#YarımKalanCümle
Bir adım vardı aramızda...
Ne sen atabildin,
ne ben.
Oysa ikimiz de biliyorduk;
bir adım,
bazen bir ömürdü.
Sen sustun.
Ben de sustum.
İki suskunluk,
aynı cümleyi söylemek isterken
iki ayrı yalnızlığa dönüştü.
Sen,
"Gitmem gerek..."
dedin.
Sesin,
gitmek istemeyen bir çocuğun
titreyen elleri gibiydi.
Ben,
"Kal..."
diyemedim.
Çünkü bazı kelimeler,
dudaklara değil,
kaderin en acı yerine takılır.
Sonra zaman geçti.
Geçti dediler...
Oysa zaman geçmedi.
Sadece takvimler eskidi.
Ben hâlâ
sana söyleyemediğim
ilk cümlenin içinde yaşıyorum.
Sen belki de
bana söyleyemediğin
son cümlede.
Kim bilir...
Belki aynı gökyüzüne baktık
farklı gecelerde.
Belki aynı şarkıda
aynı yerimiz sızladı.
Belki aynı rüzgâr,
önce sana,
sonra bana dokundu.
Ama hiçbir "belki"
bir "keşke"yi yenemedi.
İnsan,
en çok sevdiğine
neden yabancı olur?
Neden iki kalp,
aynı ritimde atarken
aynı hayata sığamaz?
Neden bazı aşklar,
başlamak için yaratılır da
bitmemek için yaşar?
Sana kızamadım.
Çünkü sen de
benim kadar yarımdın.
Bana kızamadın.
Çünkü ben de
senin kadar eksiktim.
Biz birbirimizi
kaybetmedik aslında.
Biz...
Birbirimize
hiç ulaşamadık.
Şimdi biri adını söylese,
gülümserim.
Çünkü acı,
zamanla azalmaz.
Sadece insan,
onu taşımayı öğrenir.
Ve eğer bir gün
bu yarım kalan hikâyeyi
birileri sorarsa,
de ki:
"Birbirlerini öylesine sevdiler ki...
Hiçbir ayrılık sevgilerini eksiltemedi.
Ama hiçbir sevgi de,
onları birbirine kavuşturmaya yetmedi."
_______Ali Taşkale
_____Üzerinde çalıştığım bir hikayenin enstantanelerinden bir kısım
Ali TaşkaleKayıt Tarihi : 8.08.2026 01:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!