Necdet Arslan Şiirleri - Şair Necdet Arslan

Necdet Arslan

böyle akşamların birinde
kuşlar
nereye giderler gözüpek susuşlarla
sabaha mı gurbete mi


Devamını Oku
Necdet Arslan

Düşe koklaya
Dizeler yazarken sana
Uykulara gömüldüğüm geceler oldu.

Biz şairler böyleyizdir
Yarım bırakırız bazen şiirleri

Devamını Oku
Necdet Arslan

Bir dün tazeliğinin yalnızlığı serili
gözlerimin önünde.
Ondan önceki zamanlar
sarnıç gibi en derinlerde…


Devamını Oku
Necdet Arslan

söyleseydin
kahvaltıya bir çatal bir bardak daha koyardım
simitçinin geçmesini senin için beklerdim
birlikte çıkardık sabah yürüyüşüne
gülleri sulardık başka kokardı senden sonra onlar

Devamını Oku
Necdet Arslan

Anlamına yöneliyorum sabahının
-Ki-sen oradasın,o kuytudan bana el ediyorsun
Bütün mahremlerin başladığı yol
gerilidir bir kurşunun silueti gibi yüreğinde
tuzuna bir nebze bandıktan sonra
en bıçkın sularını bırakırım denizlerin istemiş olsaydın eğer hevesine

Devamını Oku
Necdet Arslan

Orada kaskatı bir çökerti duruyor

Karartılmış mumyalar gibi durağan
Sureti,suları çekilmiş iç göl
Hangi iklimleri çözmeyi düşünür bilmediğimiz

Devamını Oku
Necdet Arslan

Şiirler yazmıştım-ki-karalamışlar
Harfler nereye sürüklendiğini bilmek olası değil
Dağlar da vurulur mu şahdamarlarından
.
Tohum göm toprağa .her gelen konfeti
Döksün ayaklarına umrunda olmasın

Devamını Oku
Necdet Arslan


gecenin bu saatinde
ansızın çarpışsak hasar vermeksizin
bunaltıcı havadan kurtulur dudaklarımız

elimizin tersiyle iteriz aşina olduğumuz ne varsa

Devamını Oku
Necdet Arslan

o tını
pupa yelken ışıltı
melankolik


filbahri dikerken gözlerini

Devamını Oku
Necdet Arslan

Merhaba Dostum ,
Size söyleyecek çok sözüm yok…
Bu Şubat’ın 15’inden öteki 15 Şubat’a değin bir yıl daha gençleşeceksiniz. Sonrasında da aynısı olacak. Gençleşmeler ayrılıklardan yeni kavuşmalara taşınmak demektir.
Yaşamın denemeler albümü olduğunu biliyorsunuz. O albümü, sayfalarına değişik fotoğraflar iliştirerek kalınlaştırmak için bir keşiş gibi bilgi ülkelerinin sınırlarını zorluyorsunuz yıllardır. Vardığınız her ülkede ilkin bir meydan açıyor ve sonra herkesçe görünür bir yerine koyduğunuz kaideye türlü tümcelerle donatıp altına sağ elinizin baş parmağını basıyorsunuz.
Evreni anlamlandırmaktan başka bir şey değil bu uğraşlar. Gömleğinizden düşen düğmeler umurunuzda değil. Kalem tutmaktan parmaklarınız nasır bağlarsa bağlasın. Biliyorsunuz gireceğiniz bahçelerde seni çiçeklerin, arıların karşılayacağını . Ceketinin yaka cebinde kimi dostlarınıza uzatacağınız kim bilir kaç karanfil vardır!
Saramago’yu tanımamış olamazsınız ; aşk olduğunu söyler en büyük devrimin . Sizce en büyük devrim nedir sahi? Bu lanet yüzyılda en sevdiğiniz şarkıyı mırıldanır mısın birazcık ? Önümüzdeki günlerde gitmeyi düşündüğünüz barda aynı masayı paylaşacağınız ‘İsabel’le son damlasına değin o şarabı yudumlarken dolunay gezinecek üzerinizde.

Devamını Oku