Sanalla kurulan, muhabbet bağı,
Ha bu gün, ha yarın, kopacak bir gün.
Evlerin çürüğü, örümcek ağı,
Senide içine, atacak bir gün.
Ah-ı gidip vah-ı kalan ey moruk,
ÖZDEN İÇERİ
Âşığın maşuka gittiği yolda,
Nice izler var ki, izden içeri.
Solları sağında, sağı solunda,
Nice yüzler var ki, yüzden içeri.
İç anadolumuzun, çevresi düşman dolmuş,
Yedi düvel kurtları, saldırıyor her yandan.
O günde, o dev çınar, kuruyup bir dal olmuş,
Yeşermeyi beklerken, fidanlardaki kandan.
Tarih tekerrür edip, en acı devran düşmüş,
Mehmetciklere zafer, bizede bayram düşmüş.
O uyumaz, hep uyanık,
Bir an bile,yatışı yok.
Gaflet ile beşer sanık,
Onun doğu, batısı yok.
Var edişi emeksizdir,
Acı çekerken bile, zevklerini tattığım,
Didelerim ağlasın, varsın yüzüm gülmesin,
Âlemlerin Rabbidir, ilah diye taptığım,
Canım feda olsun da, cananım üzülmesin.
Rahleyi peygamberde, okuturken kuşdili,
Nedir başındaki esen fırtına?
Eziyet meydanı, sana mı kaldı?
Dağlar mı yüklendi, nazik sırtına?
Musibetler yolu, yokuşa saldı.
Merhamet evini, ateşler sarmış,
Akil insanlara, doğruyu sordum,
Sen cahilsin aklın ermez dediler.
Kalbimin sesiyle diyalog kurdum,
Er olan ipleri, germez dediler.
Mevlâ’dan istedim mertçe affımı.
Kim bilmiş ceddini, asıl soyunu,
Yaymış mı yan yana, kurtla koyunu,
Hayatın kendisi gölge oyunu,
Ona da aldanma hile diyorlar.
Ulema zenginde, derviş fakir mi?
Ne kadar istismar edilse bile,
Zahmete rahmettir çekilen çile,
“Mübarek” diyoruz, nasırlı ele,
-Minnetsiz yaşasın, düşmesin derde,
-Bizce çok kutsaldır, emekte, terde.
İstemem senden gayri, ne can, ne dost, ne yâr,
İstek küpü dünyalık, olanlardan eyleme.
Huzurum sende daim, seninleyim bahtiyar,
Aşk dururken seraba, dalanlardan eyleme.
En nihayet beşerim, unutur yanılırım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!