Koruk üzüm, ham kelekler,
İncir zeytin nar etmiyor.
Ahengince tüm felekler,
Dünyamızı dar etmiyor.
Bilir bilmez fendimizden,
Fakirin ekmeği baldan tatlıdır,
Zenginin balına, banmaya değmez.
Bir gönül sarayı, yedi katlıdır,
Dünyanın lüksüne konmaya değmez.
Alın teri emek, gayretse safi,
Hüküm vermek kolay da, hükmün bedeli ağır,
Karar veren kişiler, haksızlık bilmemeli.
Ne gözü kör olmalı, nede kulaklar sağır,
Yargıçlar sanıkları, anlayıp dinlemeli.
Hiç kimse o makamda, olmamalı gölgelik,
"Sözüm iffet meclisinden dışarı"
O dünkü günahsız, masum bedenler,
Şehvet rüzgârına, katılmış gibi
Doğal güzelliği, çirkin edenler,
Şeytanla kolkola çatılmış gibi.
Yar oluruz bar olmayız,
Muhannet den külfet doğar.
Sevgi nerde? Biz ordayız,
Muhabbet den ülfet doğar.
İnsan gibi davranış ta,
Vücudumu eceline,
Bir beş on gün kiraladım,
Can pahası bedeline,
Ciğerimi paraladım.
Yürek hasta, gönül dardı,
Dün sıcak bir dosttu, kristal ayna,
Bu gün küs benimle, neden bilinmez.
Kırk küsur senedir yaşadık güya,
Ne yaralar aldık, izi silinmez.
Geçen ömür san ki, kabuslu rüya.
Yaşar; öylesine sıradan biri,
Açlık sınırının altında Yaşar.
Taş sıksa un eder, yiğit ve diri,
Elinden tutulmaz aslında Yaşar.
Gayrimeşru güçler fırsat verdimi,
Tahsilim fazla değil, yalnız meslek okulu,
Benim tek üniversitem, yalnız hayat okulu.
Oldukça cesaretli, otuz yaşında vardım,
İyi bir işletmeci, iyi bir sanatkârdım.
Bir gönülde aşk olmalı,
Mal yokluğu,yokluk değil.
Güller dikenli kalmalı,
Dal yokluğu,yokluk değil.
Aşk bülbülü dinleyene,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!