Gözümün ferinde saklı duran en mahrem esrarsın sen
Bahçemin en tenha dalında açmaya kıyamadığım gülsün
Yüreğimin en derininde sızlayan en tatlı sancımsın
Ruhumun kurak topraklarına düşen ilk ve son yağmursun
Alnıma yazılan en güzel kaderin en koyu satırısın
Ömrümün kışına inat bahar kokan soluksuz nefesimsin
Gecemi aydınlatan yegane yıldızım, baş tacımdın
Uzak diyarlardan gelen hasret rüzgarımın dermanısın
Dilimden düşmeyen en eski, en temiz duamsın
Gönül sarayımın tahtına kurulan Sultanımsın
Dünyanın gürültüsünden kaçıp sığındığım limanımsın
Her bahar yeniden filizlenen umut çiçeğimsin
Yılların yorgunluğunu unutturan tatlı tebessümümüsün
Can kafesimde can diye taşıdığım mukaddes emanetsin
Yalnızlık denizimde gururla yüzdürdüğüm tek teknemsin
Gözlerinin feri çekilirken bu garip akşamüstünden
Ruhumun duvarlarına çarpar en ıssız çığlıklar
Kapanır kapılar birer birer yüzüme ansızın
Yalnızlık en sadık yoldaşım kalır bu handa
Kimsesiz sokaklar şahittir çekilen bütün ahklara
Dağlar ardında kayboldu hayalimdeki o büyük vuslat
Zaman amansız bir cellat gibi keser nefesimi
Yıldızlar sönüp gitti çoktan bu kubbe altında
Aynalar yabancı bir yüz gösterir her sabah
Toprak ana bağrını açmış beklerken bu garibi
Rasimin Gönül Dili
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 16:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!