Necdet Arslan Şiirleri - Şair Necdet Arslan

Necdet Arslan

‘’Hayranlıkla baktığımız o iyi tablolar, fotoğraflar karikatürler , yontular ; büyük beğenilerle okuduğumuz yazın yapıtları ; bulunduğumuz evrenden bizi çekip beyaz perdesine çağıran sinema filmleri ; sahnelerinden savrulan tozlarını yuttuğumuz tiyatrolar olmasaydı zevksiz, daha kaba, daha anlayışsız , dar görüşlü ; daha çabuk boyun eğen , eleştiriler karşısında daha sabırsız insanlar olurduk.
Mario Vargas LIosa’nın salt kitaplar üzerinden yaptığı savlayışı ,sayfama taşıdığım bu görselle karşılaşınca sanatın işlevine ve gücüne bir kez daha inandım.
Ruhun yengisi sanat olmadan olası mıdır ?

Devamını Oku
Necdet Arslan


Günaydın Dostlarım,
2021 yılının yarılandığı bir günde giriyoruz bayrama.
Ne var ki yarım yaşıyoruz günleri.Her şey yarım kalıyor.
Yaşam da ,sevdalar da tümlenmeden sürüp gidiyor.Bir sevincin kıyısından kenarından tam da yakaladık derken,diyetine değgin bir fatura ile karılaşıyoruz.
Kendimize gelemiyoruz bir türlü.

Devamını Oku
Necdet Arslan

Toplumsal yaşamımızda ve sosyal iletişimlerimizde esen gürültünün daha da yoğunlaştığı bir süreçten geçiyoruz ulus olarak.
Gündem dakika başı değişiyor. Umberto ECO’nun ‘’ Dünya kocaman bir olasılıklar yumağıdır’’ sözü yurdumuzda estirilen havayı daha da somutlayıcı nitelikte.
Kendi istencini değil yaşama geçirmek, kendi sözünü oluşturmak bile insanımız için kaygı verici karşılıklarla dolu.
Yaşam bizi farklı varoluşlara ( estetik, etik, dinsel ) taşıyan seçimlerimizden oluşmaktadır, diyen Kierkegaard bu topraklarda olan bitenden haberi olsaydı sanıyorum bu tümcenin eylemi olumsuz yapıda biçimlenirdi.
Yaşam geriye sarılmak mı isteniyor bu kadim topraklarda? Görüntü öyle.
Oynanan bu büyük ölçekli oyunun bir parçasıyız her birimiz.

Devamını Oku
Necdet Arslan


8 OCAK 2023 F...

"Diyorum ki gizli günler suyun yüzüne çıktığında
gökten gürültü salkımları sarkacak..." ( Necdet Arslan /Arkası Yarın'ın Sonu)
Naçizane bir okur olarak;

Devamını Oku
Necdet Arslan

Kasım ayının ortaları.Sıradan bir gece.ay ve yıldızlar…
İnişli çıkışlı bir iç çekişle ''yoksa' diye kekeledi.


-Sırası değil şimdi bunların;baksana,eriyor dakikalar! Öyle gelmiyor mu sana da ?

Devamını Oku
Necdet Arslan

Uzun bir gece daha başlayacakmış buralarda. Günün sıcaklığını ılımanlaştırdı kuzeyden gelen ferah rüzgar. Akşam yaklaşıyor. Elimde hortum,o kökten ötekine. Zaten akşamın tedirginliği, o uzun gecenin birazdan yola çıkacağından dolayı. Bana bunu çiçekler söyledi.


Günler geçip giderken tek derdimiz var : kendimizi var kılmak!
Bir söyleşisinde okumuştum. Şöyle diyordu İlhan DURUSEL :
‘’insan her günün sonunda bir tek cümle yazsa ,bir tek cümle ,o günle ilgili, aklına ne geldiyse ,yani o günle ilgili olmayabilir de ,aklına ne geldiyse bence bambaşka bir dünyada yaşamak mümkün olabilirdi….

Devamını Oku
Necdet Arslan

akşam minyatür bir konut gibi dikiliyor karşıma. kurşuni su damlıyor çeşmenin oluğundan. bahçe sert ıssızlıkları ağırlıyor.

bir çilli kız sahili adımlıyor.güneş, ince bir yoldan geçerek kayboluyor denizin üstünden.

onu bekliyorum ; gelmiyor. saçlarının örgüsü gibi kıvrılıyor içimde bunalım. Kim dürtüyor beni de iki büklüm oluyorum bilmiyorum.

Devamını Oku
Necdet Arslan

Bir çiçek tarlasına yolunuz düşerse ilk yapacağınız şey renklerin ölüp ölmediğini gözlemek olsun.
Kendinizi bir süreliğine unutursanız eğer bilin ki herhangi bir boş zamanın değil ,renklerin içerisindesinizdir.
Binbir çiçek masallarını renkler yardımıyla kuruyoruz.Aşkın içinde yaşarken boş zamanımızın hiç olmayışını renklere bağlıyorum ben.
Sevgiliden bir süreliğine kopmak; maviyi öldürmek,sarıyı çürütmek,beyazı kirletmek,eflatunla küs olmak ,morla aramızdaki köprüleri atmak ; kısacası renklerimizi kaybetmek demektir.
İlkyaz sabahlarından birinde ,güneşin serildiği doğaya bırakınız bakışlarınızı.Dönüp dönüp kendinizi büyüsüne kaptırdığınız o sonsuzluğun, renkleri sunmada sizlere cömert davrandığını göreceksiniz.
Gurubun tükendiği bir akşamdayım şimdi.Gün içinde türlü tonlardaki renkerle bezeli karşıki bahçe,ötelerdeki dağın görkemi , ovadan kıvrılarak denize ulaşmak için can atan ırmak seçilmiyor artık.

Devamını Oku
Necdet Arslan

yakın uzaktayım.uzak yakına gel. Kapımı çal.meydan okuyalım zamana.
iç içe geçmiş bir büyük esinin şifrelerini yarınlara taşıyacak değil miydik?


göverip gövdelendirmeyecek miydik sevdayı ?
bu coğrafya bizle yoğun, bizle özenli, mavileri bizle sevimli...

Devamını Oku
Necdet Arslan

‘’siz yalnızlığın ne olduğunu bilir misiniz? ya da yalnızlık denilen dille konuşur musunuz,yazar mısınız ?
kim bilir hangi kıtalardan geçtiniz, hangi ülkelere yolunuz düştü,hangi deniz kıyılarında bir başınıza gezindiniz.
en şiddetli bir tipiye bir sahilde yakalandığımı, donarcasına üşüdüğümü anımsıyorum. başka bir deniz kıyısında güneşten kavruldum ben.
biliyor musunuz,bir türlü tanımını yapamıyorum yalnızlığın ; onu anlatmaya yetecek sözcük bulmakta zorlanıyorum.
önünüze serilen uçsuz bucaksız kocaman bir durgunluğun rengini seçemediğimiz, alçalan yükselen, ötelere giden,ötelerden gelen kuşları göremediğimiz, kim bilir on yıllardır yanıp sönen deniz fenerlerinin kimle işaretleştiğini bilmediğimiz olur ; normaldir.
sahi siz bir tren istasyonunda ,bir otogarda kaç zembereği boşalttınız birileri gelip de yalnızlığınızı elinizden alıncaya değin?

Devamını Oku