Belki Birgün
Gönül kapısının sınırları
Açılır da
Ve ben
Bir başka gönüle
Mülteci olurum
Hava açılsın,
Masmavi gökyüzü olsun.
Bulutlar dağılsın,
Çekilsin dağların ardına.
Güneş,
Gülümseyen yüzünü,
MUTLULUK KOKAN YUVALAR
Sevgili arkadaşım,
Hasan Hüseyin,
Bugün ki “günaydın” mesajımda Gönderdiğim,
İncecik,
Bir erik dalı gibiydi Müzeyyen.
Cıvıl cıvıl konuşur,
Konuşunca,
Erikler çiçeğe dururdu.
Kara gözlü,
Ne kadar da benciliz...
Hayalperest ruhumuz,
Kendini beğenmiş .
Güzel değiliz...
Tek gerçek aynalar
İçimde,
Deli fırtınaları sakinleştiren
O sihirli formülleri
Senin ellerin bilir
Nar tanesi
Ruhumun alfabesini
Sevdiklerinize,
Yarının olmasını beklemeden,
Hemen şu anda,
Bir kez daha sarılın.
Sebeplere boğulmuş hüzünleri,
Bahanelerle süslenmiş kırgınlıkları,
Bekilli’de,
İnşaat işlerinde
Kamyonla kum taşır,
Taş ocaklarında
Taş kırar,
Kamyonla taş taşırdı.
Benim yaşantım,
Evimin içiyle sınırlıdır.
Ve ben henüz,
Sevgimin hasımlarını tanımıyor,
Sevgimin karşıtlarını bilmiyordum.
Gözleri,
Bir nesil geçer gider,
Başka bir nesil gelir.
Bir uygarlık batar, unutulur,
Yeni bir uygarlık doğar.
Eskinin üstüne,
Yeni uygarlıklar kurulur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!