İnsandan insana kurulan,
Kalın, sıcak, sağlam köprüler...
Derinlikte, gölgelerde kalmış,
Ortaya çıkamayan anılar...
Çocukluğunun,
Sıcacık gecelerine sinmiş,
Yeni bir doğuma hazırlanıyor
Dünya...
Geçen ,
Sancılı yıllar geride kaldı
Sürekli düşük,
Ölü doğumlar,
Kendi kalbinizin atışlarını,
Duyabilecek kadar,
Yalnız kaldınız mı hiç?
Nefesinizi,
Canınıza yoldaş edindiniz mi hiç?
Hava buz gibi soğuk,
Çocukluk aşkımdın,
Biz seninle ta ezelden beridir,
Sevgiliyiz.
Gizli sevgili…
Sana,
İlk duygularımı açışım,
Salgın,
Bacağı sarmıştı,
Ortalık toz duman...
Ölümler,
Sokak başlarını tutmuş,
geçit yok...
İyi ki öğretmenim,
Şanslıyım ...
Ve iyi ki,
Gülümsemelerimden,
Geleceğe ışık tutan (yayan)
Sevgili çocuklarım....
Alabora olmuşsa sevgilerin
Yara almışsa teknelerin
Güvenli midir yolculuğun?
Bırakmalı mı sefere çıkmayı?
Bu eller dumanlıdır
Her bakışın,
Bir yıldızı düşürüyor
Gökten yerlere
Kendime tutunamıyorum
Zaptedemiyorum kendimi…
Tıpkı o yıldızlar gibi…
Mirastır atamdan
Hiç düşmesin kafamdan
Yiğitlik, çalışkanlık, mertlik,
Dürüstlük, doğruluk, misafirperverlik Cömertlik, alçakgönüllülük
Sekiz ilkemiz sekiz köşede
Ululuk var ağaçlar içinde meşede
Sevinç vardı içinde,
O alçak gönüllü sevgisi,
Par par yanan,
Bu ateşten kaynaklanıyor.
O par par yanan ateş,
Senin yüreğine de,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!