Kâinat yok ve daha yaratılmamışken
Nurdan yaratıldın çamur değilsin sen
Kuşattı aç çekirge sürüsü vatanı
Kuruttu geçtiği yerde bağı bostanı
Zifiri karanlık gün güneş ay tutuldu
Çöz Kadir mevlam şu dilimin kör düğüm bağını
Mum olup eriyeyim aydınlat kalbimin karanlığını
Sel olsun aksın gözyaşlarım haseretinle yanayım
Bu yaz sulu daldaki serçe kadar ıslak
Ne zaman yağmur yağsa kokar toprak
Ateş saçıyor karabulut öfkeli şimşek
Yedi kıt’a dört bir köşe şu yalan dünya
Mutlu olmak hakkı kurar çok renkli hülya
Güneydoğu Anadolu Dicle’nin ana yurdu
Soluksuz koşar on gözlü köprüyü geçer yolu
Musul’da bekler büyük ve küçük zap suyu onu
Şatt’ül-Arab olur Cem olunca Dicle ve Fırat
Kır çiçekleri kadar renkli geçti yıllar
Mor menekşe papatya ve açelyalar
Başını öne eğip gülerek selamladılar
Nerden bilsin mazide kalacak anılar
Bakınca geriye yerinde o yüce dağlar
Söyleyin Evren’e bu kadar hızlı dönmesin
Gün doğudan uçup batıdan yere inmesin
Değişsin rota ters dönsün ara sıra dünya
Hatırladınız mı, daha önce, demir at demiştim
On sekize
Vazgeçtim, demir atmaktan şimdi
Değişti düşüncem
Yeni yılda, yeni fikir gözünü açtı; dünyaya
Yeni yılın ilk gününde, durduracağım Dünya’yı
Bırakmıyor, gördüğüm güzel düşler, peşimi
Bir yol gösterin, hayra mı yorayım, şerre mi
Kanat çırpar giderim, her gece, başka âlem'e
Sabah olur, seyrederim; aynı aynada kendimi
Gece, ay ışığında, kuşluk vakti, güneş vurunca
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!