Heyecanlı bir rüya gördüm dün gece
Mustafa Kemal geri dönmüş sessizce
Gölgesi düşmüş yedi bölgenin üstüne
Ayakta alkışlıyordu Aziz Millet sevinçle
Bu gün otuz Ağustos’a açılan ilk kapı
Nasıl anlatacağımı bilemedim gördüğüm düşü
Bilemem yeter mi anlatmaya kurduğum cümle
Kalbinde aşk ateşi tutuşan kor olan her bir canlı
Anlatmaya korkar Âdem’e akan suya döker düşü
hava kasvetli yer ıslak toprak çamur
belli ki
gök yüzden sıkılmış bulut yere daha yakın
kim kırmışsa kalbini gözleri dolu dolu
dokunsan ağlayacak
belli ki çok üzgün çekip duruyor burnunu
İçim de kopan fırtınayı, görsen
Kıskanırsın şarkıları, sen benden
Nazlanmasan, tutuversen elimi
Yıkılacak, yer gök, gürültüden
Bilirim, aynı rüzgâr, aynı deniz
Sazlı sözlü geldi Murat dünyaya Diyadin’de
Karasu ile tanıştı sözlendi Dumludağ’da
Düğün dernek kuruldu Elazığ sınırlarında
Kıyıldı nikâh davul zurna Keban Barajı’nda
Hayal Denizi
Yıllar geçti bizim elde güneş batıdan doğalı
Çıplak göz fark etmez evrende yaşananları
Bilmez taş devrini yaşayan doğu ve batıyı
Geç karşıma bağdaş kur otur minderin üstüne
Çıkart şu başındaki şapkayı koy dizinin üstüne
Hasbıhal edelim biraz geçmişten geleceğe seninle
Kulakları çınlasın sohbete soğuk meze olanların
İç Batı Anadolu’daki en yüksek Dağımız Murat
Sevinç Gözyaşı Gediz’e düştü dosta düşmana inat
Öncelik Helen’i dökmekti ege denizine murat
İzmir’in dağları çiçek açtı Gençliğin marşı şimdi
Hayal Denizi
Asırlar önce mahlûk mu varlık mı diye tartıştık
Karar vermeyince yeşil torbaya koyduk astık
Marstaki yıldız sıkıldı yüksekten göz kırptı köre
Göremeyince kör söndü meş'ale paraya taptık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!