Üç aylık süreli yayın HAYAL Dergisi, 22. Sayı Yaysat bayilerinde...
İçerik:
2 Veysel Çolak - Bir Şair Bir Görüş
4 Fazıl Hüsnü Dağlarca ile Söyleşi
Üç aylık süreli yayın HAYAL Dergisi - 23. Sayı, Ekim ayı başından beri Yaysat bayilerinde...
İÇERİK:
3. Sanat Dünyasından
4. Haydar Ergülen – “Bir Soru Bir Görüş”
6. küçük İskender - Şiir
kavgaya bırakılmaz dağlar
aşk da var!
hangi orman istemez
dalında gizlemeyi serçe kuşunu
korkmaz bir kaplan avcıdan
kalpte bir cenin
kudurmuş
salyalı
kendisizliğin tarifidir yalnızlık mezarları
neye tanığız böyle
Bugün şiir ve edebiyat gönüllüsü ve yaşam savaşçısı bir dostumu kaybettiğimi öğrendim. Antoloji.com’da, başta sağlığında O’ndan desteğini esirgemeyen Sn. Cengiz Ekrem Teymur olmak üzere, O’nu gönülden seven pek çok kişinin olduğunu biliyorum. Duyanlar duymuştur mutlaka. Ama henüz habersiz olanlar için bu duyuruyu yapmayı bir görev bildim. HİLAL LÜLE’yi yitirdik dostlar. Başımız sağ olsun....
Aksiseda.com’da kendimi hiçbir zaman bir misafir addetmediğim için şimdiye dek konuk defterine yazmamıştım. Bugün ilk kez olarak aşağıdaki yazıyı ekliyorum o bölüme….
Vaktinizi fazla almayacağım zira Hilal Lüle’nin 5 numaralı “yazar”ı, 65 numaralı “şair”i ve dostu olarak izninizle yasımı tutmak istiyorum….
Saygıyla.((
beni görmezden gel ey!
bağışla
çaputunu bağla şiir taşıma…
Çünkü hızlı yaşıyorlar…
Aydın Şimşek bir yazısında 'Hız bir ideolojidir ve metin hıza karşıttır.' diyordu. Oysa öğrenmek için yavaşlamak ve metnin içine dalmak şarttı... Yukarıdaki cümleyi kaydettikten sonra şiire hevesli genç kuşakların bende bıraktığı izlenimlere değinmek istiyorum. Onlara ilk öğüdüm “Önce öğrenmeniz, bolca okumanız lazım” oluyor. Şiir yazmayı öğrenmekten söz etmiyorum elbette. Gençler çoğunlukla modern ya da çağdaş denilen bir türde yazmaya çalışıyorlar. Ancak - bilinçli olanları tenzih ederek konuşuyorum - şiirin tarihinden, gelişiminden, tekniğinden habersizler. Günümüz şiiri bu denize varıncaya dek hangi vadilerden aktı; denizi besleyen akarsular hangileriydi; orada kimler kürek çekti; dalgalarla kimler boğuştu, kimler boğuldu, bilmiyorlar. Ahmet İnam’ın “şiirküre” olarak tanımladığı şiir ülkesinin kültürünü edinemediği için kısır kalan kalemler bunlar. Modern şiire varmanın aslında devingen, çözümleyici ve metinlerarası ilişkiler kuran bir dönüşüm hareketi olduğunu fark edemeyenler. Yeterince okuyup donanmadan, özümsemeden, şiir üzerinde bolca düşünüp yazmadan şair olunacağına inananlar… Çünkü değişen değerler hızlı yaşamayı, hızlı tüketmeyi öğretti gençlere. Şiirküre ise ustalardan-akımlardan-tarihsel sürecin kendisinden alınan derslerin sindirildiği; disiplinli ve aşamalı bir eğitimin sürdürüldüğü yerdir. Şiirküre’den geçmemiş şiirleri neden dergilerden geri dönüyordu? Bunu sıklıkla soruyorlar. “Dergiye varamadı da ondan” diyorum. “Şiirin sana varamadı henüz, çünkü sen ona ulaşamadın. Dergiye nasıl ulaşsın? Oysa ‘yalnızca şiirdir ayakları üzerinde duran’. Şiirini ayağa kaldırdığın gün kapılar da açılacaktır.” İçine düştükleri açmazı böyle açıklıyorum…
iç makasıyla değiş tokuş ediliyor acı
kendini anımsatıyor külde seğirten eylem
dinginlik peşinde aslına voltalıyor
“suça katılan”* durağan katatoni
:
böyle yolculuklardır içe aksırdığımız
24 Ağustos 2006
Yasımız var!
Çağdaş şiirin değerli kalemi, ŞİİR USTAM Sevgili Emin Akdamar'ı kaybettik. (1955 - 2006)
Acımız büyüktür. Ve böyle günlerde susmak gerek...
“PARANTEZİN İÇİNDEKİLER” - Emin Akdamar (1955-2006)
İdil yayınlarından çıktı!
“Parantezin İçindekiler” mart ayının ilk haftası kitapçılarda!
BİREYLİKLER dergisi ile birlikte istemeyi unutmayın!
(13. sayının ücretsiz ekidir.)
ey kutsanmış rahibe!
resimde minyatürdük
şiirde metafor
söylemediler Şamanın öldüğünü
büyü yok masal bitti




-
Ömer Yalçın
-
Faris Faris
-
*
Tüm YorumlarSevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.
şiirinizde yorgun ve sarhoş bir yaprak gördüm onu aldım ırgat'a verdim...
bu sitede ender şiir yazanlardansınız..
saygı sevgi