Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Nefis, leziz, lezzetli, güzel./ It.İng.: Delicious
Dinlendirici, rahatlatıcı, gevşetici./ İng.It.: rilassante
Hatır hutur yemek, katır kutur yemek./ İng.
Höpürdeterek içmek, şapırdatarak yemek, çubuk makarnayı hüpleterek ağza çekmek vb./ İng.
Çift kişilik oda./ İt.- Avete una cassaforte?- Si, c'é una cassaforte in ogni camera.
Interview: Görüşme, mülakat, roportaj./ İng.She turned up on time for her interview.
Kanun maddelerinin kendi içerisinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerin her birinin adı.
Komşu./İt.Vicino a : Yakın
Timido/a: Utangaç, çekingen./ İt.Timidamente: Utanarak, çekinerek.
Timido/a: Utangaç./ İt.İng.: Shy
Nefis, leziz, lezzetli, güzel./ It.
İng.: Delicious
Dinlendirici, rahatlatıcı, gevşetici./ İng.
It.: rilassante
Hatır hutur yemek, katır kutur yemek./ İng.
Höpürdeterek içmek, şapırdatarak yemek, çubuk makarnayı hüpleterek ağza çekmek vb./ İng.
Çift kişilik oda./ İt.
- Avete una cassaforte?
- Si, c'é una cassaforte in ogni camera.
Interview: Görüşme, mülakat, roportaj./ İng.
She turned up on time for her interview.
Kanun maddelerinin kendi içerisinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerin her birinin adı.
Komşu./İt.
Vicino a : Yakın
Timido/a: Utangaç, çekingen./ İt.
Timidamente: Utanarak, çekinerek.
Timido/a: Utangaç./ İt.
İng.: Shy