Olsa olsa
yakıştırmadır
Bu sözlerin tümü,
denileceği yok
Damgalanmadan geçmezse kağıtların hiç biri
Gri mürekkebin suçu nedir üstüne alınır
bambaşka bir geçmiş zamandan kalma bahçe ve bir köşesindeki çeşme gibi duruyorsun şimdi karşımda
kapıdan geçip yaklaşıyorum ellerimi uzatmak için.
kupkuru duruyor parmaklarım ; oysa seni yönüm bildiğimden dolayı gelmiştim.
aşk,dedim / sana yöneldim
ruhunu ele geçirmek için söyledim.bil
kaybedemeyeceğim şeylerin
acısını ne göster ne de onlarla yaşat
kurumuş bir dereden ayrıksı değil yüzüm
kederim de hüznüm de orada ölü hücre
solgun mat ve kırılgan
bu eyleyişler bu yabancılaşmalar bu densizlikler
‘’ durmadan düşünüyorum,
ne çok öldük yaşamak için ‘’
(Onat Kutlar)
Güç zamanlardan geçiyorduk;yetmezmiş gibi büyük yitiklerin yol açtığı, yeri doldurulamayacak boşluklar apansız kapladı içimizi.
1960’dan günümüze değin oluşan depremleri çok iyi anımsıyorum. Bir önceki depremin yaraları sarılmaya başlanırken ülkemizin bir başka yöresinde patlak veriyor deprem.Bu kez de merkez üssü Kahramanmaraş olmak üzere on ilimiz…Dokuz saat arayla gerçekleşen 7.7 ile 7.6 şiddetindeki iki depremle Adana,Adıyaman,Diyarbakır,Gaziantep,Hatay,Kilis,Malatya,Osmaniye ve Şanlıurfa’da deyim yerindeyse taş taş üstünde kalmadı.
koklamak varken
karakışın ayazını
söylemek istediğim onca tümceyi
kaybederek kaçmasaydım keşke
Anlatılamaz olanı anlamak için çok tehlikeli bir okyanusa dalmayı göze alıyorum.
Yaşama bakmakla özdeş bir eylem benimkisi.
Nietzsche'nin benimkinden daha başka bir yeğleyiş için söylediği ''sen uçuruma bakarsın uçurum da sana bakar'' sözünü anımsıyorum.
Haklı da... Biraz da bakmayla ilintili bir şey bu.
Ya şiir ?
Dalmayı göze aldığım o okyanustan ya da insana ve yaşama bakan o uçurumdan ayrıksı olmadığına inanıyorum şiirin.
''...defol!"
içinde bulunduğumuz yüzyılla uyumlu olmadığımızı kanıtlamaya bu nefret sözcüğü tek başına yetiyor.
İnsandan insana en kestirmeden giden bir söz!
Çivisi çıkmış bir yurtta mı yaşıyoruz,diye soruyorum kendime.Avunmak için mi yoksa kendimi kandırmak için mi; ne ise işte ‘hayır!’ diyorum.
Olmuyor.
Yüz yüze kaldığımız başka bir sorun gelip gündeme oturuyor. Peşinden gelecek sorunlar sırasını bekliyor…
‘Az sonra’lara koşullandık toplum olarak.
Bu ‘Yeni Türkiye’ gerçeğinin pusulası yok!
Etkisi ve çapı değişiklik gösteren;ama yurttaş olarak her birimizi sarsmakla kalmayıp derinden yaralayan olaylar…




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti