(naat) Sabrın Sırrı

Sempatiksair Emrah
101

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

(naat) Sabrın Sırrı


Ey gönül...

Bir kandil yak gecenin en tenha yerine,
Söz susunca hakikat konuşur.
Çünkü peygamberler,
İnsanlığın duyduğu değil,
Kalbin işittiği bir ilahî nefesti.

Âdem'in gözyaşı düştü toprağa,
Toprak insan oldu.
İnsan düştü dünyaya,
Dünya gurbet oldu.

Ve her peygamber,
Bu uzun gurbet yolunun
Bir menzil taşı oldu.

İbrahim geçti ateşten,
O değilmiş yakan,anlaşıldı;
İnsanı yakan,
Hak'tan uzak düşmekmiş meğer.

Alevler secdeye vardı önünde,
Çünkü teslimiyetin karşısında
Ateş bile haddini bildi.

Nuh bekledi...

Bir ömür değil,
Ömürlerden uzun bekledi.

İnsanlar güldü,
Taş attı,
Hor gördü.

Ama o,
Her hakarette biraz daha Allah dedi.

Çünkü hak yolcusunun azığı
Övgü değil,
Sabırdı.

Yusuf düştü kuyuya.

Kuyu karanlıktı,
Fakat kalbi değildi.

Zira Allah'a yakın olanın
Güneşi içindedir.

Köle diye satıldı,
Sultan diye anıldı.

Ve öğretti ki:

Kulun makamını insanlar değil,
Rabbi tayin eder.

Eyyûb'un bedeninde fırtınalar esti,
Dağlar kadar dert kondu sırtına.

Lakin dilinde tek bir diken bitmedi.

Acı büyüdü,
Sabır büyüdü,
Ve sonunda sabır,
Acıyı kendine secde ettirdi.

Musa yürüdü zulmün üstüne.

Bir elinde hakikat,
Bir elinde emanet vardı.

Deniz yarılmadı aslında...

Yarılıp açılan,
İnsanın korkusuydu.

Ve İsa...

Bir bahar gibi geçti yeryüzünden.

Kırılanı onardı,
Yıkılanı kaldırdı.

Çünkü merhamet,
Allah'ın kullarına uzanan görünmez eliydi.

Sonra...

Çölün ortasında bir güneş doğdu.

Bir yetim yürüdü insanlığın içine.

Taşlandı,
Aç bırakıldı,
Yurdundan çıkarıldı.

Ama gönlünde kin yerine rahmet taşıdı.

Çünkü Muhammed'in kalbi,
Arşın gölgesinde dinlenen bir güvercin gibiydi.

Affetti.

Gücü varken affetti.

İntikam alabilecekken affetti.

Ve insanlığa gösterdi ki:

En büyük zafer,
Bir şehri fethetmek değil,
Öfkesini fethetmektir.

Ey gönül...

Peygamberler birer isim değildir.

Onlar sabrın şekle bürünmüş hâlidir.

İbrahim ateşte,
Nuh tufanda,
Yusuf kuyuda,
Musa firavunun karşısında,
Eyyûb dertte,
Muhammed ümmetin yükü altında...

Hep aynı sırrı fısıldadılar:

"Geçecek..."

Geçecek ey gönül.

Keder de geçecek,
Yokluk da geçecek,
Ayrılık da geçecek.

Dağlar geçecek,
Denizler geçecek,
Zaman geçecek.

Lakin Hak kalacak.

Ve sonunda,
Sabırla yürüyenlerin ayak izlerinde
Güller açacak.

Çünkü sabır,
Beklemek değildir.

Sabır;

Yara içinde şükür,
Ateş içinde teslimiyet,
Karanlık içinde nur olabilmektir.

İşte peygamberler,
Bu sırrın yaşayan tefsiriy diler.

Sempatiksair Emrah
Kayıt Tarihi : 14.06.2026 17:19:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!