Silifke Taşucu’nda
Turkuaz düşler içinde
Marina’da bir akşam
Deniz, mavi bir dua gibi,
Vuruyor kıyılara sessizce.
Limon kokulu kumsallar
Gün ortasındayım,
Ama gün karanlık,
İçim ondan da karanlık…
Her yanım,
Yapış yapış hüzün ve keder
Öyle yada böyle,
Zamanla,
insan yaşadıkça,
Yeni şeyler öğreniyor.
Kendimizi,
Her konuda da
Telkinlerle eğitiyoruz.
Temmuzda gitti,
El sallayarak.
Dayanılmaz,
Kor gibi sıcaklıkları,
Ardınca sürükleye sürükleye,
Götürerek...
Önce annem,
Sonra babam....
Ayrı ayrı terk ettiler evi.
Belki bir hafta,
On gün sonra,
Tuhaf akşam ezikleri,
Terkedişinin keskin kokusu,
Sardı etrafımızı…
Bir çürümüşlük,
Eriyen, biten,
Yok olan bir şeylerin kokusu.
Varlığı biten bir şeyin,
Teyzemin çiçekleri vardı,
Her yılbaşı,
Pembe pembe açardı.
Benim teyzemin yanaklarında,
Çiçekler açar,
Dillerinden,
Ben teyzeme aşıktım.
İnce ince, çevik çevik,
Yürürdün...
Çam içi yollarında.
Bir gülüşün vardı,
Gül bahçesi olurdu,
Tarla- Toprak - Tohum
Toprak ile tohum,
Bir tarla kenarında ,
Sohbetteydiler.
Tohum şöyle dedi:




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!