İnsana verilen her şey ödünçtür,
Zamanı gelince geri alınır.
Aksini düşünmek nede gülünçtür,
Oysa her şey fani, baki sanılır.
Her şey bize ödünç, her şey emanet,
Kendini âleme teşhir ederken,
Canlar pazarında sergin olmaz mı?
Bol kazanç peşinde koşup giderken,
Seni var edene vergin olmaz mı?
Nerdeyse yetmişe yaklaştı yaşın,
Bütün dünya senin olsa,
Adaletten sapma yahu!
Bir gönüllük yerin olsa,
Başka yerde yatma yahu!
Kendin ile kendin barış.
Vücudumu eceline,
Bir beş on gün kiraladım,
Can pahası bedeline,
Ciğerimi paraladım.
Yürek hasta, gönül dardı,
Koruk üzüm, ham kelekler,
İncir zeytin nar etmiyor.
Ahengince tüm felekler,
Dünyamızı dar etmiyor.
Bilir bilmez fendimizden,
Fakirin ekmeği baldan tatlıdır,
Zenginin balına, banmaya değmez.
Bir gönül sarayı, yedi katlıdır,
Dünyanın lüksüne konmaya değmez.
Alın teri emek, gayretse safi,
Hüküm vermek kolay da, hükmün bedeli ağır,
Karar veren kişiler, haksızlık bilmemeli.
Ne gözü kör olmalı, nede kulaklar sağır,
Yargıçlar sanıkları, anlayıp dinlemeli.
Hiç kimse o makamda, olmamalı gölgelik,
"Sözüm iffet meclisinden dışarı"
O dünkü günahsız, masum bedenler,
Şehvet rüzgârına, katılmış gibi
Doğal güzelliği, çirkin edenler,
Şeytanla kolkola çatılmış gibi.
Yar oluruz bar olmayız,
Muhannet den külfet doğar.
Sevgi nerde? Biz ordayız,
Muhabbet den ülfet doğar.
İnsan gibi davranış ta,
Dün sıcak bir dosttu, kristal ayna,
Bu gün küs benimle, neden bilinmez.
Kırk küsur senedir yaşadık güya,
Ne yaralar aldık, izi silinmez.
Geçen ömür san ki, kabuslu rüya.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!