Söksün gayrı şafak, aydınlansın ortalık
Çözülsün Levh-i mahfuz sırları
Kara cehaletten kurtulsun insanlık
Dostlar
Gelin birlikte azıcık düşünelim bu gün
Gelin biraz, biraz düşünelim, sohbet edelim a dostlar
Ağaçların altına, çimlerin üstüne dizilsin taşlar postlar
Başlasın, havadan sudan, börtü böcekten konuşmalar
Herkesin söz hakkı olacak, darılmasın sonraya kalanlar
Yedi bin yıllık kutlu bir coğrafya
Tarih yatıyor her taşın altında
İsa’dan çok önce başlar Türklük
İki yüz otuz dörtte Mete Han’la
Bugün günlerden salı
Niçin yalan söyleyeyim
Ne saray var ne yalı
İsterim yalnız Mevla’yı
Su gibi
Topaç gibi fırfır olduğun yerinde dönüyorsan
Mehter tersi iki geri bir ileri yürüyorsan
Milleti kaz yerine koyuyor tüyün yoluyorsan
İnanmaz sana gari hiç kimse ağzınla kuş tutsan
Önce çok okumalı çok düşünmeli insan
Yalnız insanda akıl gerçek olursa insan
Söylememeli yalan bilmeli helali haramı
Uyku girmedi gözüme sabaha kadar
Uyanınca baktım beti benzi sonbahar
Beli ki ilk gece hayaller suya düşmüş
Unutulmaz bu gece yılsonuna kadar
İlham perim neredesin
Özledim seni
Yaktım alev alev
Kor eyledim yüreğimi
Bir fincan
Sade kahve içelim
Nezaman bir hayal kursam sende içindesin
Nezaman renkli bir rüya görsem o sensin
Biz çise çise yağan yağmur ılgın akan suyuz
Gündüz Güneş’im gece Yıldız’ım Ay’ım sensin
Hiç ayrılmadık beraberiz iç içe gündüz gece
Açmış dalında gül, uzandı; battı eline diken
Ayağı yalın başıkabak, battı çoban çökerten
Perişan üstü başı, açtı bu gece, açıkta yattı
Kükresin, milletin efendisi, saltanatı kaldırsın...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!