Kartalım, açmışken kanadını, kırmışken dalı
Al beni de yanına, ne kilim isterim, ne de halı
Ne altın ne gümüş isterim, ne gözüm elmasta
Sığ suda çamur toprakta yetişir saz ve kamış
Koparılırsa kökünden büker boynunu kamış
Neyzen iyi üflerse gözyaşı olur dökülür hasret
Sığ suları kara sevda ve gözyaşı ile arar kamış!
Ne Cennet mükâfatı ne cehennem korkusu yok
Bağ bahçe türlü yemiş tomurcuklanmış huri yok
Ona koşuyor yaşlı genç kız erkek esmer sarışın
Yine kan gölüne döndü cennet Vatanım
İhaneti yaz kış bitmez kalleş düşmanın
Kara duman tütüyor evinde Akarsu’nun
Gözyaşı sel, ana baba eş ve çocukların
Bilmem ki kim demiş, kanat çırpamaz diye insan
Kartal olur uçar, düşünce toprağa ten her insan
Çizin Kartalın resmini, makberimin ayakucuna
Gelen geçen baksın, görsün akıbetini Kamil insan
bir resim çizeceğim kara kalem
siyah beyaz iyi bak
kalp gözün görsün resmi
göz kapaklarını kapat
alelade bir ev düşün
Bugün sular ters akıyor, zirveye uçacak kılkuyruk
Şahin yasta, atmaca hasta, Kartal kırgın içi buruk
Görülmüş mü doğduğu toprağa ters aktığı suyun
Kıl kuyruğun göç sürüsüne dalkavuk kuşlar kuyruk!
Kıpır kıpırdı duramadı yerinde dün gece
Dağda bayırda dörtnala koşacaktı özgürce
Yağmur yağdı gök gürledi ıslandı sırılsıklam
Gözleri ışıl ışıl güldü mutluluk bu işte
Yazmalı kalem körlenmeden, ucu kırılmadan söyleneni
Özgür olmalı dil, sansürsüz ifade etmeli, zihnindekileri
Yazmazsa kalem, korkar susarsa dil, düşünmezse beyin
Acımaz eloğlu, açar ağzını, bakar dişine, kırar o kalemi
kim demiş görmediği birini
sevemez diye insan
kim demiş anlaşamaz
bilmiyorsa geçerli bir lisan
zümrüt yeşili bir çift göz
bakıyorsa çok çok uzaktan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!