Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
I take after my dad.(Babama çekmişim.)
" Başkasının evinde karılan helva başkasına tatlı gelir."
Sıkıştırma, sıkma, kıstırma, tıkıştırma./ İng.I jam them into my bag.
Jerk : Çekiştirmek, çekmek, silkelemek./ İng.I jerk the papers.
I'm jolted awake.(Sarsılarak uyandım.) / İng.Jolt: Sarsılmak, sarsmak, şok, sarsıntı.
Geçenlerde, yakınlarda, yakın zamanda, son zamanlarda./ İng.- Gonna buy you a big pizza - Ok, but it has to be recently big. I want a drink too.
Ümük: Boğaz, gırtlak.Umuk: Ilık, sıcak, ılıman.(Türkiye Türkçesi Halk Ağzı./ Terim Yöresi: Tokat)
Çok iyi denk geldi, bugün şanslı günüm.I lucked out .It's my lucky day.It's pure luck.
I take after my dad.(Babama çekmişim.)
" Başkasının evinde karılan helva başkasına tatlı gelir."
Sıkıştırma, sıkma, kıstırma, tıkıştırma./ İng.
I jam them into my bag.
Jerk : Çekiştirmek, çekmek, silkelemek./ İng.
I jerk the papers.
I'm jolted awake.(Sarsılarak uyandım.) / İng.
Jolt: Sarsılmak, sarsmak, şok, sarsıntı.
Geçenlerde, yakınlarda, yakın zamanda, son zamanlarda./ İng.
- Gonna buy you a big pizza
- Ok, but it has to be recently big. I want a drink too.
Ümük: Boğaz, gırtlak.
Umuk: Ilık, sıcak, ılıman.(Türkiye Türkçesi Halk Ağzı./ Terim Yöresi: Tokat)
Çok iyi denk geldi, bugün şanslı günüm.
I lucked out .
It's my lucky day.
It's pure luck.
Çok iyi denk geldi, bugün şanslı günüm.
I lucked out .
It's my lucky day.
It's pure luck.
Çok iyi denk geldi, bugün şanslı günüm.
I lucked out .
It's my lucky day.
It's pure luck.