Önce annem,
Sonra babam....
Ayrı ayrı terk ettiler evi.
Belki bir hafta,
On gün sonra,
Tuhaf akşam ezikleri,
Terkedişinin keskin kokusu,
Sardı etrafımızı…
Bir çürümüşlük,
Eriyen, biten,
Yok olan bir şeylerin kokusu.
Varlığı biten bir şeyin,
Teyzemin çiçekleri vardı,
Her yılbaşı,
Pembe pembe açardı.
Benim teyzemin yanaklarında,
Çiçekler açar,
Dillerinden,
Ben teyzeme aşıktım.
İnce ince, çevik çevik,
Yürürdün...
Çam içi yollarında.
Bir gülüşün vardı,
Gül bahçesi olurdu,
Tarla- Toprak - Tohum
Toprak ile tohum,
Bir tarla kenarında ,
Sohbetteydiler.
Tohum şöyle dedi:
Toprak ana gibidir,
Toprak doğurgandır.
Toprak üretkendir.
Çoğaltır toprak,
Birini bin eder...
Lakin toprağın,
Biliyorum,
Kırılmışlıkların var,
Kırk yerinden.
Biliyorum,
Yüreğin örsük pörsük,
Ezilmişlikler içinde.
Tükettik!!!
İnsanlığa dair ne varsa,
Elimizdeki avucumuzdaki
Son kırıntıları da,
Aldı götürdü,
İnsansızlığın…..
Tırnağına taş değse,
Benim yüreğim parçalara ayrılır.
Dua mı üfledim bu gece,
Şehrine vursun diye,
Can sevdiğim...
Güzel kızım....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!