söz et bana sevdalarından
içime dönerim
içim savrulmuş harmanlara benzer biraz
kırılmam hiç,diyemem
Sana doğmuştum oysa ben
Kaygılarım ölümlerden de ağır
Çoğullanan acılarla tutuşuyorum
Rahvan sayıklıyorum
Uykulardayken bile ,kazdığım dağları
Kırık bir merdiven ,gölgesine vardım
Küçük rüyalara yalvardım sopsoğuk
Kuzeyinden geçtim kirli taylarla,çıplak ve kurak
Boy verdim bulutlar görmeden dalgalarda
Issız caddelerde
Her sabah boşuna aradılar parmak izlerimi
Sana doğmuştum sanki
Sevgiyle söz nuruyla kaynadı acı kahvelerimiz.
Terlerimizle köpüklendi.
Şişeleri parçaladığımda
yarım bırakılmış bir kadeh
kıpkırmızı çakmak taşı
teklemeli yürek
gong sesi
sinir uçları
şaşılası tebessümün
zonklayıp susan
egosunu unutan turuncu
Goncalar patlar birden
Eller dokunur, sever
Köpükler, kıyıyı öpen dalgalar
Sahile düşen dolunay patlar
Göz seğirmesi , yeldirmesiz dakikalar
Güvercin ağırlıklı kerpiçten baca ve Sümer yazıları
Artık sakin bir alın terinden boşalmayacaktır yarınlar
‘’…. açlıktan kırılıp dökülmüşüm günlerdir
dibine vurmuşum , yasaklamışım aşka başkaldırmaları
geniş zaman yıkımlarına karşın kültleşmesine izin vermişim
kemiklerime işlemesine sancılarımızın
çocuksu yanlarıyla eşiğini aşındırmış yüzüm…’’
Sahil diş biliyor bahara
Dondurma külahından uçak yapmak
İçin ter döküyor kız çocuğu
Gizli aşklar birer ikişer yırtmaya çalışıyorlar
Sokağa çıkma yasağının sayfalarını




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti