Scappare: Kaçmak, kurtulmak. / İt. Ma alla fine la ragazza é riuscita a scappare da quest'uomo. (Ama sonunda kız bu adamın elinden kurtulmayı başardı.).
The wallet you stole is mine. "Çaldığın cüzdan benim". / İng. "Someone stole his wallet". Stole" is the simple past tense for active voice (e.g., "Someone stole his wallet"), indicating the action happened.
all's well that ends well : iyi biten her şey iyidir.
Hug me: Sarıl bana
"Azim kendi ayaklarının üzerinde , hırs ise insanların sırtına basarak yükselmektir."
Bir gencin "hırslı mısın? " sorusuna verdiği cevap.
Crust: Kabuk, tortu./ Ing.
Crutches: Koltuk deyneği./ İng.
Just say when : Ne zaman duracağımı söyle.
Stood me up: Ekilmek.
My date has stood me up. (Randevuda ekildiğimi düşünüyorum)
Scappare: Kaçmak, kurtulmak. / İt.
Ma alla fine la ragazza é riuscita a scappare da quest'uomo. (Ama sonunda kız bu adamın elinden kurtulmayı başardı.).
Daft: Aptal, arsız, salak, beyin özürlü, tahtası eksik. / İng.
That's daft :Bu aptalca. / Slang
That's silly: Bu saçma. / Normal
The wallet you stole is mine. "Çaldığın cüzdan benim". / İng.
"Someone stole his wallet".
Stole" is the simple past tense for active voice (e.g., "Someone stole his wallet"), indicating the action happened.
Flag: Bayrak. / İng.
The flag is at half mast. (Bayrak yarıya indirilmiş.)