Toprak ana gibidir,
Toprak doğurgandır.
Toprak üretkendir.
Çoğaltır toprak,
Birini bin eder...
Lakin toprağın,
Geçiyor zaman,
Durmadan…
Duraksamadan…
Durulmadan…
Yaşanıyor böyle de,
Ağır aksak ya da dört nala…
Geçiyor zaman,
Durmadan…
Duraksamadan…
Durulmadan…
Yaşanıyor böyle işte,
Kimi zaman ağır aksak,
Biliyorum,
Kırılmışlıkların var,
Kırk yerinden.
Biliyorum,
Yüreğin örsük pörsük,
Ezilmişlikler içinde.
Tükettik!!!
İnsanlığa dair ne varsa,
Elimizdeki avucumuzdaki
Son kırıntıları da,
Aldı götürdü,
İnsansızlığın…..
Tırnağına taş değse,
Benim yüreğim parçalara ayrılır.
Dua mı üfledim bu gece,
Şehrine vursun diye,
Can sevdiğim...
Güzel kızım....
Oturmuşum
Turnuva Salonuna
Gözlerim
Tavandaki
Sipot Lambalarda Asıllı
İstanbuldaymışım
Beni bu dünyada,
En çok yalanlar yordu.
Samimiyetsizlikler,
Söylemleri ile
Yaptıkları bir olmayan davranışları
Sergileyen insanlar
TUT SEVGİNİN ELLERİNDEN
Canın sıkılmasın can!
İçindeki isyan,
Dağları yıkacak kadar büyümüşse,
En içten duygularınla,
Dokunduğun halde yüreklere,
En sivri yanlarıyla duygularının
Canını, acıttılar mı senin hiç?
Hep en karanlık, kirli ve
Puslu ruhlara tutuldum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!