taşı yontuyordu zaman
gücüne gidiyordu aşk’ın ,korkusu
derindeydi
bir oryantal olup sahneye fırlıyordu zaman
hiç bilmeyen bir esrarı oyuyordu gözleri
Ötelerden süzülüp gelen meltemler
Kayboluyordu gecede
Yıldız oyunlarıyla avunup duruyordum sensiz
Siyah iki kılıcın sesi karışıyordu karanlığa
Yüreğime bastırıyordum hüzünleri
Yalandan ağlamıyordu badem ağacı inan
Geceyi devredemiyorsun
Yüzümdeki kırık çizgilere bakıp utandırma beni
Duyup gülümsüyor bize bu gri kaldırımlar
Kırılan son uyku
nefes
kesiği
Son damlası gözyaşının…
Mavi mavi değil
Şimdi günlerden taşra
Askıya alınmış aylar tozlanıyor raflarda
Sabaha uyanalı ne kadar oldu
Kaçıncı saniyeden sonra gelir ötekisi
Bil mi yo rum.
geçtiğimiz yazın sıcağıyla gel
yarının baharına
eski taş köprüden geç
güneş ardında kalsa da olur
sanki pastel bahçe
nefes nefese bakarcasına tunç aynaya
endamın çiçek demeti
gözlerin çıra parmakların ateşböceği
Karanlığa küstüğüm yerdeyim
Çağrışımların soluğuma savruluyor
derinlik kaplamış her yanını
bir anaforun portresinden ayrıksı değil yüzün
Savrulmuş gece kuşlarına benzeyen dakikalar
Hiçliğin yoğunluk varlığın kesintisiz aralık
GERGEDAN’ı okuyanlarımız vardır mutlaka…
Yapıt hakkında bilgiler şöyle :
‘’ Gergedan
Eugène Ionesco’dan acımasız bir konformizm ve totalitarizm eleştirisi.
Küçük bir taşra kentinde sakin bir pazar günü iki arkadaş, Bérenger ile Jean bir kafenin bahçesinde oturup laflamaya başlarlar. Birden, gittikçe artan bir gürültü duyulur: Hızla gelip gözden kaybolan bir gergedanın çıkardığı sestir bu. Sonra bir başka gergedan aynı hızla geçip gider. Mahallenin sakinlerinden bir ev hanımı, yaşlı bir beyefendi, bir mantıkçı,kafenin sahibi ve garson kız büyük bir şaşkınlık içinde olup biteni anlamaya çabalar, birtakım sorulara cevap bulmaya çalışırlar. Kısa süre içinde kentte gergedanların sayısının arttığı görülür, ancak bunlar kente dışarıdan gelmiş gergedanlar değildir, halk gergedanlaşmaktadır…
Ionesco akıldışı olanı, kendi dışında hiçbir gerekçeye ihtiyaç duymayan özerk bir güç olarak ciddiye alan nadir yazarlardandı. Ancak yalnızca, aklın en sonunda her zaman bir şekilde üstün geleceği yollu aldatıcı bir güven duygusuna kendilerini kaptırmayanların, aklın can düşmanlarına karşı başarılı bir şekilde direnme şansı vardır. – Richard Herzinger – Die Welt




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti