaz insanlar biliniz ki daha mutludurlar.
"Erkeği toklukta, kadını yoklukta, evladı yaşlılıkta, kardeşi mirasta, arkadaşı yolculukta, dostunu zor durumda tanırsın."
Özlü Sözler
( Sörvayvıl)
Hayatta kalma, yaşama ,varlığını sürdürme, sağ kalma, hayatı idame etme. / İng.
- Water is indispensable survival.
Gerekli, zorunlu, vazgeçilmez, olmazsa olmaz, ehemmiyetli. / İng.
Absolutaly necessary.
Water is indispensable for survival
Ak sakallı bir duayenle sohbet ederken "adama haksızlık yapmışlar" dediğimde, haksızlık yapanları kastederek "dürzülük nasıl olacak?" demişti.
Foot: Ayak, adım. / İng.
On foot : Yürüyerek gitmek.
Let's go on foot (Let's walk): Hadi yürüyerek gidelim.
Syrian: Suriyeli
(İng.)