“ Kuşkusuz Allah kendi yolunda
Kurşunla kaynamış binalar gibi,
Saf bağlayarak savaşanları sever”(61–4)
Saflar arasında açılan gedik
Şeytana yol açmak demek,
Oysaki yol tektir,
Ne oldu ki bu kişiye,
Katılaştı düzler ona.
Ne çıktı da, ne doldu ki?
Öldü diyor sizler ona.
Soyucunun elindedir,
Göz ikidir bir görür,
Kulak iki bir duyar.
Can ölmez beden ölür,
Öteye, geri doğar.
Onu anan, anılan,
Tedbir kulun işi, takdir Mevla’nın,
O “Ol” demeyince, olmuyor işte.
Mesajı burada “Gâlû-bela’nın”
O “Ol” demeyince, olmuyor işte.
O, kendi dilinden, kendi anılır,
Resulün yanında dört sadık insan,
Ali, Osman, Ömer, Ebubekir var.
Allah’ın keremi, ne büyük ihsan,
Burada beşere vasfı kebir var.
Ebubekir gibi sadakat nerde?
Aşkın gönül sahrasında,
Çöl olurda, sam olmaz mı?
Mecnunların sofrasında,
Acı keder, gam olmaz mı?
Eğrildiğim, düzlendiğim,
Bana hayat verir, içteki mezar,
Mermerle katlısı öldürür beni.
Dışına çıkarsam menzilim uzar,
Yolların çatlısı öldürür beni.
Tabipler kalbimi şoklasa bile
Acı çekerken bile, zevklerini tattığım,
Didelerim ağlasın, varsın yüzüm gülmesin,
Âlemlerin Rabbidir, ilah diye taptığım,
Canım feda olsun da, cananım üzülmesin.
Rahleyi peygamberde, okuturken kuşdili,
İç anadolumuzun, çevresi düşman dolmuş,
Yedi düvel kurtları, saldırıyor her yandan.
O günde, o dev çınar, kuruyup bir dal olmuş,
Yeşermeyi beklerken, fidanlardaki kandan.
Tarih tekerrür edip, en acı devran düşmüş,
Mehmetciklere zafer, bizede bayram düşmüş.
O uyumaz, hep uyanık,
Bir an bile,yatışı yok.
Gaflet ile beşer sanık,
Onun doğu, batısı yok.
Var edişi emeksizdir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!