Bilinmezliğin üzeri o denli kalın örtülmüştü ki
Kestirilemedi akan zamandan salınan korkular
Gece nicedir uykusuzdu ve yummamıştı henüz gözlerini
Nefret legal isyanımı çok görmeyin der gibi homurdanarak
Koyuldu işine
Dağ yeliyidi sesleriniz
Çırılçıplak saydamlığına yarınların
Kısılan gün ışıklarına benzeyerek eridi
Hangi çiçeğe sorulsa
Başıboş ellerim teninde
bir ateş çıplaklığında yakıcı ellerin
bir zakkum gibi inatçı ve yoğun
acemi bir ustanın elinde efeleniyor kalem
yüzünden düşen bin parça kâğıdın
iki renk ringe çıkıyor
derin, arsız ve dalgalı suların orta yerinde
ertelenmişliklerin katlanılmayan
işkencelerinden
son hecenin duyulduğu an'dan ötelerde
Otuz nisandan sonraki gün.yirmisi
rendelenmiş iki binin. Yaşıyorum.
Tanımıyorum ara sıra çektiğim
vesikalık fotoğraflarımda kendimi.
Dışarı üç kere indim.portakal kabuklarıyla
Güz kaçkınlarıydık
sesini törpüleyen yaşamları
-Lacivert ve kızıl-
örste inceltiyordu hıncını alarak tarih
aydınlığımızı
kime koşuyor şu koca dağ
unut gitsin yıkıntıları sus çocukluğum
sen ki kandırılmalardan nasiplendin güneş göre göre
noktaların toplandığı yere kurulma zamanındasın
Ah bir tunç gibi parıldayabilseydi dakikalar
Siftah yapılmadan el değmeden cezalandırılıyor bazı şeyler
Biliyoruz ki öteler şurada duruyor
Beri dediğimiz yer birbirimizden fersah fersah ırak
Neden kesişen raylardan farksız değiliz neden karmakarışığız
meşe ağacından bir otomobil yaptım
dört çeker,cevizden tekerlekleri
temmuzun dokuzu
balkonun köşesi, ötesinde bahçeler, deniz




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti