Zamanla,
insan yaşadıkça,
Yeni şeyler öğreniyor.
Kendimizi,
Her konuda da
Telkinlerle eğitiyoruz.
Temmuzda gitti,
El sallayarak.
Dayanılmaz,
Kor gibi sıcaklıkları,
Ardınca sürükleye sürükleye,
Götürerek...
Önce annem,
Sonra babam....
Ayrı ayrı terk ettiler evi.
Belki bir hafta,
On gün sonra,
Tuhaf akşam ezikleri,
Terkedişinin keskin kokusu,
Sardı etrafımızı…
Bir çürümüşlük,
Eriyen, biten,
Yok olan bir şeylerin kokusu.
Varlığı biten bir şeyin,
Teyzemin çiçekleri vardı,
Her yılbaşı,
Pembe pembe açardı.
Benim teyzemin yanaklarında,
Çiçekler açar,
Dillerinden,
Ben teyzeme aşıktım.
İnce ince, çevik çevik,
Yürürdün...
Çam içi yollarında.
Bir gülüşün vardı,
Gül bahçesi olurdu,
Tarla- Toprak - Tohum
Toprak ile tohum,
Bir tarla kenarında ,
Sohbetteydiler.
Tohum şöyle dedi:
Toprak ana gibidir,
Toprak doğurgandır.
Toprak üretkendir.
Çoğaltır toprak,
Birini bin eder...
Lakin toprağın,
Geçiyor zaman,
Durmadan…
Duraksamadan…
Durulmadan…
Yaşanıyor böyle de,
Ağır aksak ya da dört nala…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!